Havuz medya sunar: Adını Haziran Koydum
ÜMİT ALAN ÜMİT ALAN

17 Aralık operasyonunu konu olan Kod Adı: K.O.Z. filmi, gişede feci çakılınca, milletin kuru propaganda için sinemaya gitmediği anlaşılmış olacak ki, yeni film bir haber dizisi halinde üzerimize boca edilmeye başlandı. Bu yeni dizinin ismi, “Adını Haziran Koydum”. Havuz Medya yapımcılığında sahneleniyor. Korku-gerilim türü amaçlansa da ortaya bir komedi çıkmış. (Olsun gülmeye de hasretiz bir yandan). “Her bölümde yeni bir fenalık Birleşik Haziran Hareketi’ne bağlanır ve olaylar hızla çözülür. “ şeklinde bir sinopsisi var. Bir vakitler yumurta atan üniversite öğrencilerini bile “Ergenekon Terör Örgütü”ne bağlayan medya için zor bir case değil. “Paralel Yapı” haberlerinin bıkkınlık verdiği günlerde, bir yaz dizisi olarak Adını Haziran Koydum’un manşetlere çıkarılması gibi bir strateji olmalı. Taksit taksit yasalaşmakta olan İç Güvenlik Paketi ve Makul Şüpheli düzenlemeleri, senaryo konusunda Adını Haziran Koydum dizisine epey malzeme çıkaracak gibi. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nda lafı, Havuz Medya’nın Birleşik Haziran Hareketi’ne yönelik taarruzlarına getireceğim herhalde anlaşıldı. Şöylece:

İlk bölüm: Haziran ‘Gezi’ntisi
Yeni Şafak’ta yayınlanan “Haziran ‘Gezi’ntisi” haberinin başlığındaki bu kelime oyunu, senaryo ekibinde espritüel bazı arkadaşların bulunduğunu açık ediyor. Senaristler ise daha esprili. Birleşik Haziran Hareketi’nin çok sakıncalı hedefini de deşifre etmişler. Ara başlıklardan biri şu: “Hedef: AK Parti’yi geriletmek” Terör tanımı bu yani. AKP’yi geriletmeyi amaçlıyorsan, yaptığın her şey terör kapsamına girebilir. Zaten suçmuş gibi, “CHP ile el ele mücadele” ara başlığıyla kendilerince “başka bir şer odağı da” işaret edilmiş. Demokrasilerde muhalefetin işlevinin iktidar partisini geriletmek olduğunu  düşünerek, “tam senaristler burada Woody Allen işi ince mizah” yapıyorlar diye düşüneceğim ama haberi okudukça senaryo iyice çatallanıyor. Birleşik Haziran Hareketi’nin üniversiteleri kışkırtacağı iddia ediliyor, Ece Temelkuran’ın “Umarım kehanetim tutmaz” diye sakınarak söylediği bir laf, anlamı 180 derece saptırılacak şekilde sunuluyor vs.

İkinci bölüm: Haziran oyunları
Akşam gazetesinin dünkü “Haziran Oyunları” manşeti de Adını Haziran Koydum dizisinin ikinci bölümü olarak kabul edilebilir. Bu bölümün iddiasına göre; “İlk Hedef Üniversiteler”miş. Ebeveyenler de konuya dahil olsun diye: “Amaç, Birleşik Haziran Hareketi üzerinden üniversitelerdeki sağ-sol kavgasını körüklemek” diye açmışlar biraz. Buradan anladığım kadarıyla “evladım olaylara karışmayın, herkes kendini kurtarır, olan size olur” mesajı verilmek isteniyor. “Polis oyunu bozmak için alarmda” imiş elbette. Belge isterseniz, “istihbarat raporları” gösteriliyor. Senaryo bütün muhalefeti aynı torbaya sokarak, Türkiye’de terör olmayan tek şeyin AKP olduğuna ikna etmeye çalışıyor izleyiciyi. Şu bölüm tarihe geçer bence:  “Gezi benzeri olayları isteyen derin yapılar, Birleşik Haziran Hareketi üzerinden yeni planlarını devreye sokmaya hazırlanıyor. İstihbarat birimlerine göre sol marjinal ve Gezi olaylarındaki gruplarda bu harekete destek vermeye hazır. PKK ve DHKP-C’yi de bu olayların içerisine çekmeye çalışıyorlar. Olayların büyütmek için CHP-MHP ve HDP’den de destek istenecek.“

Dizinin ilerleyen bölümlerinde
Havuz Medya’nın Dev Prodüksiyonu “Adını Haziran Koydum” dizisi ilerleyen bölümlerde eğer bir “kamu spotu” sıkıcılığına meyletmezse, şimdilik iyi bir komedi dizisi olacak gibi. Bir miktar gerilim içeren komedi dizileri her zaman dikkat çekmiştir. Baktın Adını Haziran Koydum dizisi sıkmaya başladı. “Adını Haziran Koydum: Fuat’ın Yolu” diye paralel yapıya paralel bir senaryo yazılır, bir süre de o gider. Haziran’daki seçime kadar epey zaman var. Her gün yeni bir senaryo gerekecek zira. Geçen hafta, yine bu köşede değinmiştik. İnandırıcılığı az senaryolar, itibar kaybettiriyor. Üstelik “Adını Haziran Koydum” iddialı bir yapım. Birleşik Haziran Hareketi ile birlikte tüm muhalefeti “terör örgütü” sepetine atmak için muhabirden ziyade çok iyi senaristlere ihtiyaç var. Eğer Pensilvanya’daki eski ortak, oraları zaten ele geçirmediyse, Hollywood’a bile başvurulabilir yani. Heyecanla bekliyorum açıkçası.