Anasayfa ARŞİV Havuzdaki sessizliğin kerameti

Havuzdaki sessizliğin kerameti

22 Ekim Çarşamba günü bu köşede yayınlanan yazının başlığı “17 Aralık sessizliği ne anlatıyor?” şeklindeydi. İktidar medyasının “17 Aralık soruşturmasının takipsizliğe uğraması” gibi, önemli bir haberi nasıl görmezden geldiğini ele alıyordu. Dahası bunu bir zafer, yani aklanma gibi gören de bir tek en uçtaki Yeni Akit’ti. Büyük bir kısmı ön sayfadan görmemiş, bazıları da küçük kutularla altlara gizlemişti. Normal şartlarda hükümet üyelerini aklama anlamına gelecek bir kararın gövde gösterisiyle kutlanması gerekirdi. Bunu yapmadılar, yapamadılar. Bunun yerine küçük görerek unutturmayı tercih ettiler. Görüyorum ki, bazı konulardaki sessizlik artıyor. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nda mevzubahis sessizliğin kerametine değinmek istiyorum.

ÇARŞI MI SUSTURDU?

Geçen hafta “Çarşı Grubu’nun darbe girişiminde bulunduğu iddiasıyla” açılan davanın ilk duruşması vardı. Duruşmada hâkim ve sanıklar arasında geçen diyaloglar haftalık mizah ihtiyacını doyurdu. Öyle ki, tiraj kaybına uğrayan mizah dergileri hak talebinde bulunarak dava açsa yeri. Daha da önemlisi, savundukları iktidara darbe girişimiyle ilgili bir dava görülürken, iktidar medyasının bu denli sessiz kalması oldu. Çoğu ne manşetten, ne de ön sayfadan görebildi. Bu sessizlik “Başbakanlık hizmet binasını ele geçirerek darbe yapmakla suçlanan taraftar grubu” tanımlaması biraz absürt kaçtığından mı, yoksa Çarşı’nın güçlü bir tezahürat öncesinde “hişşşşt” çekerek bütün stadyumu susturmasından mı bilinmez?

YÜCE DİVAN YETERİNCE YÜCE DEĞİL Mİ?

17-25 Aralık’la ilgili dört Baka’nın “Yüce Divan”a gönderilmesiyle ilgili Meclis görüşmesi geçen pazartesi günüydü. Oylama 5 Ocak tarihine ertelendi. Haliyle basılı medyaya salı günü yansıması gerekir. Yüce Divan’a verilseler de, verilmeseler de, ertelense de haber değeri taşıyan çok önemli bir olay. İktidar medyası için bu böyle değil. Tıpkı “17 Aralık soruşturmasının takipsizliğe uğraması” gelişmesindeki gibi, sessiz kalmayı tercih ettiler. Yani “Yüce Divan’a verilmesinler” yönünde algı oluşturma çabası bile yok ki, bu önemli.

YERİNE NE VARDI?

Gündem kalabalık, ön sayfalarda yer kalmamıştır diyenler için, Akşam gazetesinin sürmanşetinde “Kalbin sinsi düşmanı hipertansiyon” yazı dizisinin anonslandığını, Sabah gazetesinin ise en altta tek satırlık anonslarla; “orangutana insan hakkı özgürlüğü kısıtlandı” haberiyle “4 eski Bakan’la ilgili oylama 5 Ocak’ta” haberlerini eşit gördüğünü bildirmekte fayda var. Yeni Şafak’ın ön sayfasında hatırı sayılır bir yeri “Kar keyfi” haberi kaplıyordu. Gazeteye göre; aralık ayının 23’ünde kar yağması, Yüce Divan haberlerinden önemliydi. Star gazetesinin ön sayfasında, “Annelik geni babada da var” haberi yer bulurken, Yüce Divan görüşmesi yer bulamıyordu.

SESSİZLİĞİ TAKİP ET!

Tüm bu örnekler gösteriyor ki, iktidar medyası bazı şeyleri manipüle etme olanağı olsa da görmeyi tercih etmiyor. Örneğin; 17 Aralık’ın takipsizliğe uğraması haberini büyük göremiyor, Çarşı’nın darbe davasını manipülasyonla da olsa büyütemiyor. Bazı şeyleri ısrarla unutturmaya çalışıyorlar. Öyle ki, Gezi Direnişi’nde iktidar medyasının ortaya atıp, sonra unuttuğu iddialarla ilgili kitap bile yazılabilir. Tüm o saçma iddiaları sadece başlık olarak bile yazsam buraya sığdıramayacağım açık. Şimdi o panikle ortaya atılanları bir bir unutma vakti. Çünkü bir süre sonra, en cepte gördükleri kitlede bile inandırıcılıklarını yitireceklerinin farkındalar. Bir taraftar grubunun darbe yapamayacağı, Bakan’ın bilmem kaç yüz bin liralık saatinin, ceplerine para doldurularak gönderilen ceketinin, ne yapsan anlatılamayacağı gibi şeyler örneğin. Öyle olunca sessiz kalıyorlar. Yani yapılan haberlerden çok, işlerine gelmediği için yapılamayanlara odaklanmak gerek. Sessizliği takip şart. Çünkü konuşurken değil, susarken itiraf ediyorlar ancak.

- Reklam -

SON HABERLER

AB Komisyonu araştırması: Erasmus yapanların iş bulma şansı daha fazla

AB Komisyonu'nun Pazartesi günü Brüksel'de açıkladığı iki ayrı araştırmanın sonuçları, Erasmus programına...

Bahçeli, otomobiline klip çekti

MHP'nin sosyal medya hesaplarından, Bahçeli'nin kullandığı 1988 model Volvo marka 740 GL klasik...

MEB: YKS’de değişim en erken 2024’te ele alınabilir

Milli Eğitim Bakanlığından, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) 2024'ten önce değişiklik olabileceği yönündeki...

BDDK’den 100 bin dolar üzeri döviz alımlarına ‘tarih farkı’ hamlesi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tüm bankalara 100 bin dolar ve...

İBB, ‘Suriyelilere özel mezarlık’ iddiasını yalanladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), "İstanbul'da Suriyelilere özel mezarlık alanı" başlıklı haberin gerçek...

CHP’de 23 Haziran seçimleri için vekillere görevlendirme

CHP, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için çalışma düzeni oluşturdu;...

Soylu muhtarlarla buluştu: Siyasal ve ideolojik kavganın başlamasından endişe ediyorum

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Beykoz Necmettin Erbakan Kültür Merkezi'nde muhtarlarla bir araya...

Urfa’da 6 gün arayla 2 heyelan

Urfa'da 6 gün arayla 2 kez heyelan meydana geldi, bölgedeki 13 ev...

Mersin’de minibüste kadına şiddet

Mersin'de bir erkek, yolcu minibüsünde eşi olduğunu öne sürdüğü bir kadına saldırdı....

Yargıtay, ‘Emrah Serbes’ kararını 23 Mayıs’ta verecek

İzmir- Aydın yolunda, otomobillerine arkadan çarptığı 3 kişinin ölümüne neden olan ve yargılandığı...

Sonraki haber