Anasayfa BİRGÜN KİTAP Hayal ile gerçeğin sınırından baktım!

Hayal ile gerçeğin sınırından baktım!

Mehmet Utku ŞENTÜRK

Göktuğ Canbaba, Doğan Kitap tarafından yayımlanan ‘Ben, Babam ve Diğerleri’ adlı son romanıyla bir kez daha kitapseverlerle buluştu.

Mizah, gerilim ve gerçeküstü öğelerin uyumla buluştuğu kitap günümüz edebiyatına taze bir soluk katıyor. Göktuğ Canbaba ile yazma serüveni, son romanı ve yeni projelerini konuştuk.

>>Tanıştığımızda profesyonel fotoğrafçıydın, düğün fotoğrafları da çekiyordun ama o zamanlarda bile yayınlanan romanların vardı. Sonra fotoğrafçılığı bıraktın ve tamamen edebiyata kanalize oldun. Nasıl başladı bu macera?

Gazetecilik bölümünü bitirdim, tezimi fotoğraf üzerine yaptım, sonunda bir fotoğrafçılık şirketi kurdum ve altı yedi sene fotoğrafçılık yaptım. Ürün, moda fotoğraflarının yanında belgesel tarzı düğün fotoğrafları da çekiyordum. Bu süre içersinde hem çocuklara hem de yetişkinlere öykü ve romanlar yazdım. Fotoğraf çekmeyi çok seviyordum ama bunu işe dönüştürmek ve bin bir çeşit insanla iş yapmak bir süre sonra zor geldi. Her şey kötü değildi yanlış anlaşılmasın, güzel tarafları da vardı ama hayatımın gelinlerin ve damatların etrafında döndüğünü ve bu durumun beni fazlasıyla yorduğunu fark ettim. O sırada çocuk romanlarım çıkmaya devam ediyordu ve insanlar tarafından zamanla çok sevildi, baskılar art arda geldi ve fotoğrafı bırakıp tam zamanlı yazar oldum bir şekilde.

>>Çocuklar için de hikâyeler yazıyorsun, o alanda işler nasıl gidiyor?

Çocuk kitaplarımın sayısı yirmiyi aştı. Yeni projeler yapmaya devam ediyorum. Yetişkinlere yazarken nasıl emek harcıyorsam çocuklara yazarken de aynı şekilde emek harcıyorum. Çocuk kitabı yazmak genel düşüncenin aksine hiç kolay değil. Dikkat etmen gereken noktalar var, çocukla nasıl konuşacağını, ona nasıl bir dünya sunacağını bilmen gerekiyor. Benim seçimim onların arkadaşı olmaktı. Yazdığım hikâyelerde onlarla değişik maceralara atılıyoruz, birlikte seyahat ediyoruz, ağlıyoruz, gülüyoruz; zamanı geliyor öfkeleniyor, başkaldırıyoruz. Bunları birlikte yapıyoruz. Onların annesi ya da babası değilim, öğretmenleri değilim, onlara tepeden bakan biri de değilim. Onların hayal gücüne erişmeye çalışan yazar arkadaşlarıyım sadece. İş böyle olunca her şey çok keyifli ilerliyor.

İlginizi çekebilir:  Yaşamın uzun bir yol olduğuna inanıyorum

>>Yeni romanını konuşalım?

‘Ben, Babam ve Diğerleri’ mizah, gerilim ve gerçeküstü öğelerin buluştuğu bir roman. Ana kahramanımız Sibel’le tekinsiz, karanlık şehrin içinde ilişkileri, aileyi, insanları sorgularken, evin birindeki fotoğraf çekiminde aniden ortaya çıkan gizemli pelüş Panda ile de gerçeküstü bir düzlemde ilerliyor ve geçmişin karanlığını aydınlatmaya çalışıyoruz. Bazı bölümlerde kıs kıs gülüyor bazılarında ise gerilimin içinde buluveriyoruz kendimizi. Kitap yaşadığımız döneme hayal ile gerçeğin sınırından bakıyor; kavgalarımızdan, çıkmakta zorlanan sesimizden, öfkemizden ve bizi bir yerlerden izleyen karanlık hatıralarımızdan bahsediyor.

>>Ana kahraman düğün fotoğrafçısı Sibel. Senden izler taşıyor mu?

Taşıyor ama sadece benden değil okuyan herkesten az çok izler taşıyor. Gelen yorumlar öyle söylüyor en azından.

>>Kapak fotoğrafını da sen çekmişsin…

Editörümle kapak hakkında konuşurken fotoğrafla uğraştığımı bildiğinden bana kapağı fotoğraflamak isteyip istemediğimi sordu. Yaparsam romanla bütünlük sağlayacağından bahsetti. Fikir aklıma yattı ve birkaç arkadaşımla mekân bakmaya başladık. O eski binayı görünce kitabın atmosferine çok uygun olduğuna karar verdim. Fotoğrafta yer alan arkadaşımın hareketini ve ışığı ayarlayıp kareyi oluşturdum.

>>Romanda Sibel’in fotoğraf çekimlerinden birinde pelüş bir panda beliriyor. Bu panda neyi temsil ediyor? Panda kim ya da ne?

Bu soru romanın anahtarı; okuyanın sayfalarda izini sürdüğü bir gizem. Panda kitabın başında beliriyor ve sonuna kadar da bizimle yürüyor. Biraz rahatsız bir karakter; ağzı bozuk, bazı kötü alışkanlıkları var ama bunların yanında epey eğlenceli ve karizmatik olduğunu söyleyebiliriz. Onun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını öğrenebiliyor muyuz bunu söylemeyeyim. Tek söyleyeceğim Panda’nın sürprizleri olduğu. Bu romanda Panda da dahil olmak üzere tüm karakterler değişim halinde. Ama sadece karakterler değil aynı zamanda atmosfer de değişiyor. Aydınlık bir anda karanlığa dönebiliyor.

>>Düğün fotoğrafı çekilirken normal yaşamlarında Dr. Jekyll kadar beyefendi-hanımefendi olan çiftlerin en mutlu günlerinde Mr. Hyde’a dönüşmelerinin nedeni nedir?

Mr. Hdye’a dönüşenler o günün en mutlu günleri olduğunu unutuyorlar. Sanki kendileri için değil de başkaları için evleniyor çoğu. Masa süsleri, gelin buketi, damadın ceketi, gelinin saçı her şeyden önemli hale geliveriyor. Müsamahaları kaybolup gidiyor ve sonunda ortaya garip, deforme olmuş insanlar çıkıyor; her şeye sinirlenen, çabuk kıran ve kırılan… Bazıları içinse var olabildikleri, kendilerini değerli hissettikleri yegane gün o gün olduğundan istemsizce başkalaşıma uğruyorlar.

>>Son romanınla ilgili yorumlar nasıl?

Benzer sıkıntılar içinde olduğumuzu görebiliyorum okur yorumlarından. Savaşımız, mutluluğumuz, kederimiz ortak; çok farklı mücadeleler vermiyoruz; kaybedişlerimiz ve zaferlerimiz benziyor birbirine. Özellikle birinci tekilden anlattığım bilinçaltına akan bölümler için çok güzel yorumlar okuyorum. O sahnelerin okuyucuyu farklı bir gerçekliğe taşıdığını görmek beni mutlu ediyor.

>>Yeni roman çalışmaların var mı?

Ayın sonunda DoğanEgmont’tan +12 yaş için yazdığım bir öykü kitabım çıkacak. Yetişkinlerin de severek okuyacağı bir kitap oldu. Hindistan, Kamboçya, Tayland, Nepal gibi ülkelere yaptığım yolculuklarda çektiğim fotoğraflardan on tanesine ayrı birer öykü yazdım. Okuyanlar benimle uzun bir seyahate çıkacak, yolun gizemine ortak olacak. Hem dünyanın farklı bölgelerini keşfedecek hem de kişisel bir keşfin ortasında bulacaklar kendilerini. Yetişkinler için de seneye bir öykü kitabım gelecek yine Doğan Kitap’tan.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,489AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Başak Demirtaş: Az önce ziyaretten çıktım, hepinize çok selamları vardı

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, Twitter...

Gazze sınırında İsrail saldırısı: 97 yaralı

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada Filistinlilerin Gazze-İsrail sınırında devam ettikleri Büyük...

İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı’nda bir İngiliz tankerine el koyduk

Hürmüz Boğazı'nda seyir halinde olan İngiliz bayraklı Stena Impero isimli tankerle temas...

Erzincan’da gıda zehirlenmesi şüphesi: 21’i çocuk 56 kişi hastaneye kaldırıldı

Erzincan'da, gıda zehirlenmesi şüphesiyle 21'i çocuk 56 kişi tedavi altına alındı.

Güvenlik soruşturması bahanesiyle görevine son verildi

Şişli Meslek Yüksek Okulunda Mart ayından beri sözleşmeli olarak öğretim görevliliği...

Yapı Kredi Yayınları’ndan Evliyâ Çelebi’ye ‘Kürdistan’ sansürü

Yapı Kredi Yayınları, 17. yüzyılda Evliyâ Çelebi tarafından kaleme alınan 10 ciltlik Evliyâ...

Digiturk ödeme yapmadı, futbol kulüpleri ihtar çekti

İddiaya göre Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden futbol kulüpleri, 8 Temmuz'da...

AKP’li belediye başkanı: 30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil

AKP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, diğer bayramların aksine 30 Ağustos'ta...

Borçlunun yakınına SMS atan avukata ceza

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun internet sitesinde yer alan karara göre, Kurul başvuru...

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı ‘Kürdistan’ açıklamasının ardından Twitter hesabını kapattı

Trabzon'un Çaykara ilçesinde ünlü turizm merkezi Uzungöl'de, üzerinde 'Kürdistan' yazılı atkılar ile...

Sonraki haber