Hayır
SELÇUK CANDANSAYAR SELÇUK CANDANSAYAR

sen hele bir dur bakalım kendini ne sanıyorsun dünkü çocuk neymiş kendi kararlarını kendisi alabilirmiş kendi düşünceleri kendi istekleri varmış o kadar kolay mı sanıyorsun bu işleri o kadar kolay olsaydı biz bu kadar bekler miydik anamızın babamızın sözünden çıkmayı biz de istemedik mi sanıyorsun o yaşlarda öyle hisseder herkes istediğini yapabileceğini istediği yere gidebileceğini istediğini giyip istediğini yiyebileceğini sanır dünya sana izin verir mi sanıyorsun sana yanlış gelenin aslında doğru olduğunu öğrenmen için söz dinlemesini bilmelisin söz dinlemezsen başına kim bilir neler gelir sana kolay geliyor tabii bilmiyorsun ki hayatın ne kadar zor olduğunu bir de kalkıp seveceğim bir okulda okumak istiyorum demeye getiriyorsun sevgi ne zaman doyuracak karnını bak madem gideceksin üniversiteye bari iş bulabileceğin para kazanabileceğin bir mesleği seç ne olacak yarın aç kaldığında iş bulamadığında ama çok seviyorum mu diyeceksin seni aç bırakan mesleğini o dersten geçmek istiyorsan imtihanda benim düşüncelerimi ve tahlillerimi su gibi ezberlemiş olman gerekli yok öyle ama falanca kitapta farklı bir çözümleme var filanca insanın makalesinde savundukları benim aklıma daha çok yattı demek sen daha yolun başındasın değirmende mi ağarttım ben bu saçları öğretmenlerimin hocalarımın öğrettiklerini sorgulasaydım bu konuma gelebilir miydim sanıyorsun neymiş o adamla evlenmek istemiyormuş mutlu olacağını sanmıyormuş hem zaten hiç tanımıyormuş tanıyıp da ne yapacaksın hem nasıl tanıyacaksın onunla dışarlarda gezip tozup mu tanıyacaksın ya seni sonra ortada bırakırsa o gezdiklerin ne olacak orta malı mı olacaksın sen nerden bileceksin ki seni neyin mutlu edeceğini bak görmüş beğenmişler seni adamın da hali vakti yerinde anan baban olarak biz senin kötülüğünü ister miyiz hiç sen nerden bileceksin bir ömür biriyle yaşamanın ne demek olduğunu neymiş o kızla iyi anlaşıyorlarmış sen bir kere o kızın kılık kıyafetine bir baksana onu koluna takıp nasıl çıkacaksın sokağa herkes ağzından salyalar akıtarak ona baktığında erkekliğine yedirebilecek misin gecenin bu saatinde seninle dışarda buluşuyorsa kim bilir daha kaç kişiyle buluşmuştur öyle bak bir de elinde bira şişesi poz vermiş seninle içtiyse başkasıyla da içmiştir elalemden kalanla mı yetineceksin ya ne demek maaş kartımı vermek istemiyorum madem evlendin benimle kusura bakma ama evin geçimini düzene sokmam için harcamaları benim yönetmem gerekli öyle öğle arası hava almak için dolaşırken kendime takı aldım diyemezsin sen böyle para harcarsan çocukların okul parasını nasıl biriktireceğiz zaten çalışman yetmiyormuş gibi maaşını da kendin harcayacaksan neden evlendik ki biz çocuk yapmayı ertelemek istemenden anlamalıydım kusura bakma ama yok öyle yağma bir an önce çocuklarımız olmalı hem bak annelik izni veriyorlar yarım gün bile gitsen yetiyor seni hakkaten anlamıyorum hem çocuk istiyorsun hem de maaşın kadar kreş parası veriyorsun çalışma evde çocukla otur daha kârlı oluyoruz bak çocuk yardımı da veriyorlar sen çocuklarımıza annelik yap diye devlet üzerine para veriyor sen hâlâ yok çalışmaktan vazgeçmem diyorsun hafta sonu bir gün çocuğa ben bakayım da sen arkadaşlarınla buluş dememi beklemene inanamıyorum sen beni ne sanıyorsun gece de çık bari ben de çocuğa bakayım başka bir arzun var mıydı ayağını denk al benim asabımı oynatma ne demek sevişmek istemiyorum madem evlendik bana hayır diyemezsin benim erkeklik ihtiyaçlarıma ne zaman istersem evet demek zorundasın haddini bil bir de kalkmış ben o konuda senden farklı düşünüyorum diyorsun sen nerden bileceksin dünyanın gerçeklerini bütün dünya bize düşman olmuş tek nefes gibi bir araya gelmezsek neyimiz var neyimiz yok el koyacaklar sen hâlâ yok bu konuyu ben farklı değerlendiriyorum demeye kalkıyorsun farklı bir yanı olsaydı söylemezler miydi bize bak adamın tek derdi vatanımızın bölünmeden birlik içinde olması bizim bilmediğimiz şeyleri biliyor o düşmanlarımızın ne kadar hain olduklarını ondan daha mı iyi bileceksin yok artık ben o insanları düşman olarak görmüyorum diyorsun bir de iyi valla sana kalsa kimse bize düşmanlık etmiyor o kadar normal buluyorsan çocuğunun öğretmeninin ‘ibne’ olmasını da kabul et o zaman kabul et ki çocuğumuz da ona özenip sapık olsun sen gerçekten iflah olmazsın ama bilmeliydim seni tanıdığımda birlik beraberlikten vatan sevgisinden allah korkusundan uzak biri olduğunu anlamalıydım ama işte hata bende adam edebileceğimi sandım seni bana göre herkes anadilinde konuşabilmeli dediğinde uyanmalıydım kadın olması kendi kararlarını almasını engelleyemez dediğinde ister başını örter ister açar dediğinde senin öyle benim isteklerime sorgusuz sualsiz evet demeyeceğini tahmin etmeliydim oysa ben bu konumuma gelene kadar hep evet dedim evet dedikçe yükseldim evet dedikçe kazandım sen şimdi kalkmış hayır demek istiyorum diyorsun inanmadığıma, aklıma yatmayana, bana emredilene hayır demek istiyorum diyorsun bana ne yapmamı, nasıl yaşamam gerektiğini, neye inanıp neye inanmamam gerektiğini neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyenlere hayır demek istiyorum diyorsun diyemezsin dedirtmezler hayır diyebileceğini söyleme yapamazsın hayır diyemezsin bu kadar güçlü olmazsın bu kadar özgür olmazsın bu kadar eşit olamazsın korkutma beni