Anasayfa GÜNCEL Hayırlı devlet cumaları ve laiklik -I

Hayırlı devlet cumaları ve laiklik -I

Laikliği konuşmadığımız ve onun için mücadele etmediğimizden dolayı AKP hükümeti ve AK-Saray, Rejimi Sünnilik ekseninde inşa etmeye ve dini devletleştirmeye son hızla devam ediyor. Laiklik için mücadele zemini terk edildiğinden ve zayıflatıldığından, gericilik cesaret alıyor. Laiklik ve sınıf mücadelesinin özgürleştirici ve birleştirici gücüne olan inanç zayıfladıkça, insanlığa karşı suçlar artıyor. İnsanlık ve çocuk bedenleri sahile vuruyor.
Laiklik konuşmadığımız için, dün ‘din sivilleşsin’ diyenler, bugün dini/mezhebi daha çok devletleştiriyor. Kamuda mesai saatlerini cuma namazına göre düzenleyen Başbakanlık genelgesi yayınlıyor.

Devlet dini/mezhebi üzerinden Sünnilerin inancını çoğunluk inancı diyerek kamulaştırmaya yönelik adımlar, ‘inanç özgürlüğü’ değil, laiklik karşıtıdır. Laiklik ilkesinin bu ülkede Anayasa’da yazılı bir cümleden ibaret kaldığını, uygulamada ise laikliğin zerresine muhtaç olduğumuz bir döneme doğru ilerliyoruz.

Laiklik demokrasinin ve özgürlüklerin olmazsa olmazıdır. Dini ve kutsal olanı devletin, hukukun ve siyasetin meşruiyet kaynağı ve referansına dönüştürülen ülkede demokrasiden, özgürlüklerden ve düşünce özgürlüğünden bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Laiklik mücadelesi dine karşı değildir. Aksine dini rejimleştirenlere, sömürü ve baskı aracı haline getiren gericiliğe karşıdır.
Çünkü AKP Hükümeti dini devletleştirmeyi ve dinsel vesayet üzerinden ideolojik hegemonya kurmayı inşa ediyor. Devlet dininin baskı, vesayet ve bir sömürü aracına dönüştüğü ülkemizde, sorunun kendisi ‘dinin varlığı’ ya da ‘teolojinin’ kendisi değildir. AKP’nin dini, devlet eliyle tekelleştirmesi ve kamusal alanı devletin resmi mezhebiyle düzenlemesidir. Bu durumda din, vicdan ve inanç özgürlüğünden önce, bizzat dinin ve dindarın özgürleşmesi sorunu vardır. Unutulmasın ki, vicdanı kurumuş, dini devletleştirmiş devletin ‘vicdan özgürlüğünü’ savunması mümkün değildir.
‘Devletsiz din olmaz’ algısına inandırılmış halkın, bu yanlış algısı değiştirilmelidir. Unutulmamalı ki, devletin elindeki din, dinsel faşizmin inşasına yarar!
‘Cuma namaz genelgesi’ topluma ‘inanç özgürlüğü’ diye yutturuluyor. Oysa bu ve benzeri dinsel adımlar devlet eliyle dinsel faşizmin örgütlenmesidir.
Cuma Genelgesi aslında devlet dininin kollanmasıyla, laiklik ve eşitlik ilkesine karşıtlık içermektedir.

Neden?

-Bu genelge eşitlik ilkesine aykırı ve kamu da çalışan farklı inançların ‘ibadet hakkı’ görmezden geliniyor! İnanç özgürlüğünden sadece devlet Sünniliği anlaşılıyor. İnanmayanlara ve farklı inançlara ‘canı cehenneme’ muamelesi çekiliyor.
-Kamuda mesaileri ‘Cuma namazına’ göre düzenlemesi çoğunluk mezhebi üzerinden toplumsal bir ayrımcılık ve kutuplaştırma hedefleniyor.
-Kamu emekçisine ya da kamudan hizmet alana yönelik ayrımcılık ve sosyal-dinsel baskı mekanizmaları güçlendirilecektir.
-Anayasanın ‘laiklik ilkesine’ rağmen kamu hizmetleri mezhepleştiriliyor. Bu devlet dininin otoriterleşmesine ve Şeyhülislamlığın güçlendirilmesidir.
-Bu mezhepçi genelge ile farklı inanç grupları ayrımcılığa, kamu baskısına ve asimilasyona maruz kalacaktır.
-Rejimi mezhepçilik ve devlet dini üzerinden inşa etmek din, vicdan ve inanç özgürlüğüne ve laikliğe aykırıdır.
-Kamu emekçileri arasında mezhep, dinli, dinsiz ayrımcılığı yaratacaktır. Emekçileri inancına göre fişlemeyecek, kadrolaşma kriterlerinde göz önünde bulundurulacaktır.

-Okullarda öğretmenler ile öğrenciler arasında ilişkilerde ‘namaz kılan, kılmayan’ diyerek kutuplaşmaların ve önyargıların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bu durum aynı zamanda ‘laik ve bilimsel eğitime’ aykırıdır. Öğretmen mesai saatinde camide olacaksa öğrenciler sınıflarda ne yapacaklar? Onların eğitim alma hakkını kim sağlayacak?
-Bu genelge Anayasa’nın 24’üncü maddesinde yer alan, ‘Kimsenin, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanıp suçlanamayacağını’ ilkesine aykırıdır.
Laik devletler sivil topluma ait olan din, dindar ve dinsel düzenlemeler üretmezler. Faaliyetlerini ve hizmetleri mezhepsel, dinsel ve şeriat hukukuna göre düzenleyemez.
AKP hükümetinin 14 yıldır devlet ve cemaatler eliyle kamusal alanı Sünnilik ekseninde dinselleştirmek amacıyla faaliyetlerinin ve politikalarının merkezine koyduğu tüm mezhepçi uygulamalar, laiklik ihtiyacının ve mücadelesinin önüne kurulan dinsel barikatlardır.

* Yarın: Cuma Genelgesi ve laiklik –II


- Reklam -

SON HABERLER

Ankara ve İstanbul için son anket: ‘Yavaş ve İmamoğlu önde’

AREA Araştırma Şirketi'nin yaptığı son ankette Ankara’da Mansur Yavaş yüzde 44.3, Mehmet...

İsrail: Trump, Golan Tepeleri kararnamesini yarın imzalayacak

İsrail Dışişleri Bakanı Vekili ve Ulaştırma Bakanı Yisrael Katz, "Başkan Trump, yarın...

Erdoğan: Vatandaşın nabzını anketlerden çok meydanlarda tutuyorum

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, TGRT Haber'de yerel seçimlere ve...

“Bay Kemal konuşacak tabii. İşçinin, çiftçinin, esnafın, tüccarın derdini kim dile getirecek?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Nerede bir mazlum varsa bu kardeşiniz o...

Kupa Voley’de şampiyon Eczacıbaşı VitrA

Voleybolda AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley finalinde Eczacıbaşı VitrA, Fenerbahçe Opet'i 3-1...

CHP’den Demirören’e tepki: Amiral battı

CHP İzmir ve İstanbul İl Gençlik Kolları, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na haberleri...

Ağrı’da okullara kar tatili

Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda eğitime...

Norveç’de batma tehlikesi geçiren gemi limana yanaştırıldı

Norveç'ın batı kıyısı açıklarında arıza yapan Viking Sky adlı turist gemisi, motorlarının...

“Sandıklara sahip çıkamamanın hiçbir mazereti olmayacaktır”

"Millet İttifakı Seçim Güvenliği Toplantısı", CHP'li ve İYİ Parti'lilerin katılımıyla Ankara Spor Salonu'nda...

Bakan Soylu’nun yardımcısı: Memlekette korku salmak isteyenler, düşün yakamızdan

Şırnak Valiliği ile Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyon Başkanlığınca düzenlenen "Geleneksel...