Hedef neden Türkiye?
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Neden Lübnanlı hacılar karşılığında Türkiyeli pilotlar kaçırıldı? Radikal İslamcı Kuzey Fırtınası Tugayı'nın gerçekleştirdiği eylemin faturasının Şii bir örgüt tarafından bir yıl sonra Türkiye’ye kesilmesi nasıl izah edilebilir? Bu ve benzeri soruların yanıtı AKP hükümetinin bölgesel politikalarının detaylarında gizli.

Detayları görmek için ise Ortadoğu’da emperyalistlerin koç başlığına soyunan AKP’nin mezhepçi yayılmacı, militarist, savaş kışkırtıcısı politikalarının yarattığı bataklığa bakmakta yarar var . Bataklık eşelendikçe AKP'nin ne tür kirli politikaların sürdürücüsü olduğu daha net anlaşılacaktır.

ABD icazetiyle Müslüman Kardeşler üzerinden oluşturulmak istenen "Ilımlı İslam" modelinin taşeronluğuna soyunan AKP'nin işbirlikçi politikaları bölge ülkelerinin iç işlerine müdahaleye kadar vardı.

“Suriye bizim iç meselemizdir” diyen AKP sayesinde Türkiye bu ülkedeki savaşın bir tarafı. Bu tarafgirlik nedeniyle sınırlar El Kaide bağlantılı El Nusra gibi cihatçı grupların kontrolünde. Şam'ı devirmesi için bir araya getirilen silahlı muhalifler İstanbul ve Antalya'daki beş yıldızlı otellerde ağırlanıyor . İrili ufaklı onlarca grup ve örgüte lojistik destek
sağlandı, hâlâ da sağlanıyor .

• • •

Libya'daki askeri saldırganlığa destek veren, Ortadoğu'da Sünni Cephe’nin liderliğine soyunan AKP sadece Suriye ile değil, İran ve Irak ile de ipleri kopardı. Bağdat’ta bombalı saldırı emri vermekten cezalandırılan Tarık El Haşimi gibi Sünni politikacılara kucak açıldı. Batı'nın ağır ekonomik ve siyasi yaptırımlarına maruz kalan Tahran karşısında emperyalist saflarda bağdaş kuruldu.

‘Stratejik derinlik mühendisleri' tarafından yıllardır sürdürülen bu mezhepçi dış politika kanlı meyvelerini Cilvegözü,
Reyhanlı, Antep saldırılarında vermeye başlamıştı. Bu mühendislik şimdi de iki THY pilotunun kaçırılmasına yol açtı.

Pilotların kaçırılması Suriye’nin Azaz kasabasında geçen mayıs ayında gerçekleşen Lübnanlı hacıların kaçırılmasına bir tepki. Bu tepki pilotları kaçıran İmam Rıza’nın Ziyaretçileri isimli örgüt tarafından da dile getirildi. Kaçırılan hacıların aileleri de Ankara’yı suçluyor . Defalarca THY’nin Beyrut ofisinin ve Türk elçiliğinin önünde eylemler yaptılar . Yapmayı da sürdürüyorlar .

Davos'taki çıkışla bir nebze artan popülaritesini emperyal tutkulara tahvil etmeye çalışan Erdoğan ve şürekâsının
planları ters tepti. Üç günde devrilir denilen Esad hâlâ yerli yerinde. Sünni dolunayı Şii Hilaline dolandı. İhvan iktidarları çatırdıyor. Mısır’ da alaşağı edildiler. Tunus’ da sallanıyorlar .

• • •

Arap Baharı’nın yarattığı siyasal iklimde Ortadoğu pastasından nemalanmaya çalışan AKP, Halep ’ten Lazkiye’ye, Trablusflam’ dan Akebe'ye, Musul’ dan Erbil’e kadar Osmanlı hinterlandını yeniden kendisine bağlama arzusundaydı. Neo - Osmanlıcılarımız tersinden de olsa emellerine ulaştı. Fethedemediler belki ama kanlı politikaları nedeniyle artık Humus’tan Beyrut’a, Necef'ten Kamışlı’ ve Afrin’e tüm kentlerde yaşanan her türlü olumsuzluğun faturası Türkiye'ye kesilir oldu. Tam da bu nedenle bir yıl önce, Mayıs 2012'de, İran'dan dönerlerken çeteler tarafından Halep’in Azaz bölgesinde kaçırılan Şii hacıların faturası Türkiye’ye çıkarılıyor .

Türkiye artık hem Suriye'deki hem de bölgedeki çatışmaların ve de kaosun bir parçası. Ortadoğu ise adeta bir cadı kazanı. Bölgeyi fethe soyunayım derken, eldekinden de olmak üzere neo Osmanlıcıları-mız. Tehlikenin bilmem farkındalar mı?