Her şey olur da, muhtar olamaz/kalamaz
KADİR CANGIZBAY KADİR CANGIZBAY

Çağlayan katliamı, tam bir derin devlet operasyonu.

Özetin özeti: Serap’ı kim yaktıysa, savcıyı öldürenler de onlar.

Bunlar, Selahattin Demirtaş’ı öldürtüp, “paralelciler yaptı” diyecek caniler.

Patlatılan iki minibüs, iki hafta boyunca tüm Türkiye’de dolaştırıldığı bilindiği halde onlara ilişmeyen, sonra da “53 ‘Sünnî’ vatandaşımızı Alevîler öldürdü” deyip Obama karşısında ellerini güçlendirmek isteyen ırkçı hain/canilerle karşı karşıyayız.

Irkçının/dincinin ötesinde, mezhepçi bunlar: ‘İnsan’ olma bilincine sahip değiller ve de mitinglerine kefenli canileri taşıyan bir eleman, şimdi çıkmış ‘cumhurun başkanı’ olma iddiasında bulunuyor.

Musul’da, bile bile Başkonsolosluğu  ve de 49 insanı teslim ediyorlar, kafa kesip ciğer/yürek yiyen yoldaşlarına; “pazarlık ettik” deyip de bu canilerin en azılılarını serbest bırakmalarına bahane bulabilmek için.

Bingöl’de katliam yapıyor bu caniler: “Talimat verdik, cezalarını yargısız infaz ettiler” diyorlar; ki, bunlar idamlıktır ve de Dubai veya Katar/Bahreyn gibi şerefsizistanlara kaçamazlarsa, kesinlikle cezalarını bulacaklardır.

Cezalarını bulacaklardır: Bu hayvan-altı üç kağıtçılar, biz çoğunluktayız diyerek biz insanları yıldırıp sindirmenin peşindedirler; oysa, bunlar, son seçimlerde de yüzde 37’yi geçememiş, yani seçmenlerin yüzde 63’ünün tercih etmediği, ancak yine de edepsizlik edip, “Millî İrade biziz” diyebilen yaratıklardır; ki, hadleri mutlaka bildirilmelidir.

Bunlara hadlerini bildirmek, kendileri muhatap alınmamakla, kendi böğürtülerine cevap verilmemekle başlar; tabiî o kadarla kalmamak üzere. ABD sefaretindeki intihar saldırısından, savcı Kiraz katliamına kadar, tek sorumlu, tek tezgahcı, tek cani sizlersinizdir ve de iktidardan düşüp yargılanmamak için, her şeyi yapacaksınızdır: Adalet Bakanlığı, AKP Genel Merkezi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve de en son olarak Vatan Caddesi Emniyeti’ne saldırı hep sizin kontrolünüzdeki elemanlar tarafından yapılmıştır. Mümkün olan en veciz özetiyle tekrarlayalım: Savcı Kiraz’ı katledenler, Serap kızı yakanlar her kim ise, işte tam tamına onlardır.

“Sizi gidi Dolmabahçe Camii ve de Kabataş pornografları sizi”; ama siz, sadece pornograf değil yalancı, iftiracı, tahrikçi, linçci, iç savaşçı ve de utanmaz idamlıklarsınız da.

Bir de şunu tekrar edelim: Sizinki her şey olur ve oldu da; ama, muhtar olamaz, olsa bile o mevkide kalamaz; zira, vapurdan/otobüsten inen kadınları dikizleyip etek boyları üzerinden dedikodularını yapan bir eleman, en müptezelinden bir muhitte dahi, değil muhtarlıkta tutulmak, mahallede bile barındırılmaz.