Herkes için demokrasi
NAZIM ALPMAN NAZIM ALPMAN

Demokrasi İçin Birlik

Türkiye’de demokrasinin en fazla telaffuz edilip de en fazla ırzına geçildiği başka bir dönem yaşanmadı. Yaz darbesi girişiminin ardından oluşturulan suç kavramları ve ardından gelen cezalandırma yöntemlerindeki keyfilik öyle boyutlara ulaştı ki, artık kimse güvende değil!

Şu anda işinden atılan, cezaevinde olan, yurt dışına çıkarak canını kurtarmış olanların yelpazesi bu savı kanıtıdır.

Ülke açık cezaevi halinde yaşamına devam ediyor. Sabah işine gidip akşam evine dönmenin adı “özgürlük” olamaz.

Hiç kimse özgür değil!

Buna iktidar partisi içinde etkili ve yetkili olanlar da dahildir. Son iki yılda taca atılan “ağır topların” gelişi güzel yapılmış bir listesi en güzel göstergedir.

Bu onların derdi.

Ama onların dışında kalanların hayatta kalmak, insan onuruna yakışır bir dik başlı bir yaşam sürdürebilmeleri en doğal haklarıdır. Bu haklar da kendiliğinden gelmeyeceği artık belli olmuştur.

İslamofobi var bunu aşmamız lazım diyerek dinci faşizmin cenderesini sıkmaktan başka bir şey yapmayanlara karşı cenaze törenlerinde bir araya gelip sonradan dağılanların nasıl bir güç olduğunu biliyoruz.

İçinde bulunduğumuz şartların elverişsizliği haklı taleplerin yükselmesine engel değil:

Nefes almak istiyoruz!

Her karanlığın sonunun aydınlık olduğunu insanlık yaşadı, yaşıyor.

Türkiye için böylesi bir umudun çıkış noktasındayız.

Şimdiye kadar denenenlerin tümünden esinlenip, hiç birine benzemeyen bir toplumsal hareket oluşuyor.

Yan yana durma hareketi!

İnisiyatif sistemiyle hareket edecek, katı disiplin yerine özgür katılım çağrılarıyla birlikte hareket edecek milyonların ortak taleplerini en öne koyacak…

Demokrasi, laiklik, adalet, özgürlük, insan hakları, çevre… En iyisi Demokrasi İçin Birlik adıyla çalışmalarını yürüten inisiyatifin aşağıdaki çağrısına sözü bırakmak:

‘15 Temmuz Darbe Girişimi’ni izleyen OHAL dönemiyle hak ihlalleri olağanüstü boyutlara ulaşmış durumda. Her türlü muhalif sesin yok edilmeye çalışıldığı, hukuksuzluğun egemen olduğu bir ortamda başkanlık sistemi adı altında son demokratik kazanımlara da göz dikiliyor. Yoksullaşma, işsizlik, doğa ve kent kıyımı ülke kocaman bir hapishaneye dönüştürülerek örtülmeye çalışılıyor. Her gün yeni canlar alan savaşı yeğleyen, barıştan gün be gün uzaklaşan hükümet ülkeyi baskıyla yönetmenin yolunu bulduğunu düşünmekte. Ülkemiz Suriye’de sonu felaket olan bir maceraya sürükleniyor.

Gittikçe derinleşen bu karanlıktan çıkmak için çoğulcu ve katılımcı bir demokrasiye, demokrasiden yana bütün güçleri buluşturacak bir beraberliğe ihtiyacımız var.

Demokrasiye hava kadar, su kadar ihtiyacımız var.

Herkesin farklı kimliği ile eşit yurttaşlık haklarına sahip olduğu; insanca yaşama ve çalışma koşullarının güvence altına alındığı, devletin herkesin inancına, inançsızlığına, yaşam tarzına, siyasi düşüncesine karşı tarafsız ve saygılı olduğu, kadınlara ve cinsel kimlik ve yönelimlere şiddetin son bulduğu, tarihi ve doğal varlıkların, tüm canlıların yaşam alanlarının ve kentlerin korunduğu barış içinde, laik, demokratik bir ülke düşlüyor ve bu düşü gerçekleştirecek araçları yaratmayı hedefliyoruz…

Demokrasiden yana herkesin eşit ve çoğulcu bir anlayışla katıldığı, hiçbir siyasi görüş ya da partinin şemsiyesi altında olmayan; yeni bir umut ve güç odağı yaratmak için yola çıktık.

Demokrasi buluşmasında iki soruya yanıt arayacağız. Hangi asgari ilkeler etrafında çok farklı yapılar birlikte hareket edebilir ve Türkiye’nin her yöresinden katılacak farklı alanlarda çalışan bu yapıların buluşması sonucunda nasıl bir organ var edilmeli? Herkesi bu yeni demokrasi hareketinin parçası olmaya çağırıyoruz.

23 Ekim 2016 Pazar 09.00- 19.00
Şişli Kent Kültür Merkezi
Ancak Birlikte Başarabiliriz.
Demokrasi İçin Birlik”