Hero, Yeliz, İsmailağa: Tarikatlar, meczuplar cumhuriyeti
ERK ACARER ERK ACARER

Türkiye’nin süratle uçuruma sürüklendiğini, son kalan akıl, ruh ve vicdan kırıntılarını da kaybederek geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru yuvarlandığını görmemek için ya yandaş bir tetikçi ya da körleşmiş bir ‘reisçi’ olmak gerekiyor.

Artık, aklı başında olanlar için ‘bu kadarı olmaz’ ya da ‘bize dokunmaz’ duygusal savunma mekanizması ve iyimserlik hali de geride kaldı gibi. 15 yıllık AKP iktidarı ve ‘suçların, günahların telaşıyla alelacele inşa edilen Saray rejmi’ büyük tahribatlarla geleceği de çalarak, zücaciye dükkânındaki fil gibi her önüne geleni yıkarak yol alıyor.


Türkiye şimdi; ‘düşman olsa bu kadar kısa zamanda, bu kadarını yapamazdı’ cumhuriyetidir. Dahası maalesef evlere şenlik hatta evlerden ırak bir coğrafya parçasıdır. İslamcılar geldiler ve 15 yıl gibi kısa bir sürede, ‘öyle ya da böyle istikamet bulmaya çalışan’, ‘rötuşlarla düzelebilecek’, ‘hatalarla yüzleşilip düzlüğe çıkabilecek’ bir ülkeyi ot bitmesi bile zor bir çöle çevirdiler. Yalan, haysiyetsizlik, safsata, ikiyüzlülük, çıkar, ahlaksızlık hamuruyla yoğurdukları ‘yersen’ bir ucubeyi önümüze koydular. Örneklerin gülünecek, eğlenecek tarafı da kalmadı.

Öküz altında FETÖ arayacağınıza...
Son günlerin modası... ‘Hero’ tişörtü nedeniyle pek çok kişi gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Sayı geçen hafta itibarıyla 20’yi aştı. Vakayı sadece ‘akıl sağlığının yerinde olmayışıyla’ açıklamak zor. Çünkü durum daha çok, ‘aklanma isteği’ ve ‘can havlinin’ saçma sapan yöntemlerinden biri. Neymiş... Darbecinin biri mahkemeye üzerinde ‘Hero’ yazan tişörtle gelmiş. Neymiş... Fethullah Gülen; 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından ‘Despair and Heroes’ yani ‘Umutsuzluk ve Kahramanlar’ yazan bir makale kaleme almış...

Tişörtler, De Facto mağzalarında 2017/2018 kreasyonunda 20 TL’ye satışa çıkarıldı. Elde kalanların tümünün satışı durduruldu. Herhalde yakılarak imha edilmişlerdir. Olan, hiçbir şeyden habersiz halkımıza oldu. Mağazanın kamera görüntüleri de inceleniyor. Ne var ki Hero yazan tişörtleri başka firmalar da satışa çıkarmış. Mango bunlardan biri. Bakalım ‘Mango Heroları’ ne zaman tutuklanacak.

Öküz altında buzağı aramak değil, buzağıyı topluma inandırmaya çalışmaktır. Haliyle sorgulanır...

Hero tişörtünde darbeci arayacağınıza... Hele bir anlatın yaptığınız işbirliklerini... İktidarı birlikte parsellemeye çalışırken düştüğünüz anlaşmazlıkları. Neden 15 Temmuz konusunda asla tutarlı açıklamalarınız olmadığını. Adil Öksüz konusunu...

Enişte saatinin, niçin Hakan Fidan’ın zamanıyla uymadığını. Misal Darbe Komisyonu’nun başına nasıl olup da ‘al takke ver külah’ Reşat Petek’in getirildiğini... Burada ne sebeple en önemli muhataplar olan Hakan Fidan ve Hulisi Akar’ın dinlenmediğini... Sonrasında komisyonun niye telaşla feshedildiğini... Geçelim...

İsmailağa MİT’i ister mi, kandırıldık derler mi?
Türkiye, programlı olarak uyutulurken sadece şeyhler, müridler değil meczuplar cumhuriyeti kuruluyor. Dahası bu da; meczuplar eliyle yapılıyor. Sözüm ona, ‘siyasi ayağına hiç dokunulmadan’ bir cemaat tasfiye edilirken, devlet başka cemaatlere bırakılıyor. Yeni Sakarya Valisi İlhan Balkanlıoğlu’nun valilik binasında İsmailağa tarikatı tarafından tekbir sesleriyle karşılanması hafife alınacak bir şey değil. Devletin kurumlarının nasıl ele geçirildiği, siyasi kadrolarda söz konusu tarikatın ne denli etkin hale geldiği anlaşılıyor. 21. yüzyılda; Türkiye’yi cübbe-şalvar ruhu teslim alıyor. Şüphesiz birkaç vakte kadar durumun trajikomik yansımaları da ortaya çıkabilir. Farzı mahal İsmailağa günün birinde MİT’i isterse, AKP iktidarı eline sopayı alır, ‘kandırıldık’ der geçer.

Rabia kültürü: Çocuklar 4’e kadar saysınlar yeter
Meczupların eli ve sözleri demişken... Türkiye gündeminde hafife alınmayacak başka konular da var. Nam-ı diğer Yeliz. T.B.M.M Milli Eğitim Komisyonu üyesi. Türkiye siyasi tarihinin fenomenlerinden biri olmaya aday. Saçma sapan bir serüveni var. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Belediye Başkanlığı sürecinde uzun yıllar ‘gönüllü olarak şoförlük’ yaptığını iddia ediyor. Vakti zamanında çArşı’ya gider yamayı göze alabilmiş bir isim. -Allah affeder çArşı affetmez-. İmam Hatip Mezunu. CV’si komik. Newport Üniversitesi’nden ‘mezun’ yazıyor. Fakat Çamlı; orta düzeyde İngilizce biliyor. CV’sinde yazdığını göre yine orta düzeyde Arapça biliyor.

Bu yarım yamalak Arapçası Cihat önerileri için yetiyor. Eğitim komisyonunda yer alan nam-ı diğer Yeliz’in müthiş bir çıkarımı var. Cihat bilmeyen çocukların, matematik bilmesi yararsız. Rabia kültürü... 4’e kadar sayabilen çocuklar...

Onlar konuşur, polis yapar
Sulandırmadan, bir kez daha işin ciddi olduğunu yineleyelim. Cihat ve IŞİD zihniyeti... Ucuz kadroların yerleştirildiği tepe noktasındaki zihniyet her yerde kendini gösteriyor. Siyasiler ‘yapın’ diyor, AKP polisi, kolluğu, esnafı, bakkalı, ‘çakalı’ yapıyor.

‘Siyasilerin’ söyleminden sonra, Ankara’nın ortasında Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için eylem yapanların IŞİD yöntemleriyle kollarının, kafalarının kırılması tesadüf değildir. Devlet, cihada özendirmekle kalmıyor, cihat yapıyor. Kime karşı; akıl, bilim, vicdan, doğruluk, demokrasi kurallarına bağlı kalmak isteyen halkının bir bölümüne karşı.

Klasik bir söylemle; böyle gitmeyeceği açıktır. Neredeyse 15 yıldır, dile getirdiklerimizi aynı heyecan ve inançla yineleyelim. AKP ve şürekâsı bir gün yargı önünde hesap verecek. Üstelik zamanın daraldığına inananlardanız. Ancak Türkiye’nin daha kritik bir meselesi vardır.

Şifreleri bozdular; ahlak anlayışı tuhaf, yoz bir neslin tohumlarını attılar. Bugün tekbirlerle okul gezisine götürülen çocukların olduğu bir Türkiye’de kimse kendini kandırmasın, en az yüz yıllık işimiz var!