Hırsız imam...
KEMAL ULUSALER KEMAL ULUSALER

Zamanın birinde- belki dün belki de bugün, bilinmez- Anadolu Camisi’ne bir hırsız dadanmış.

Bir gün, iki gün derkeeennn... Köylülerden biri hırsızı iş üstünde yakalamış. Ne yapalım, nasıl bir ceza verelim tatışmalarının ardından, hırsızı camiye imam yapmaya karar vermişler. Böylelikle,” hem pişman olur hem de biz namaz kılarken gözümüzün önünde olur” düşüncesindeymişler.

Uzun süre köyden ayrı kalan bir köylü yıllar sonra geri döndüğünde hırsızı merak etmiş. İlk karşılaştığı arkadaşına sormuş:

- Şu bizim hırsız imam ne yapıyor, hırsızlıklar bitti mi?
- Ne gezer, demiş arkadaşı... İmamlığa devam ediyor ama hırsızlığı da sürdürüyor...
- O nasıl oluyor?
- Allahı var artık çalmıyor. Hatta günde beş vakit, “Hırsızlık günahtır ey cemaat, aman ha...” diye vaaz bile veriyor. Ama bir ekip oluşturdu onlara çaldırıyor... Malı yine götürüyor senin anlayacağın...

• • •

İnsan neden çalar?

Hepimizin bir anlamda ortağı olduğumuz çaresizlikten, açlıktan çalmak vardır ki bu en masumu olsa gerek.

Bir diğeri, kleptomandır, hastadır, çalar. Bu tipler plansız, programsız içten gelen dürtüyle çalarlar, tedavisi mümkündür bildiğim...

Bir de hırsızlığı meslek edinmişler vardır ki tedavisi olanaksız olup tam bir baş belasıdırlar. Planlı, programlı, örgütlü çalarlar, gözünüzün içine baka baka çalarlar,  tıpkı fıkrada olduğu gibi..

Bu tipler hiç de yabancımız değildirler, çok iyi tanırız onları. Kimi göstere göstere çalar ve bunu bir legallik  kılıfına sokar, hırsızlıklarını meşru kılar. Başka ‘meziyetleri’de vardır; tırnakçılık, torbacılık gibi. Belki bu meziyetlerinden dolayı “Torba  Yasa” hastasıdırlar. Gün geçmez ki bir torba yasa hazırlamasınlar. Vatandaş pazar torbasını her gün eriyen maaşlarla nasıl doldururum derdinde iken onlar torbalarını doldurmakta her geçen gün daha bir ustalaşırlar...

Bütün bunları yaparken onca pislik içinde bir de dikensiz güller olsun isterler. Dikensiz gül gülün fıtratına aykırı. Bunu bilmezler..

• • •

Çalmanın türlü türlüsünü bilirler. Petrol fiyatları dünya çapında düşerken, onlar bunu da fırsata dönüştürmeyi, buradan da çalmayı becerirler. Öte yandan bir hayli de pişkindirler, yüzleri kızarmadan fiyatları düşürdük teranesi ile manipülasyon yapabilirler. Dünya petrol fiyatları son altı ayda yüzde 45 düşerken bizde sadece yüzde 16 oranında düşmüş ne gam.

Günün fenomeni Fuat Avni belki bilir soralım bakalım; aradaki yüzde yirmidokuz farktan kaynaklanan para kimlerin cebine girdi?

Sistemin kendi yasaları içinde hesap sormak mümkün mü?

Elbetteki hayır.

Dün Danışta’ya atanan dokuz kişiden üçü Enerji Bakanlığı’ndan bürokrat. Altına imza attıkları uygulamaları EMO Danışta’ya götürürse yanlış yaptık mı diyecekler..Kendi kendilerini mi yargılayacaklar?

Artık gidecek teslim alınmamış ne mahkeme kaldı ne de hâkim.

Öyle ise sokak haktır, direnmek haktır, hırsızı alanlarda yargılamak haktır, Haziran haktır...