Herhangi bir sağlık probleminiz için yardım talep etmeden önce tereddütlerle cebelleştiğinizi veya yardımını talep ettiğiniz sağlık çalışanının sizi psikolojik olarak hasarladığını düşünün. LGBTİ+’lar bu sebeplerle sağlık hizmeti almaktan kaçınıyor. Hayatımızın her yerine sirayet etmiş olan heteronormatif tutum nedeniyle herhangi bir sebeple sağlık hizmeti talebinde bulunan LGBTİ+ bireyler birinci basamaktan itibaren sağlığın her alanında bu ayrımcı yaklaşımlarla karşılaşıyor.

Sağlık alanında çalışan ve bilgi sahibi olması gereken insanlar bile LGBTİ+’ları tıbbi patolojileri olan kişiler zannedebiliyor. Oysa heteroseksüellik gibi heretoseksüel olmayan cinsel yönelimler de hastalık değildir, dolayısıyla bulaşamaz! Aksine, bir sağlık emekçisi görünürlüğü arttırıp ayrımcı tutumların, nefret suçlarının azalmasına katkı sağlayabilirse buna sevinmelidir, çünkü homofobi, bifobi ve transfobiye son vermek hayat kurtarır!

Hastalarıyla iletişiminde empati kurabilen, açık fikirli olabilen, yargılayıcı olmayan, kişiye cinsel kimlik ve yönelim atamadan yaklaşabilen sağlık çalışanları olmak mümkün. Eşit, ayrımsız, başka bir sağlık hizmeti sunmak da öyle. Bunu dert eden, ancak nasıl aşacağını bilemeyen arkadaşlarımız için yapılabilecek birkaç pratik öneriyi paylaşalım:

İlginizi çekebilir:  Uzmanlardan migren uyarısı: Hacamat ve cerrahi tedavisi yok

Sağlık hizmeti sunduğumuz alanda görünür yerlerde LGBTİ+ dostu semboller bulundurabiliriz, ayrımcılık içeren ifadelerden kaçınıp evlilik durumunu sorgulamak yerine ilişkisini sorabilir, eş yerine partner diyebilir, cinsel öyküyü sorgularken nötr bir dil kullanabiliriz. Türk Tabipler Birliği’nin hazırladığı Hekimler için LGBTİ Sağlığı broşürü gibi kaynaklardan faydalanabiliriz. Hem kendimizi hem çevremizi eğitebilir, heteronormatif tıp ve sağlık eğitimine karşı duyarlılık oluşturabiliriz. Böylece hayatı hepimiz için daha yaşanabilir kılabiliriz.