Hücreler yenilenirken...
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan yeni Türk dış politikasının liberal kodları üzerine
önemli itiraflarda bulundular haftayı geride bırakırken. Fidan, ABD’de yayınlanan Middle East Policy dergisine yazdığı ‘Yeni Türk Dış Politikası’ başlıklı makalesinde bu paradigmayı “liberal işlevselci bir yaklaşım”la takdim ediyor. Davutoğlu ise bu radikal dönüşümü “hücre yenilemesi” olarak sunuyor.

Bölgede "düzen kurucu ülke” olma iddiasıyla pupa yelken Ortadoğu’ya dalan AKP ile birlikte Türk dış politikasının paradigmaları da değişti. Dış politikada özellikle Avrupa Birliği ve Ortadoğu özelinde bugün için yaşanan açmazda bu paradigma değişikliğinin ürünü. Ülke içerisinde uygulamaya sokulan fütursuz neoliberal politikaların şehvetine kapılan AKP iktidarı, benzer yöntem ve anlayışla bölgede düzen kurucu ülke rolünü üstlenince bölgesel gerçekliğe tosladı.

Türk dış politikasında yaşanan değişimi kimlik dönüşümünden ayrı değerlendirmek mümkün değil. Bu kimliğin dinamiklerini ise ülkede yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasal dönüşümlerin kendisinde aramak gerekir.

• • •

AKP yönetimi ile birlikte uzun yıllar dış politikada etkin olan devletçi ve milliyetçi yapı da kırılmaya başlandı. Bunun ilk emareleri Özal dönemindeki uygulamalarda görülse de Erdoğan yönetimi ile birlikte hızlandı. Anadolu sermayesinin artan nüfuzu, “Anadolu kaplanları” olarak nitelenen sermaye grubunun doğuşunu sağladı. Geleneksel devletçi yapıda hem ekonomik hem de ideolojik olarak kaçınılan yatırımlara bu dönemde kucak açıldı. Yeni dönemle birlikte Osmanlı hinterlandında rol kapma arayışına giren AKP yönetimi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine adeta yığınak yaptılar.

Yeni dış politikanın liberal-enternasyonalist gelenekten öğeler sergilediğini bunun da özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki politik dönüşümler bağlamında örneklendiren Fidan’ın övgüsünün temeli de bu liberal döngüye dayanıyor. Davutoğlu "fetret devrini yok edeceğiz” diyerek devletlerin belli dönemlerde hücre yenilenmesi yaptığını kendilerinin de bu 10 yıllık periyotta devletin yeni bir hücre yenilemesini sağlamaya çalıştıklarından övgüyle söz etse de yaratılan tahribattan bahsetmiyor.

• • •

‘Hücre yenilenmesinin’, devletin yeniden tanzimi, devletin kapasitesinin artırılması şeklinde” tanımlayan Davutoğlu,
söz konusu atılımlar nedeniyle “Bugün dünyada Türkiye gündeme gelmeden tarışılabilen bir tek uluslararası mesele kalmadığını” iddia ediyor. Yeni Türk dış politikasının kodlarını anlamak için Fidan ve Davutoğlu’nun ardı ardına gelen açıklamaları nasıl bir dış politika ve ülke tahayyül edildiğinin göstergesi. Komşularla sıfır sorundan sıfır komşulu bir yalnız ve güzel ülkeye evrilen çarpık dönüşümün öyküsünü barındırıyor bu dönüşüm.

Ülke içerisinde toplumsal ve siyasal fay hatlarını sarsarak ilerleyen liberal dönüşüm, Misak-ı Milli sınırları dışında da
olağan tahribatlarıyla ilerliyor. Son iki yılda liberal tahribattan İran, Irak, Suriye, Ermenistan Kıbrıs ve Avrupa Birliği payına düşeni aldı. Bu liste daha da uzatılabilir. Liberal döngü “sıfır sorun” politikasını AKP’nin elinde patlattı. Sıfır sorundan 'sıfır komşu’ya geçişin izlerini bu liberal dönüşümde aramak gerek.