Anasayfa ÖZEL Hükümsüz olan sanattır

Hükümsüz olan sanattır

8 Mart etkinlikleri kapsamında cezaevlerinde konserler veren Dilek Sert Erdoğan, sanatın birleştirici gücünden bahsederek, “Cezaevindeki kadınlara 1 saat için bile umut olabildiysek ne mutlu” diyor

Caz müzisyeni Dilek Sert Erdoğan, ‘Hükümsüz Caz’ adını verdiği projeyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında 4 Mart’ta Edirne Kadın Kapalı Cezaevi’nde 6 Mart’ta ise Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde hüküm giymiş kadınlarla bir araya geldi. ‘Bir umut hikâyesi’ olarak adlandırılabilecek bu konserler için Erdoğan’la buluştuk ve yaşananları onun ağzından dinledik.

• ‘Hükümsüz Caz’ projesi nasıl doğdu?

Bu fikri benim aklıma tohum olarak eken benim çok değerli dostum Pınar Ayhan. Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Adalet Bakanlığı’na ulaştık gerekli izinleri almak için. Sonrasında gerekli izinleri aldık. Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı, Valilik ve kadın girişimciler bir araya geldik. Biz bu konserler için ilk izni aldık yola çıktık. Müzisyen arkadaşlarla çok güzel bir ekip kurduk. Bakırköy Cezaevi için başvurduğumuzda başsavcımız bize çok yardımcı oldu. Ve orayı da ayarladık. Böylelikle 4 Mart’ta Edirne’de, 6 Mart’ta ise Bakırköy’de konser verebildik.

• Cezaevlerinde hangi profilden hükümlüler vardı? Nasıl bir ortamla karşılaştınız?

Bir gün bile karanlıkta kalan bir insanın küçücük bir şeyden ne kadar mutlu olabileceğini hissediyorsunuz cezaevinde. Neticede tecrit altındasınız. Yaptığınız bir hatanın bedelini ödediğiniz bir yerdesiniz tabii ki. Özgürlük en önemli şey. İnsanı sağır edecek kadar sessiz bir ortama girdik. Edirne’de toplam bin civarında mahkûm vardı. Kapalı cezaevinde kadın mahkûm sayısı daha az. Bizimle beraber konsere katılan 50-60 civarında kadın mahkûm vardı. Her milletten var diyebilirim. Roman, İstanbullu, Güney Afrikalı… Çocuklarıyla onlarca kadın geldi. 3 yaş altında çocuklar vardı. Bebekler vardı. Yaklaşık 15-20 tane çocuk var Edirne’de ve inanılmaz olağanüstü güzellikte bir tepki ile karşıladılar bizi. Özlem duyuyorlar. Dışarıdan gelen herkes, her şey oranın habercisi gibi onlar için. Neşe içinde geldiler. Ben hiç kuliste beklemedim. Kapıda karşıladım onları girerken. Protokol vardı. Yüksek hâkimler, başsavcı, valinin eşi. Avrupa Birliği temsilcileri vardı. Yüksek tavanlı küçük bir konferans salonu yüksek bir sahne. Sırayla geldiler ve oturdular infaz memurlarıyla beraber. El sallaştık, öpücükler yolladık birbirimize. Çok mutlu görünüyorlardı. Caz diye bir önyargı vardı. Bir parça da olsa biz o önyargıyı kaldırmak için oradaydık. Valla bana mısın demediler? İlk şarkıda ayağa kalktılar alkış, ıslık, kıyamet bir dakika oturmadılar. Neşe içerisinde o konseri tamamladık. İzin isteyip aralarına indim. Karşılıklı 9,8 göbek atmak gibi bir şey varsa o Edirne’de olmuştur. Şakalaştık, güldük, çocukları sevdim. Kucağıma aldım, dans ettik beraber. İnfaz memurları, protokol bile eşlik etti. Herkes şaşkınlık içindeydi. Çok büyük bir sürpriz yaşadılar. Müziğin birleştirici gücü yadsınamaz. Müzik insanları birleştiren en kolay kaynaştıran bir araya getiren yol ve evrensel. Dili yok. Şarkıların ne anlattığı hakkında sohbet ettik. İnteraktif bir konserdi. Merakla dinlediler. Soru sordular. Çok keyifliydi kısacası. Her iki konser de çok keyifli geçti. Herkes ‘Bizi unutma’ dediler. Bu söz beni çok etkiledi. Neticede biz oradan çıkıyoruz normal hayatımıza devam etmek için ama onlar yine koğuşlarına dönüyorlar. Şimdi 1 saat bile olsa onlara güzel zaman geçirtmenin keyfini yaşıyoruz.

• Bir umut hikâyesi bu aynı zamanda.

Evet öyle. Ben kendi adıma konuşayım, bu ülke bana bir şey verdi. İyi bir eğitim aldım, iyi bir ailede yetiştim, şanslarımı mümkün olduğunca olumlu kullanmaya çalıştım. Ve bir yer edindim sosyal yaşantım içerisinde. Şimdi birazcık da aldıklarımı verme zamanı. Borcunuzu ödemeniz gerekiyor. Sanatla uğraşan insanların üretim dönemlerinde kendilerine dönmeleri doğaldır. O bir doğum sancısı gibidir. Sanatçılar, birazcık da kendi eksenlerinden kopup sokağa çıkmalı, insanlarla bir araya gelmeli. Ben ve benim gibi arkadaşlarımın çağdaş Türk kadınının yüzü olduğunu düşünüyorum. Bakımlı, eğitimli, kendine dikkat eden, duyarlı, çağdaş, okuyan, araştıran bir kadınım neticede. Bu kategoride değerlendirilen bu kadınların oralara gitmeyeceğinin düşünülmesi benim için büyük bir yanılgıdır. Ayrımcılık da burada başlıyor. Hoş görmek ve hor görmek gibi birtakım kavramlar var ya, hepimiz aynıyız. Her şey insan için. Her şey hepimizin başına gelebilir. Ne birbirimizin aşağısında ya da üstündeyiz. Siz sahip olduklarınızı başkalarıyla paylaşırsanız, bazı hediyelerinizle varsa başkalarına, o zaman sahip olmuşsunuzdur demektir. Güzel şeyler paylaştıkça çoğalıyor. En önemli şey cesaret ve adalet. Adil olmalısınız ve kendinize güvenmelisiniz. Yeterli olduğunuzu hissediyorsanız, geliştirin ve insanlarla paylaşmaktan çekinmeyin. ‘Neden sadece kadın?’ diyorlar. Pozitif ayrımcılık çünkü. Bir kadını eğitirseniz bir kuşağı eğitirsiniz. Kadının gücü çok büyük. Hayat verir kadın. Kadının olduğu her şey güzelleşiyor. Ayaklarının üzerinde duran, üreten güçlü kadınlara selam olsun. Onlar bize şart. Gücü olanlara da biraz cesaret vermek, kendini yalnız hissedene yalnız hissettirmemek en büyük gayemiz.

***

İçeride ya da dışarıda hiçbirimizin farkı yok

• 8 Mart’ın ruhu için yaptığınız bu konserler gayet anlamlı.

Kimi içeride çekiyor hükmünü kimi dışarıda. Neticede herkes bir şeyin bedelini ödüyor, hayatın içinde ya da dışında. Fakat hükümsüz olan sanat. İnsanlara siyaset üstü bir şekilde ulaşabilmenin en güzel yolu sanattan ve insandan geçiyor. Yaptığımız iş insanla ve duyguyla. Duygularımızı ifade ettiğimiz bir şey. Her ne söylerseniz söyleyin insanın ruhuna ve kalbine dokunabiliyorsanız o zaten yerini buluyor. Ve ne güzel ki, iki konserde de toplam 1600 civarında kişiye ulaştık. Bu hiç azımsanacak bir sayı değil. Müziğe, topluma ve insana hizmet bence bu.

• Tepkiler nasıldı?

Çok olumlu tepkiler aldık. Gerçekten çok umut dolduk. İnsanların egolarından sıyrılıp insan minimalinde sadece güzel bir proje çerçevesinde birlik olması ve birlikte hareket etmesi ve egolarını da bir tarafa bırakıp bize destek vermesi beni çok mutlu etti. O açıdan benim için çok kıymetli.

• Devam edecek misiniz projeye?

Kendini yalnız hisseden bazı kadınlara ulaşabilmek ve onlara birazcık olsun moral verebilmek, yaşamlarına güzellik yapmak istedim bu projeyle. Kendi yetkin olduğum alanda, biraz da caz müziğini farklı kesimlere tanıtabilmek için yaptım. Bu başlı başına ‘Hükümsüz Caz Konserleri’ adını verdiğimiz bir sanat projesi. Ufak sponsorlara ihtiyacımız var teknik anlamda. Bunları da karşılayabilirsek bütün kadın cezaevlerine gitmek istiyoruz. Ankara, Diyarbakır, Antep… Yaklaşık 15 tane kadın cezaevine var ve hepsine gitmek istiyoruz. Müzikle girebildiğimiz her yere girmeye çalışacağız.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,660AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Uğur Dündar’dan ortak yayın için ilk yorum

Binali Yıldırım'ın moderatör olarak önerdiği gazeteci Uğur Dündar, Türkiye'yi ekran başına kilitleyen...

Anadolu Ajansı’ndan Ekrem İmamoğlu’na yanıt

Anadolu Ajansı (AA) ortak yayınında Ekrem İmamoğlu'nun 31 Mart akşamı AA'nın veri...

İstanbul, Yıldırım-İmamoğlu ortak yayınını böyle izledi

23 Haziran'da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediye...

Binali Yıldırım’ın ‘İzmir’ yalanı

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile Cumhuriyet Halk Partisi...

Temelli açıkladı: HDP, 23 Haziran’da hangi adayı destekleyecek?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İstanbul Büyükşehir Belediye...

İmamoğlu ile Yıldırım canlı yayında karşı karşıya geldi

Türkiye'nin günlerdir merakla beklediği Ekrem İmamoğlu-Binali Yıldırım canlı...

Üniversite sınavı soru kitapçıkları ve cevap anahtarı yayınlandı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı oturumları TYT, AYT ve YDT'nin soru kitapçıkları ile cevap...

Bodrum’da uçağın lastiği patladı, hava trafiği durdu

Milas Bodrum Havalimanı'na iniş yapan özel bir jetin lastiğinin patlaması sonucu pistte...

Mansur Yavaş’tan İmamoğlu’na destek

Yüksek Seçim Kurulu’nun iptal kararı sonucu 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul Büyükşehir...

Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a mektup

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'un bugün yapılan olağan mali genel kurul toplantısında...

Sonraki haber