Hürriyet Okur Temsilcisi'nden gazetesine: Gerektiği gibi yansıtılmadı
24.09.2018 10:52 GÜNCEL

Hürriyet Gazetesi Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, gazetesinin, kötü çalışma koşullarını protesto eden işçilerin 3. havalimanında başlattıkları eylemi ve Katar tarafından 'hediye edilen' uçağın gerektiği gibi yansıtmadığını söyledi.

Faruk Bildirici, "Sosyal medya olmasaydı" başlığıyla yayımlanan yazısında "Geçen hafta okurlardan, Cumhurbaşkanlığı’nın filosuna bir jumbo jetin katılması ve İstanbul üçüncü havalimanındaki işçi eylemleri konusunda Hürriyet’in eksik bilgi verdiği yönünde eleştiriler geldi" ifadesini kullandı.

Bülent İlik adlı okurun görüşlerini yansıtan Bildirici, “16 Eylül’de ‘7 ülkenin jumbo jeti var’ haberinde uçağı Katar Emiri’nin hediyesi diye yazıyorsunuz. Çok sayıda açıklama uçağın satın alındığını gösteriyor' diyerek, Hürriyet’in bu konudaki tüm gelişmeleri aktarmadığını savunuyordu" ifadelerini aktardı.

Bildirici, şöyle devam etti:

"Aslında bu haberde yoktu ama bir gün önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun sözleri 'Bu uçak kimin uçağı' başlığıyla verilmiş, bu görüşleri ertesi gün de başka bir haberde tekrarlanmıştı. 17 Eylül’de de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu uçağın “hibe” olduğu açıklaması aktarıldı gazetede. Belli ki okur, CHP Ankara milletvekili Gamze Taşçıer’in, 'Katar Emiri’nin satış için yetkilendirdiği İsviçre firmasına ulaştığı ve firmanın uçağın satıldığını bildirdiği' ayrıntılı açıklamalarını başka mecralardan izlemiş. '7 ülkenin jumbo jeti var' haberinde Taşçıer’in sözlerine ya da “uçağın satın alındığı” iddialarına yer verilmeliydi. Bir de uçağın değeri 125 milyon dolar diye yazılmıştı, Erdoğan '500 (milyon dolar) civarındaydı' dedi."

Serdar Özdemir adlı okurun kendisine "İşçilerin eylemi haber değeri yaşımıyor mu?" diye sorduğunu belirten Bildirici, "15 Eylül’de ekonomi sayfasında 'Yeni havalimanı inşaatında eylem' başlığıyla kısa bir haber verilmişti. Ama 'gözaltı yaşanmadığı' ve 'işçilerin taleplerinin kabul edildiği, eylemin bittiği' yazılmıştı. 18 Eylül’de yine ekonomi sayfasında İstanbul Valisi Vasip Şahin ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın, 19 Eylül’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamaları aktarılmıştı" hatırlatmasında bulundu.

Bildirici, şöyle devam etti:

>> Okur Temsilcisi olarak bu haberlerin yaşananları gerektiği gibi yansıttığını söyleyemem. 15 Eylül’deki ilk haberde yanlışlar vardı; 400 civarında gözaltı vardı, eylemler devam ediyordu ve istekler kabul edilmemişti. Haberi düzeltmek için üç gün beklemeye, valinin açıklamasını görmeye gerek yoktu. Böylesi yankı yaratan bir olayda doğru gazetecilik tavrı açıklamaları beklemek değil, olay yerine gitmek ve ilgili bütün taraflarla temas etmektir. Öncelikle işçilerin iddiaları gerçek mi değil mi ona bakılır. İddialar gerçekse haberler buna göre yazılır.

>> Gerçi 22 Eylül’deki haber havalimanına gidilerek yazılmış, şirket CEO’sunun işçilere yanıtı ve özür dilediği aktarılmıştı. Fakat yine işçiler ve işçi sendikasıyla görüşülmemiş; işçilerin kaldığı yerler gezilmemiş, iddiaları araştırılmamış, polisiye önlemlerden, gözaltı ve tutuklamalardan hiç söz edilmemiş, ağırlıklı olarak havalimanı tanıtılmıştı. Aslına bakarsanız okurlar, oradaki gelişmeleri sosyal medyadan bütün ayrıntılarıyla an be an öğrendi. Medyada bilgi ve haberin yerini salt açıklamalar alınca okurun bu açığı sosyal medyadan kapatması doğal. Ama o zaman da gazetesine, televizyonuna olan güveni zedeleniyor.