İbretlik durum!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

7 Haziran seçimlerinin üzerinden 71 gün geçti. Cumhurbaşkanının talebiyle “yeniden seçim” takviminin işlemesine 6 gün kaldı. Davutoğlu aldığı talimat üzere 39 gündür milleti, Meclis’i ve kendini(!) oyalıyor. “Partilerle görüşüyormuş” gibi davranıp olmayacak teklifler sunarak vakit geçiriyor.

Samimiyetsiz bu tavır nedeniyle ülke perişan.
CHP’nin hükümet kurma görevlendirilmesini engellemek için de başbakanlığı ukdesinde tutuyor.

Anayasal suç işliyor. Yapılan siyasi ahlaksızlıktır.

Vesayet altında kalınca, “kötü olduğunun” farkına varmak zor.

***
Ülkenin içine düştüğü kaosun asıl yaratıcısı RTE’dir. RTE tek başına hükümet kuramayacağını anlayınca, AKP’nin koalisyon kurmaması için oyunlar hazırladı. Diğer partilerin birlikte hareket etmesini engelledi. Ortalığı karıştırdı. Davutoğlu üzerinde müthiş bir baskı uyguladı. Ona adım attırmadı. “Hükümet kurulsun istiyor” gibi göründü ama kurabilecek partilere tüm gücüyle saldırdı.

Maalesef onlar da bu oyuna geldi.

***

Meclis’teki 4 partiyi yok sayarak yeniden seçim yapılması için türlü entrikalar uyguladı. Baskıyla “belki tek başına bir hükümet kurulur da rahat ederim” düşleri kurdu. Ağzından düşürmediği “Milli iradeye” saygı duymadı, aşağıladı.

Seçmeni etkilemek için meydanlara çıktı.

***
Bu kez daha da ileri gitti. “AKP olmayınca ülke kaosa gider anlayışını” pekiştirmek için harekete geçti. Terörü kaşıdı, azdırdı. Barış sürecini askıya alarak kışkırttı. Her gün şehit cenazeleri geliyor. Analar ağlıyor. Toplum infial içinde. RTE seçim peşinde.

***

Ekonomi çöküyor. Dolar tarihinin rekorunu kırdı. Yabancı sermaye ülkeden kaçıyor. Uluslararası arenada saygınlığımız yok. Doğu Akdeniz’de çıkan doğalgaz ve petrol bizim dışımızda paylaşıldı.

***

RTE Meclis’i kilitledi. RTE devleti eline geçirdi. RTE ülkeyi böldü. RTE ekonomiyi çökertti. RTE terörü azdırarak ölümleri artırdı. Ve şimdi de rejimi değiştirdiği ilan etti. Durum vahim. RTE dengeyi iyice bozdu.

***

“Bu ülkede yurttaş değil ümmet yaratacağız” diyen, din tacirliği yapan, türlü yalan dolanla saf vatandaşlarımızın akıllarını çelen biri, kendini başkan ilan etti. Yanaşmalarının “sultan(!)” olarak gördüğü, adeta tapındıkları kişi, meşru olamayan bir yöntemle, tek başına Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim şeklini değiştirdiğini açıkladı.

RTE, memleketi Rize’de dedi ki;

“Beyler, Türkiye, 10 Ağustos 2014’te, milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir döneme girmiştir. Artık ülkede sembolik değil, fiilî gücü olan bir cumhurbaşkanı var. İster kabul edilsin ister edilmesin, Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiilî durumun hukukî çerçevesinin anayasal olarak kesinleştirilmesidir.”

***

Böyle bir açıklama “Siyasi tarihimizde bir ilktir!” Bu sözler suçtur!.. Çünkü bizzat Anayasa’nın korunması için yemin eden bir kişi, “Anayasa’yı tanımadığını” ilan etti. Yetkisi yokken, fiili olarak “Türkiye’nin yönetim şeklini” değiştirdiğini itiraf etti.
“Ben değiştirdim. Siz yasal düzenlemesini yapın!” diyerek darbecilerin üslubunu kullandı.

***
1982 Anayasası değişmedi. Anayasa’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin “parlamenter demokrasiyle” yönetildiği, erkler ayrımına inanan, sosyal, laik bir hukuk devleti olduğu yazıyor. Cumhurbaşkanının görevi ve yetkileri aynen duruyor. AKP kurucusu Abdullah Gül aynı Anayasa maddesinin verdiği yetkilerle görev yaptı.

Değişen tek şey, 2007 sonrasında cumhurbaşkanının halk tarafından seçilme şekli. RTE, 2014’te katılım oranına göre toplam oyların %38’i ile cumhurbaşkanı seçildi. “Beni halk seçti” diyor. Ama aynı halk, 7 Haziran’da “beni başkan seçin” diyen RTE’ye hayır dedi. Başkan olmasına müsaade etmeyen “%60 seçmen” de milli iradedir.

***

“Fiili durum yaratmak”, ben yaptım oldu demektir. “Halkın üzerinde kurduğu vesayeti” açıklamaktır. Yani “Hukuku, meşruluğu, halkı ve TBMM’yi yok saymak”, “Demokrasi, haklar, özgürlükler ve kuvvetler ayrılığını kabul etmiyorum” demektir.
Askerlerin yaptığından farklı değildir.

Anlaşılan o ki; RTE’nin üzerinde üniforma yoktur, ama kafasında darbecilik vardır.

***

Galiba RTE, Türkiye’yi “MUZ CUMHURİYETİ” olarak kabul ediyor. “Ülkenin yönetim şekli değişmiştir” demek, ya akıl tutulması ya da gerçek planın dışa vurumudur.

***

Cevaplanması gereken soru, RTE bu darbe planını kime dayanarak yapmıştır.

Kaçak sarayındaki binlerce güvenlik gücüne mi? Yoksa tüm sırlarını bilen MİT’in başındaki yakın dostuna mı?

***
Bu memlekette aklı başında kimse yok mu?

RTE’nin Rize’de yaptığı konuşmaya tepki gösterecek, hukuka saygılı, parlamenter sisteme inanmış, demokrasi isteyen bir yargı mensubu da mı yok?

Ey halkım sesin niye çıkmıyor?!.