İçinden çıkılmaz bir karanlığa gömülüyoruz!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Bildiğimizi tekrarlayalım.

1-RTE bu ülkeye, sadece kendi geleceğin açısından bakıyor...

-Kendini, bu yurdun ve yurttaşların beklentilerini çözmekle zorunlu hissetmiyor.

-RTE konumuna ve anayasal yetkilerine bakmadan ülke adına değil, ancak kendi çıkarı için planlar yapıyor...

-Vizyonu kıt, ihtirasları güçlü olunca aklıyla değil, kaprisleriyle talimatlar veriyor...

-7 haziran travmasını atlatamadığı için seçmenlere köpürüyor...

-Mutlak iktidarını tekrar ele geçirmek adına Türkiye’yi “erken seçime” götürmeye çalışıyor...

Bu nedenle yaktığı ateşe “benzin dökerek”, ülkeyi yangın yerine çevirmekten geri durmuyor!..

Sorumsuzca ve nefretle topluma bakıyor!

• • •

2-Davutoğlu, RTE’nin vesayeti altında...

-Kişiliği gelişkin biri gibi davranamıyor!..

-Aslında başbakan olduğunun farkına henüz varmış değil...

-RTE’den aldığı talimatları harfiyen uygulamakla yükümlü bir yönetici olduğunu zannediyor...

-Ülke kan gölüne dönüştü. Hâlâ ne yapacağını bilemiyor...

-AKP’nin genel başkanı gibi değil, emanetçisi gibi davranıyor...

-Yaratıcılığı yok, çömezliği çok!..

-Nutuklarındaki “ses tonu” bile yapmacık olduğunu gösteriyor...

-Hükümetin başı(ymış!) gibi görünüp de gerçek yönetenin RTE olduğunu bilerek küçülüp kayboluyor...

• • •

Bir haftada 45 yurttaşımız can verdi...

Her yerde bombalar patlıyor.

Terör azdı!

Daha doğrusu bilinçli olarak azdırıldı!..Sahilde, yolda, sokakta, meydanda her an patlayacak bir bomba korkusu ile yaşar hale geldik...

Gece evlerinde uyurken polislerin kafasına kurşun sıkılabiliyor...

Yolda giden askere çapraz ateş edilebiliyor...

Terör kırsal alandan kentlere sıçratıldı!..

• • •

Korku aldı başını gidiyor...

Bu durum sosyal yaşantıyı da vuruyor...

Aylardır münfesih hükümet ülkeyi yönetiyormuş gibi yapıyor...

Bu nedenle ekonomi yere yapıştı...

• • •

Tablo böyleyken;

RTE’nin Çin seyahati öncesi buyurduğu “çözüm süreci bitmiştir” tehdidi ile HDP’nin kapatılması talebi ve “yöneticilerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması” talimatı, memleketi bir anda kör kuyunun içine atmıştır.

“Benden sonrası tufandır”diyen bu karanlık gidişatla ülke, adeta “bölünme noktasına”getiriliyor...

Bir taraftan yeni hedefler konularak IŞİD vahşeti unutturulmaya çalışılıyor, diğer taraftan terörün tek faili olarak “seçilmiş bir parti olan HDP’nin“ üzerine gidiliyor.

• • •

Hedef saptırmaktaki amaç, RTE’nin bitmeyen hırsı ve beklentisidir...

Yani başkan olma hayalidir...

Bu hayal HDP’nin “seni başkan yaptırmayacağız” politikasına duyduğu kızgınlıktır.

AKP ve RTE, HDP’den hınç almaya çalışıyor...

HDP’nin %13.5’luk oyu RTE’nin başkanlık beklentisini yok etmekle kalmamış, mutlak iktidardan da etmiştir.

• • •

Görülen o ki; RTE o kadar büyük bir travma yaşıyor ki,derin ilişkilerini insanlık ve ülke aleyhine kullanmaktan geri durmayacak!..

Zaten figüran olan Davutoğlu’nun konuşmaktan başka yapacağı bir şey yok...

• • •

Bilinsin ki; ihanete kadar gidebilecek bu tutum, Türkiye’yi cehennem ateşine atar.

Terör sadece güneydoğuda kalmaz. Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere sıçrar.

İstanbul’da çıkacak olayları da durdurmak mümkün olmaz..

Çünkü o kentte hâlâ polis ve itfaiyenin girmediği ve bilmediği sokaklar var.

15 milyonluk kentte güvenliğin sağlanamaz hale gelmesi ülkede önü alınamaz bir iç savaşın çıkmasına neden olabilir!..

Bu durumda AKP IŞİD’çilere güveniyorsa yanılıyor. Sallanan kılıçlar, patlayan bombalar AKP’li diye ayırmaz.

• • •

Böyle bir tabloda ülke umutla yeni bir hükümet bekliyor...

Oysa Davutoğlu ve RTE’nin böyle bir niyeti yok!..

Çünkü onlar kendilerini bu ülkeye ait hissetmiyorlar!..

Onların amaçları başka!!