İki kulüp, iki başkan, aynı tas aynı hamam
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN

Fenerbahçe Genel Kurulu’nu, Beşiktaş da mali kurulunu yaparak içinde bulundukları durum hakkında kamuoyunu oldukça iyi aydınlattılar!

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım vesayetinin devam edeceği ve her şeyin onun kontrolü altında olduğu, hatta mağdur birisi kulüpte olacaksa gene bunun da kendisinin olacağını beyan etti.
Beşiktaş’ta ise mali kongre olmasının özelliği yanında, gene kürsünün önünde her seçimde olduğu gibi aynı model insanların varlığı ve sevgili başkanlarına ve yönetime eleştiri getirecek olanlara karşı saldırı hazırlığı içinde olmaları ve bunu gerçekleştirmeleri, devam eden her şeyin aynı olduğunu ortaya koymuştur. İbra için yapılan ayak oyunları ise komik bir durumdu.
Bir de Beşiktaş’ın kurul içindeki organizasyonları yönlendiren derin abilerin varlığının her kurulda ortaya çıkması ayrıca tartışılması gereken konu.

Başkanın ibra için sıkışıp genel kurulu erkene alma blöfü sanırım tuttu. İbra tamam, seçim falan yok tabii...

Fenerbahçe için en önemli konu bana göre Hulusu Belgü’nün başkan adayı olarak seçime girmesidir.

Son kongredeki en önemli olaydır...

Hiçbir gurubun veya ekibin yönlendirmesine tabi olmadan kendi iradesiyle böyle bir hamle yapması Fenerbahçe için büyük bir kazançtı.

Vesayete karşı çıkmak önemli bir çıkıştı ve birilerinin bunu yapması gerekirdi.

Beşiktaş için en önemli farklılık; genç sporcuların genel kurula katılarak konuşma yapmaları ve artık sürecin takipçisi olma hamlelerinin ortaya çıkmasıdır.

Sanırım artık farklı başkan profillerinin ortaya çıkması beklenecek bir durum haline gelecektir.
“Feda” sloganının içinin nasıl boş bir kavram olduğu 950 milyon borçla ibra edilmiş oldu!

Başkanın her şeyi yeni stadın içine gömerek kendini aklama girişimi, hem kulübe, hem de stata zarar vermektedir.

Hele hele yönetici olarak görev yapan birinin kendi ticari yapısını stat içinde kullanması; hem haksız rekabet olarak yanlış, hem de ahlaki değildir.

Fenerbahçe Kongresi’nde en kötü görüntü, Ali Koç’un Aziz Yıldırım’ın vesayetine tabi olarak başkanlığını açıklamasıdır, Aziz Yıldırım’ın Ali Koç’un gelecekte başkan olacağı konusunda açıklama yapması ise hem Fenerbahçe Kongresi’ne ve genel kurul üyelerine saygısızlık, hem de Ali Koç gibi birinin hiç ihtiyacı yokken bu süreçte Aziz Yıldırım’a malzeme olmasıdır.

Tabii mahkeme süreci ve Aziz Yıldırım’ın başkanlığı ne zaman bırakacağı ayrı muamma.
Beşiktaş Başkanı’nın gene hoca arayışlarındaki kurgusu, neye mal olacağı belli olmayan süreç.

Aziz Yıldırım’ın İtalyan direktör hamlesinin, sadece genel kurul için yapılan ve “en azından şimdilik” olarak kayda geçecektir.

Çünkü Yıldırım gene kendi transferlerini yapmaya devam ediyor.

Her iki kulüp yabancı yasağının kalkması ile mali olarak rahatlamaları açısından büyük bir şansa sahipler.

Eğer maliyetleri düşürecek hamleler yapıp ve iç piyasadaki oyuncu maliyetlerini düşürüp, hatta “TL” cinsinden ödemelere geçerlerse, hem Türkiye futbolu açısından, hem rekabet açısından çok önemli bir kazanç olacaktır.

Bu maliyetler sadece menajerlere ve onun bağlantılarından başka kimseye bir yarar sağlamamaktadır.

Artık futbolcuların vergilerini kulüplerin ödemelerine de son verilmelidir. Avrupa’da olduğu gibi; ya futbolcu vergisini ödesin, ya da ücretinden kesilerek kulüp ödesin.

Anlaşılan vesayetlere devam kararı her iki kurulda da ibra edildi.

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım.

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman.

Aynı tas, aynı hamam...