İkinci Şansı hak eden kazandı
TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ
Türünün hakkını veren ve romantik-komedi severlerin sinemada keyifle izleyebileceği bir film. Tebrikler Özcan Deniz. On sekiz sene sonra da olsa artık bizim de bir ‘You’ve got mail’imiz var

Romantizmin dozu yükseldiğinde komediye, komedinin dozu yükseldiğinde romantizme pas atan filmlerdir romantik-komedi türü filmler. Doğru çekilmiş bir romantik-komedi filminde bu pasların zamanlaması önemlidir, karakterlerin karton gibi durmaması, diyalogların kulağa hayatın içinde konuşulur gibi gelmesi gerekir. Ama belki de hepsinden önemlisi başroldeki kadın ve erkeğin arasındaki kimyanın tutmasıdır.

Bu sefer oldu
Türkiye’de bu tür filmler her sene inatla deneniyor. Özellikle reklam dünyasında kariyerini sürdüren ve cin fikirlerle dolu, özgüvenleri patlayan metin yazarları ile reklam film yönetmenleri tarafından denenmiş yüzlerce senaryo nüshası bulunuyor. Biliyorum çünkü bir zamanlar ziyadesiyle okudum. Ama biri bana deseydi ki, bu türü çözecek olan da doğru bir şekilde uygulayacak olan Özcan Deniz’dir, diye, inanmaz hatta onunla dalga geçebilirdim. Ama sanırım bu sefer Özcan Deniz bizimle dalga geçti. Yerli popüler yönetmenlerin filmlerinin basın gösterimlerine gittiğim zaman derin bir nefes alır, yönetmenin kim olduğunu ve daha önce neler çektiğini unuturum. İkinci Şans filmi için de aynı yöntemi uyguladım. Sonunda ise filmi sevdim.

İncelikler yüzünden
Neden sevdim? Her şeyden önce incelikler yüzünden. Nedir bu incelikler? Örneğin bu filmde bahsi geçen eski bir avizenin bir saat sonra tekrardan gündeme gelmesi ve olan biten her şeyle mantıklı bir bağlantısının kurulması. Veya örneğin Nurgül Yeşilçay’ın matematik dersinde sınıftaki öğrencilerine matematik formülü anlatırken bu formülün Özcan Deniz ve ilişkileri hakkındaki bakış açısına gönderme yapması. Filmde gösterdiği ve gönderme yaptığı noktaları atlamayarak, senaryo içerisinde o anların ve nesnelerin hakkını vermek veriyor. İşte bu incelikler Türk filmlerinde pek alışık olmadığımız şeylerdir. Çünkü çok kolay değildir.

Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz’in Asmalı Konak dizisinde yakaladıkları kimya bu filmde tekrardan doğmuş. Son derece senkronize ve akıcı bir oyunculukla birbirlerinin hamlelerine alan tanıyarak yarattıkları karakterler son derece sevilesi. En başta bahsettiğim romantizm ve komedi paslaşmalarının zamanlamaları ve dozları yerli yerinde. Sonuç olarak, İkinci Şans türünün hakkını veren ve romantik-komedi severlerin sinemada keyifle izleyebileceği bir film. Tebrikler Özcan Deniz. On sekiz sene sonra da olsa artık bizim de bir ‘You’ve got mail’imiz var.


***

Modern korku filmi

ikinci-sansi-hak-eden-kazandi-211947-1.

Korku Seansı (The Conjuring) ve Ruhlar Bölgesi (Insidious) seri filmlerinin korku sinemasında yeni bir ekol oluşturduklarını düşünüyorum. Yönetmenlerin nakış gibi işledikleri olay örgüsü, kamera hareket ve açılarını olay anı ile işlevselleştirmeleri, sanat yönetimi anlayışı, karakterlerin tanımlanabilir ve empati kurulabilir adeta drama film karakterleri gibi derinlikli oluşları, bu filmlerin ortak özelliklerinden bazıları diyebilirim. Bu ekole emin adımlarla giriş yapan yönetmenlerden biri de Oculus, Hush, Before I wake filmlerinden hatırlayacağımız Mike Flanagan. Etkili senaryosu ve yönetmenliği ile neredeyse ölmüş olan Ouija korku film serisini tekrardan ayağa kaldıran yönetmen şu ana kadar çekilmiş serinin en iyi filmine imza atıyor. Kült film havasındaki prodüksiyon tasarımı, ışığın yoğun atmosferi, istikrarlı ilerleyiş hızı ile bunu başarıyor. Yönetmen Before I wake filminde ortaya koyduğu eforu bu filmde de devam ettirerek korku sinemasına yeni bir soluk oluyor. Bu tür filmlerde genellikle önemsiz birer figür olarak konumlanan, hiçbir şekilde empati kuramadığımız karakterleri işlevsel kılan yönetmen karakterleri ayağa kaldırarak tanımlanabilen bir drama içinde ete kemiğe büründürüyor. Gerçi daha ziyada gerilim filmleri demenin daha doğru olabileceği bu filmlerin korku olarak pazarlanması ne kadar doğru olduğu ayrı bir tartışma konusu.Ve filmin yapımcısı vizyonuna ve yeteneklerine hayran olduğum Jason Blum. Evet gene o.