İkinci Waliz’le yola çıkmak
12.07.2018 10:11 BİRGÜN KİTAP

Nilüfer Kaya

Küçük İskender’in İkinci Waliz’i haziran ayında Can Yayınları’ndan çıktı. İskender’in şiir, günlük türü ya da türler üstü diyebileceğimiz metinlerinden oluşan bu ‘waliz’ serisi şairin iç yolculuğundan derlediği duygu ve düşünce durumlarının yoğun bir özeti niteliğinde. Bazen bildiğimiz küçük İskender şiirlerindeki yoğun, kışkırtıcı ve çarpıcı dizeleri andıran bazen yaşanan acıların izdüşümüne ayna tutan genelde şiirsel diyebileceğimiz anlatılardan oluşuyor İkinci Waliz.
Yüreğinde ve aklında biriktirdiklerinden yola çıkarak ‘waliz’ini anılarla, düşlerle ve yaşananlardan arta kalanlarla doldurmaya çalışan şairin güncel siyasi atmosfere yönelik yorumları, aşkları, anıları dostlar, şehirler ve kitaplar kendi hızında akıyor sayfalardan. Yazıldığı tarihlerin belirtilmesi kitabın günce tadında okunmasını sağlıyor ve şairin içsel yolculuğuna zamansal açıdan da yakınlaşabiliyoruz böylece.

Kitabın sonundaki teşekkür notuna şöyle bir ifade eklemiş şair:
“Bu seri kitaplardaki kimi kelimeler ve ifadeler yaşadığımız coğrafya nedeniyle maalesef bir şeylere uygun hale getirilmiştir. Metinlerin asılları güzel günlerde denetimsiz yayınlanmak üzere koruma altındadır.”

Kısaca bir otosansürden geçmiş olduğunu anlıyoruz küçük İskender’in bu seri kitaplarının. Yine de cesur kalabilmiş yine de toplumsal normları aşabilmiş yanları dikkat çekici elbette. Hep de böyle kalacağını düşünüyorum. Çünkü sansür kültürel ve sosyal hayatımızda artık kaçınılmaz hale gelmiş durumda.

Şairin poetik birikiminden çok renkli izler taşıyan bu metinleri, 2 Ekim 2016 ve31 Mart 2018 tarihleri arasında kaleme alınmış. Cevap aramaktan çok, soru sorma ya da cevabı aranan soruyu farklı şekillerde sorma alıştırması monologlarla kesilen diyaloglarla çok katmanlı ilerliyor:

“Kalbi bozulan birinin beyni huzur değil, mutluluk arar.
Celladıma danışmam lazım!: Neden hep suç ve
suçluluk duygusu üzerinden şekillenir inançlar ve
neden en keskin tavır ‘inancımı sorgulayamazsın’
cümlesinde can bulur?”

Aforizmik anlatımı seven şairin bu kitabında felsefi derinliği olan ve anlatımı şiirselleştiren cümlelerin altı çizilebilir. Ki bazıları koyu yazılarak vurgulanmış zaten. Bunlardan biri kitabın kapağında da yer alıyor:

“İnsan lüzumsuz bir eşyadır zaten.” (s.12)

“Mutluluk bir davranış biçimidir.” (s.47)

“Dünya, tanrının intihar girşimidir.” (s.73)

“İnsan, zapt zor bir çürümedir.” (s.95)

“kötülüğün nedeni, iyiliğin fazla abartılmasıdır bazen.” (s.60)

Günlük hayatın paradisi şehrin sokaklarında yaşananlar şairin yolculuğunda izler bırakırken ‘waliz’deki yerini de alıyor elbette:

“(…)Televizyonda haberlere bakmadım- bu
coğrafyada haberlerin tamamı zehirli. Sağlığı tehdit
eden bir bilgi çuvalına giremem- girmemeli.
Sokaktan, kapalı perdeler ardından geçen tavesti
telefonda birine bağırdı demin:
-Delikanlılığı sana ben öğreteceğim!” (s. 35)

Gecenin acımasız karanlığında gezinen şairin normların dışına taşan hayatından izler taşıyan aşkları, uyanışları, alkollü gecelerin sabahındaki esriklikten izler taşıyor:

“Ne kadar üzüldüysem o kadar tarihe geçtim.” (s. 83) diyen şairin politikacılara, siyasi iktidarın ideolojisini inşasına yönelik keskin eleştirileri kişisel olanlar toplumsal olanın saydam sınırlarında cesaretle geziniyor:

“Bombalar patlıyor, etler havada uçuşuyor, insanlar
gözaltına alınıp tutuklanıyor, baskı/ sansür/ yasak üç
yanı dinle çevrili ülkeyi başka bir ahlak
organizasyonuna, maneviyat despotizmine sürüklüyor.” (s. 67)

Bu yaz küçük İskender’in kışkırtıcı metinlerini okumak isteyenler ‘walizserisi’ni göz ardı etmesin bence. “Tenimin bütünlüğüne teşekkür borçluyum” (s.124) diyen şaire biz de sana teşekkür borçluyuz diyerek bu yazı vesilesiyle geçmiş olsun dileklerimi de iletmek isterim…