Anasayfa YEŞİL BİRGÜN İklim değişikliği sulak alanları yok ediyor

İklim değişikliği sulak alanları yok ediyor

Son 50 yılda Türkiye’de 3 Van Gölü büyüklüğünde sulak alan yok oldu. Bu alanların yönetilmesi, iklim değişikliği de baz alındığında hayati önem taşıyor

Sulak alanların iklim değişikliği karşısındaki önemi oldukça büyük. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), bu yıl Dünya Sulak Alanlar Günü’nde iklim değişikliğiyle birlikte dünyada ve Türkiye’de yaşanan sulak alan kaybına dikkat çekiyor.

Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleri olan sulak alanlar, yüksek karbon depolama özellikleriyle iklimin düzenlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Örneğin, turbalıklar, topraktaki karbonun %42’sini depoluyor. Tuzlu bataklıklar ve kum tepeleri, fırtınalara karşı koruma sağlıyor. Kıyı sulak alanları, kıyı çizgisini sabitliyor, dalgaların ve fırtınanın şiddetini azaltarak kıyı bölgelerde yaşayan halkı sel, su baskını gibi can ve mal kaybına yol açan felaketlerden koruyor. Sulak alanlar aynı zamanda, su döngüsünü destekliyor, suyu arıtıyor, yeraltı suyu kaynaklarını besliyor ve tarım arazilerinin verimliliğini artırıyor.

Yönetim çok önemli

Ancak sulak alanlar, özellikle de kıyı sulak alanları iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ekosistemlerin başında geliyor. Ülkemizin de bulunduğu Akdeniz kuşağında iklim değişikliği ile sıcaklıklar arttıkça yağışlar azalıyor, sulak alanlar kuruyor, milyonlarca insan susuz kalma riski yaşıyor ve doğal hayat fakirleşiyor. Büyük Menderes Deltası, Yumurtalık Lagünü, Göksu Deltası gibi biyolojik çeşitlilik bakımından zengin sulak alanlarımız kıyı sulak alanı olmaları nedeniyle hassas konumda. Bu nedenle, sulak alanların iyi yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Sanayi öncesi döneme göre günümüzde sıcaklıklar 1C arttı. 1955’ten bu yana ise, evsel su kullanımı %200, sanayide su kullanımı ise %130 arttı. Sıcaklıkların 1 derece daha artması, buğday üretiminin %17 azalması, deniz seviyelerinin 50 cm yükselmesi, özellikle küçük adalarda yaşayan 30-80 milyon insanın sel baskınlarından zarar görmesi ve Akdeniz’de kuraklıkla birlikte tatlı su kaynaklarının %17 azalması ve daha fazla sulak alan ile sucul biyoçeşitliliğin yok olması anlamına gelecek.

‘Çaresiz değiliz’

Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan WWF Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem şunları söyledi: “2050 yılına kadar Akdeniz Havzası’ndaki deniz seviyesinin 9.8 cm ila 25.6 cm yükselmesi bekleniyor. Deniz seviyeleri yükseldiğinde tuzlu suyun, kıyı sulak alanlarına karışarak bu alanların, özellikle de küçük sulak alanların ekolojik karakterini değiştirme riski var. Kuraklık, aşırı su kullanımı, alan kullanım değişiklikleri, kirlilik gibi etkenlerle birlikte sulak alanların yok olması yalnız biyoçeşitlilik kaybına yol açmayacak, tarım, balıkçılık gibi sosyo-ekonomik faaliyetler de olumsuz etkilenecek. İnsan faktörünün bu alanlar üzerindeki olumsuz etkisini asgari düzeye çekmek, sulak alanları akılcı bir şekilde kullanmak ve korumak zorundayız. İklim değişikliğinin etkileri karşısında çaresiz değiliz!”

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,709AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

JES’lerin zararlarını raporladılar

Germencik Çevre ve Doğa Derneği’nin 30 üyesi, Germencik ve Buharkent başta olmak...

Batı’ya öykünmedik, kendi suyumuzdan içtik

Baba Zula, Eylül ayında yayımlacağı yeni albüm öncesinde...

Kamuda israfın bilançosu: Faiz

2017’de faiz lobisi ile mücadele adı altında halkın önüne başkanlık sistemi kondu....

KDV istisnası, vergi muafiyeti, faiz desteği: Yandaşa büyük teşvik

Ekonomideki kötü gidişat her geçen gün etkisini artırırken Hükümet, yandaş şirketleri krizden...

Moody’s, 11 Türk şirketinin kredi notunu düşürdü

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, geçen Cuma Türkiye'nin kredi notunu düşürmesinin ardından, 11...

Dünya Mülteciler Günü’nde karamsar tablo: Mülteciler hem mağdur hem fail

Bugün 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü. Türkiye dünyada en fazla mülteciye ev...

Tecavüzcü profesöre emeklilik ödülü

Dilek YeğinSahibi olduğu Vcom Hayvan Hastanesi’nde ...

İntihar

Adını duydunuz, sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafını gördünüz mü, bilmiyorum. Görmedinizse, o...

Netflix üyelik ücretlerine zam

Netflix, Türkiye dahil 20 Avrupa ülkesinde üyelik ücretlerinde artışa gitti. Üç ayrı...

Radyoaktif atıkların Türkiye’ye nakli mümkün: Ülke radyoaktif çöplüğü olacak

Dilek YeğinTürkiye, 1997 yılında imzaya açılan ve...

Sonraki haber