İklim değişikliğine sığınma, riski planla
11.08.2018 09:39 ÇEVRE

Ordu’daki felaketi “doğal afet” diye geçiştirmeye çalışan Bakan Kurum, “Altyapılar hiçbir zaman bu yağışlara göre hesaplanmaz” dedi. Doç. Balaban: Bilimsel yöntemlerle risk planlanarak felaketlerin önüne geçilebilir.

Bir kişi yaşamını yitirdiği, 500 bin kişinin etkilendiği, 700 ton civarında fındığın zarar gördüğü Ordu’daki sel felaketinin bilançosu ortaya çıktı. Belediye Başkanı 10 milyonluk toplam zararın tespit edildiğini açıkladı. Dere yataklarının değiştirilmesi, suların önüne set gibi kurulan Karadeniz Sahil Yolu, HES ve doğanın tahrip edilmesinin yol açtığı felaketi siyasi iktidar ve yetkililer ‘doğal afet’ diyerek savuşturmaya çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Tabii ki bu altyapılar hiçbir zaman bu yağışlara göre hesap edilemez” ifadelerini kullandı.

Şehir Bölge Planlamacısı OTDÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Balaban altyapı hizmetlerinin değişen iklim koşulları gözetilerek güncellenmesi gerektiğini söyledi. Altyapıların yeni sistemlere göre düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Doç.Dr. Balaban, “İklim değişikliği dediğimiz olgu, bizim alışık olduğumuz, yani önceki deneyimlerimize dayalı olarak bildiğimiz ve kayıtlarımızda var olan iklimsel olayların şiddetinin, sıklığının ve içeriğinin ciddi biçimde değişmesini ifade eder. Dolayısıyla artık eski bilgilerimiz pek geçerli değil. Altyapı hizmetlerini ve buna ilişkin sistemlerin kapasitesini planlarken eski bilgilerimiz yeterli gelmiyor. O yüzden eski bilgilere göre planlanmış sistemler yeni durumlar karşısında yetersiz kalabiliyor” dedi.

İklim değişikliğine uyum göstermemiz gerekli ve bunun için politikalar geliştirilmeliyiz” diyen Balaban, “İklim değişikliği ile mücadelenin iki temel ekseni vardır. Birincisi iklim değişikliğini önleme ekseni, bu eksen, gelecekte yaşanacak iklim değişikliğini belli bir seviyenin altında tutmayı hedefler. İkincisi ise iklim değişikliğine uyum diye ifade ettiğimiz politika eksenidir. Bu ise, yaşanmakta olan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum göstermekle ilgilidir. Bu ikinci eksendeki çalışmalar, tam da bu son günlerde deneyimlediğimiz türden olay ve durumlarla baş edilmek için kendimize nasıl çekidüzen vermemiz gerektiğini belirler” şeklinde konuştu.

Bilimsel veriler hazırlanmalı

Uyum çalışmaları için altyapı planlamasının bilimsel öngörüler ışığında yapılması gerektiğini belirten Balaban, “Olması gereken şudur; biz, ülke olarak, iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğiz? Yağış rejimleri nasıl değişecek? Sıcaklıklar hangi uç noktalara gidecek? Bu ve bunun gibi durumları tahmin etmeye yönelik bilimsel araştırmalara öncelik vermeliyiz, bundan sonraki altyapı ve üstyapı plan ve programlarını da bu yeni tahmin ve veriler ışığında gerçekleştirmeliyiz” dedi.

Risk azaltma planlaması eksik!

Risk azaltma planlarının yapılmasının yaşanacak olumsuzlukları azaltacağını ifade eden Balaban “Önemli olan yaşadığımız son olaylardaki can ve mal kaybını azaltmaktır ve bu yapılabilir bir şeydir. Bu tür olayların ne sıklıkta, ne düzeyde yaşanacağına ilişkin bilimsel tahminleri gerçekleştirip, bunları veri alarak yatırım ve hizmetleri planlamak gerekir. Bunların yanı sıra bir de risk yönetimi ve risk azaltma planlaması yapılırsa, bu tür olaylarla yine karşılaşırız ama olumsuzlukları, can ve mal kayıplarını daha katlanılabilir bir düzeye indiririz” diye konuştu.