-Reklam-
Anasayfa GÜNCEL İktidarın şansı çok zayıf

İktidarın şansı çok zayıf

Diyarbakır, Mardin ve Van’da son yerel seçimi kazanan başkanlar görevlerini 2,5 yıl sürdürebildi. Yerlerine kayyum atandı. Bu illerde seçim sonuçları bu yönüyle ayrı bir önem taşıyor

Sezgin TÜZÜN

2011 yılı milletvekili genel seçimlerinde yüzde 10 gibi yüksek seçim barajı nedeniyle bağımsız milletvekili adayları olarak seçime katılıp kazanan HDP milletvekilleri (o dönemde partinin adı Barış ve Demokrasi Partisi’ydi), illerinde kayıtlı her dört seçmenden ikisinin oyunu alarak bunu gerçekleştirdi.

Hem de illerde birden çok milletvekili seçilmesini ve Meclis’te parti grubu oluşturmayı mümkün kılarak.

6360 Sayılı Büyükşehirler Yasası, 2014’de, nüfusu 750 bini aşan Diyarbakır, Mardin ve Van’ı 30 büyükşehir arasına kattı. 2014 yerel yönetim seçimlerinde BDP’nin adayı olarak Gülten Kışanak seçmenlerin yüzde 43’ünün oyunu alıp, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Ahmet Türk bağımsız aday olarak kayıtlı seçmenlerin yüzde 42,1’inin oyuyla Mardin Büyükşehir belediye başkanı olurken, Bekir Kaya da BDP adayı olarak seçmenin yüzde 41,5’i tarafından desteklenerek Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Ne var ki; bu üç büyükşehir belediye başkanı seçilmelerinden -yaklaşık- iki buçuk yıl sonra, kendilerine “ne istediniz de vermedik?” diye seslenilen Fetullahçıların 15 Temmuz Askeri Darbe Girişimi sonrası ilân edilen olağanüstü hal kapsamında görevlerinden alınarak, yerlerine Cumali Atilla, Mustafa Yaman, Mehmet E. Bilmez kayyum atandı.

İlginizi çekebilir:  AKP'den İYİ Parti'ye geçen belediyede 41 bin 155 TL höşmerim borcu

Şimdi 31 Mart 2019’da tüm diğer büyükşehirlerde olduğu gibi yeniden Diyarbakır, Mardin ve Van’da beş yıl için, yeni büyükşehir belediye başkanları seçilecek. Tıpkı 30 Mart 2014’te olduğu gibi. Merak edilen, seçimleri kimin kazanacağı ve olağan ortamda seçilen bu belediye başkanlarının görevlerinde kaç yıl kalabilecekleri?

KAYYUM ALANI ODAĞI: DİYARBAKIR

Diyarbakır’da 2011 yılı milletvekili genel seçimlerinde her dört seçmenden biri AKP’ye oy verirken, biri de seçimde oy kullanmıyor. Dört seçmenin diğer ikisi ise, Meclis’e girebilmek için bağımsız aday olan HDP’lilere oy vermiş. Sonuç olarak 2011 seçimlerinde Diyarbakır’da sadece iki parti öne çıkıyor: HDP ve AKP.

HDP toplam kayıtlı seçmenlerin yüzde 48,2’sinin oyunu alırken AKP yüzde 25,1’inin oyunu alabilmiş. Seçmenlerin yüzde 21,8’i ise ya sandık başına gidip oy kullanmamış ya da geçersiz oy kullanmış. Seçmenlerin yüzde 4,9’u da, CHP / MHP dâhil seçime katılan tüm diğer partilere oy vermişler. Sonuç olarak Diyarbakır seçmenleri 2011 seçimlerinde üç ana gruba bölünmüş görünüyor; HDP’yi destekleyenler (% 48,2), AKP yanlıları (yüzde 25,1) ve seçmeyenler (yüzde 21,8).

Bu üçlü siyasal yapı, 2014 seçimlerinde açık ara farkla HDP adayının büyükşehir belediye başkanı olmasını sağlıyor. Ama süreç devam edip 2018 seçimlerine uzanıp 2019 yerel yönetim seçimleri öncesinde, tablodaki dağılımı yansıtarak, 2011’e göre daha da büyüyen bir farklılaşma ortaya çıkarıyor.

2011 seçimlerinden 2018 seçimlerine AKP, hem de Cumhur İttifakı olarak (içinde 1 puanlık MHP’de var) kayıtlı seçmenlerin yüzde 25,1’inden yüzde 17,5’ine geriliyor. Seçmeyenler de yüzde 21,8’den yüzde 19,4’e düşerken, diğer parti seçmenleri oranı ise artıyor; yüzde 4,8’den yüzde 9,1’e. Bu artışta en büyük pay 2018 seçimlerinde bağımsızlara (HDP bu seçime parti olarak katıldığı için) verilen 3 puanlık seçmen desteğinden geliyor.

2018 seçimlerinde Diyarbakır’ın orta üst ve daha üst statülü mahallelerinde oturan kayıtlı seçmenlerin yüzde 25’i içinden 4,8 puanı Cumhur İttifakı’na, 13,3 puanlık kesimi de HDP’ye oy verirken; orta ve orta alt mahalllelerde yerleşik yüzde 50,9’luk seçmen kitlesinin 8,3 puanı Cumhur İttifakı’na, 28,4 puanlık ana kitlesi ise HDP’yi destekliyor. Alt ve en alt statülü mahallelerin Diyarbakır’da ağırlığı yüzde 24,1 ve bu kesimdeki HDP’liler de 12,3 puanlık bir büyüklükle öne çıkarken, Cumhur İttifakı’nın bu kesim içindeki desteği ise 4,4 puan düzeyinde.

Zaman ve mekâna bağlı olarak ortaya çıkan seçmen yönelişlerinin dağılım örüntüsü AKP-Cumhur İttifakı aleyhine ve HDP lehine olan yapısıyla, görünüm olarak, 2019 seçimlerinde ‘Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı HDP kazanacak’ garantisi veriyor. Ama bir başka söylem de; kutuplaşma öğelerinden biri olarak belediye kayyumu Cumali Atilla’nın, Cumhur İttifakı’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapılması ile verilen mesaj seçimi tartışmaya açarken, ‘ya sen seç, ya da biz atayalım’(!) anlamına gelmiyor mu?

İlginizi çekebilir:  AKP istedi, mahkeme ‘inceleyemezsin’ dedi!

BİR BAŞKA HESAPLAŞMA: MARDİN

Mardin’de 2011 seçimlerinin birinci partisi, milletvekilliği adaylıklarını bağımsız koyup seçilen HDP (yüzde 49,1), ikinci partisi AKP (yüzde 25,9), üçüncüsü ise seçmenlerin yüzde 19,3’lük kesimince oluşturulan seçmeyenler, yani seçimde oy kullanmayanlarla seçimde kullandığı oy geçersiz sayılanlardan oluşuyor. Geri kalan (yüzde 5,3) seçmenler ise, içinde CHP ve MHP’nin de bulunduğu çeşitli partilere oy veren heterojen bir grubu oluşturuyor.

2014 yerel yönetim seçimlerine bu ön dağılımla giren Mardin’de, Ahmet Türk,büyükşehir belediye başkanlığını kayıtlı seçmenlerin yüzde 42,1’inin oyuyla, bağımsız olarak kazanıyor. Ancak 2016’nın Kasım’ında Fetullahçı darbe girişimi nedeniyle konan olağanüstü hal uygulamasıyla, Ahmet Türk büyükşehir belediye başkanlığı görevinden alınıp, yerine kayyum atanıyor. Ve şimdi, 31 Mart 2019 yerel yönetim seçimlerinde aynı Ahmet Türk yine Mardin’de ve bağımsız olarak büyükşehir belediye başkanlığı için adaylığını bir kez daha ilân ediyor. Ayrıca Ahmet Türk’ün adaylık başvurusu önünde hukuki bir engel yok ve YSK tarafından bu adaylık da onanmış durumda.

2019 yerel yönetim seçimlerine giderken 2018 milletvekili seçimi sonuçlarına bakarak 2011-2014 yönsemesine benzer bir örüntünün ortaya çıkaracağı sonuca bakılabilir.

2011’in AKP’sinin yerine bu kez Cumhur İttifakı geçiyor ve bu ittifakın 2018’deki oyu da bir önceki orana çok yakın, yüzde 26,3. Aynı şekilde HDP’nin oyu da neredeyse 2011 seçinmlerinin sonucuyla aynı, yüzde 49,5. Seçmeyenler önceki seçime göre 1,1 puan azalırken, diğer parti seçmenlerinde küçük bir artış gözleniyor. Hem de MHP oyları diğer partiler kesiminden Cumhur İttifakı’na kaydırılmış olmasına karşın. Bu da, AKP’nin 2018’de, 2011’e göre az da olsa oy kaybına uğradığını gösteriyor. Ama oy oranlarında ortaya çıkan değişme, bir farklılaşma ortaya çıkmıyor, denebilecek kadar az. Demek ki yaşanan süreç Mardin seçmenlerinde hem AKP’liler, hem de HDP’liler için bir değişme, yönelişlerinde bir farklılaşma yaratmamış.

Mardin’de seçmenler mahalle statüleri ayrımında önemli siyasal yöneliş farklılaşması sergilemiyorlar. Orta üst ve daha üst statülü mahallelerde yaşayan seçmenlerin ağırlığı yüzde 31,3. Bu kesim içinde Cumhur İttifakı destekcileri 8,7 puan, HDP’ye oy verenler 14,8 puan düzeyinde. Yüzde 52,7’lik bir ağırlığı ifade eden orta ve orta alt statülü mahalle seçmenlerinin 13,2 puanlık kesimi Cumhur İttifakı’nı, 26,8 puana karşılık gelen bölümü ise HDP’yi destekliyor. Alt ve en alt mahallelere inildiğinde yüzde 15’lik bir seçmen kitlesiyle karşılaşılıyor ve bunların 4,4 puanı Cumhur İttifakı’na, 7,9 puanı ise HDP’ye oy veriyorlar. Sonuç olarak üst ve alt statülü mahallelerde Cumhur ittifakı, orta statülü mahallelerde HDP kendi ortalama ağırlıklarının az üzerine çıksalar da, bu iki grubun mekâna dağılımı açısından farklılaştığı anlamına gelmiyor.

Özet olarak 2011’den bu yana benzer oransal dağılımla süregiden Mardin’deki ikili ya da üçlü siyasal kümelenme 2014’de olduğu gibi 2019’da da benzer seçim sonucunu doğurursa -ki bunun olasılığı çok yüksek- tarafların birbirlerinin tepkisini bilip isteyerek karşılıklı direndikleri yargısına ulaşmak zor olmayabilir.

DEPREM SONRASI SÜREN DEĞİŞİMİYLE: VAN

Van’da bağımsız adaylarla 2011 milletvekili seçimlerine katılan o günün BDP, bu günün HDP’lileri kayıtlı seçmenlerin yüzde 38,5’inin oyunu alırken, AKP’nin oy oranı yüzde 31,3 olarak gerçekleşti ve üçüncü büyük grup olarak seçmeyenler ise yüzde 22,2’lik bir büyüklüğe eriştiler. Geriye tüm diğer partiler için (CHP’den MHP’ye, Saadet’e ve diğer partilere) yüzde 7’lik pay kaldı. Ortaya çıkan bu dağılım yaşanan deprem sonrası önce dışa, ardından içe yönelen göçle yeniden şekillendi. 2014 yerel yönetim seçimlerinde 6360 sayılı yasayla büyükşehirler kapsamına alınan Van’da ilk büyükşehir belediye başkanlığını BDP’nin adayı Bekir Kaya tüm seçmenlerin yüzde 41,5’inin oyunu alarak kazandı.

İlginizi çekebilir:  AKP, kazandığı yerden kaybetmiştir

Ancak Kaya görev süresinin ortasında, OHAL döneminde, görevinden alınarak yerine kayyum atandı. Dolayısıyla 31 Mart 2019 seçimlerinde Van’da yapılacak büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri iki şeyin; hem 24 Haziran 2018 seçimi sonuçlarının, hem de belediye başkanının yerine kayyum atanması etkilerinin testi biçiminde olacak.

2018 milletvekili seçimi sonuçlarından hareketle oluşturulan mahalle statüleri ayrımında seçmenlerin partilere dağılım tablosu 2011 seçimiyle karşılaştırmalı oy dağılımlarını göstermesinin ötesinde, Van’ın siyasal farklılaşmasının mekâna yansımasını da sergiliyor. İlk saptama AKP’nin Cumhur İttifakı’na dönüşmüş (içinde az da olsa MHP oyu taşıyan) yapısının Van’da 2011’den bu yana oy kazanamayıp tersine oy yitirdiğini, ikinci olarak BDP-HDP çizgisinin azımsanmayacak oy kazanım sürecine girdiğini, üçüncü olarak da seçmeyenler kitlesinin mevcut durumunu koruduğunu gösteriyor.

Siyasal farklılaşmanın mekâna yansıması; orta üst ve daha üst statülü mahallelerde Cumhur İttifakı’na oy veren seçmenlerin genel oranlarının üzerinde ağırlığa sahip olup alt statülü mahallelere doğru gidildikçe bu ağırlıklarını yitirdiklerini gösteriyor. Bir başka deyişle Van’da varsıl mahallelerden yoksul mahallelere, iyi eğitimli bölgelerden az eğitimli bölgelere, görünümü güzel konutların bulunduğu semtlerden görünümü daha az iyi semtlere doğru gidildikçe AKP’nin oy ortalamasının düştüğü görülüyor.

Bu aslında AKP’nin diğer büyükşehirler ve Türkiye genelinde sergilediği görüntü ile zıt bir durum ortaya çıkarıyor. Bu da; üzerinde durulup düşünülmesi gereken önemli bir nokta olmanın ötesinde, HDP’nin Van’daki yükselişini açıklayan öğelerden biri olabilir. Sonuç olarak sosyal farklılaşamanın mekâna yayılma biçimi; yani bölgelerden oransal olarak az yoksul bölgelere doğru gidildikçe oy oranının artıyor oluşu, yapılacak büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde etkili olacak ve HDP’nin Van’da seçimi kazanmasını mümkün kılacak nedenlerin tanımlanması anlamına gelebilir.

NOT: Bu yazıda kullanılan Mahalle Statüleri veritabanı 30 büyükşehirin tüm mahalleleri ile 51 ilin 20 bin ve üzeri nüfuslu yerleşimlerin mahallelerini kapsayan bir VERİ ARAŞTIRMA indeksidir. Bu indeks; yüzde 60 vergiye esas arsa metrekare fiyatları, yüzde 30 mahalle sakinleri ortalama okullaşma süresiyle % 10 ağırlıklı bina görünüm skalası ağırlıklı siyasal veriler de içeren, güncellenen bir veritabanıdır. Yazı, VERİ ARAŞTIRMA A.Ş’nin, mahalle statüleri veritabanından yararlanarak hazırlanmıştır.

- Reklam -

SON HABERLER

Kılıçdaroğlu’na cenazede saldırı

Hakkari’de yaşamını yitiren asker Yener Kırıkçı’nın Ankara'daki cenaze töreninin ardından olaylar çıktı....

Adana’da ‘tüpçü’ diyene de ‘hırsız’ diyene de kapıyı açıyorlar

Adana'da hırsızlık olaylarına karşı bilinçlendirme çalışması yapan polis ekipleri kendilerini "tüpçü" olarak...

Palandöken Barajı’nın boru hattı patladı, Erzurum susuz kaldı

Erzurum'un içme suyu ihtiyacını karşılayan Palandöken Barajı'nın boru hattında meydana gelen patlama...

AKP’den İYİ Parti’ye geçen belediyede 41 bin 155 TL höşmerim borcu

AKP’den İYİ Parti’ye geçen Susurluk Belediyesi’nin 58 milyon TL borcu var. Bu...

AKP’li Yavuz: Aldığımız duyumlara göre YSK, Pazartesi görüşmeye başlayacak

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Aldığımız duyumlara göre YSK Pazartesi...

Oyun bilgisayarı toplamayı düşünenlerin dikkat etmesi gerekenler

Şu aralar bir oyun bilgisayarı mı toplamak istiyorsunuz? O zaman yeni nesil...

Palu ailesi film oluyor

Yönetmen Emin Alper, Palu ailesini konu alan korku filmi çekeceğini açıkladı.

İstanbul’da ‘Yeni Bir Başlangıç’ coşkusu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Maltepe’de düzenlediği “İstanbul’a Yeni Bir Başlangıç"...

İki doğa harikasını yok edecekler!

Doğayı talan eden projelere her gün yenisi ekleniyor. Son olarak Rize’nin Hemşin...

Bahçeli: Bütün oyları alsalar bile vicdanda sorgulanacaklar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP ve MHP'nin İstanbul'daki seçimlerin yenilenmesine yönelik...

Sonraki haber