İlerici Enternasyonal heyecan dalgası yarattı
20.11.2018 08:00 DÜNYA
Sağcı popülizme karşı hem yerel hem kıtalar arası birliktelikler güçleniyor. İlerici Enternasyonal de bu dalganın parçası olarak değerlendiriliyor. Elbette eleştiriler de var

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF @omurkeyif

2016 başkanlık seçiminin Demokrat Parti aday adayı Senatör Bernie Sanders ve Yunanistan’ın eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis, uluslararası bir hareket kuracaklarını açıkladı. ‘İlerici Enternasyonel’in ay sonu resmen ilan edilmesi bekleniyor. Dünyada popülist sağın yükseldiği ve ekonomik eşitsizliğin derinleştiği bu dönemde, söz konusu oluşum heyecan yaratıyor.

ABD’de İlerici Enternasyonal üzerine sohbetleri, ay başındaki ara seçimlerde de başarı kazanan ‘Demokratik Sosyalistler’den ayırmak mümkün değil. Bunun nedeni hem dış politikaya dair bazı görüşleri eleştirilen Bernie Sanders’ın bu oluşumun merkezinde olması hem de Demokratik Sosyalistlerin Amerikan siyasetindeki olası etkilerinin tartışmaya açılması. İki gelişmeyi birlikte ele almamızın sebebi bu.

YENİ BİR DÜZEN ARAYIŞI
2016 Başkanlık Seçimleri döneminde Demokratik Sosyalist aday adayı Bernie Sanders’in gördüğü ilgi, çok fazla kişinin Demokratik Sosyalistler’e katılmasına yol açtı. Üye sayısı 50 bini bulan Demokratik Sosyalistler, bu ay başında yapılan Kongre seçimlerinde de adlarından bir kez daha söz ettirdiler. Pek çok sosyalist aday, önseçimlerde Demokratik Parti’nin adaylıklarını kazanırken, sosyalist Rashida Tlaib ve Alexandria Ocasio-Cortez, Temsilciler Meclisi’ne girmeyi başardı. Eyalet, ilçe ve belediye düzeyinde ise Demokratik Sosyalistler 40 koltuğun sahibi oldu. Kampanyalar sırasında, Amerikan siyasi söylemi için çok radikal sayılabilecek, herkes için sağlık hizmeti, ücretsiz eğitim, zenginlerden yüksek vergi alınması, sermayeye daha fazla kısıtlama getirilmesi gibi talepler dile getirildi. Neoliberalizm, günümüzün küresel ısınma, eşitsizliğin derinleşmesi gibi acil sorunlarına ilişkin çözüm üretemezken, geniş kitlelerdeki yeni bir düzen arayışı, bu görüşlerin ilgi görmesine neden oluyor. Demokratik Sosyalistlerin Demokratik Parti sıralarından seçime girmesi ise bir strateji. Amerikan yerleşik siyaseti içinde Cumhuriyetçiler ya da Demokratlar dışında üçüncü bir partiden seçim kazanmak neredeyse mümkün değil.

Demokratik Sosyalistlerin başarısı sonrası, şimdi Kongre’de bulunan ilerici adaylar tıpkı seçim kampanyalarında olduğu gibi ‘radikal’ söylem ve talepleri sahipleniyorlar. Bu kişilerin sayısının çok az olması nedeniyle şimdilik daha büyük bir etki beklenmiyor ama yerleşik siyaset içinde yok sayılan kavramların dile getirilmesi pek çok kişi tarafından önemli bulunuyor. Tarihçi Vijay Prashad’a göre, sosyalist Kongre Üyeleri Ocasio-Cortez ve Tlaib’in işçi hakları, sağlık hizmeti ve kamu okullarının iyileştirilmesine dair talepleri, sola ihtiyacı olan faal tabanı yaratma imkânı verebilir.

SADECE SAĞ YÜKSELMİYOR
Donald Trump’ın eski danışmanlarından aşırı sağcı Steve Bannon, Avrupa merkezli uluslararası sağcı bir ağ kurdu. Fransa’daki ulusal cephe ve İtalya’daki Kuzey Ligi ile ittifak içinde. Bannon’un Brezilya’daki Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya da destek olduğu belirtiliyor. Dünyada yükselen sadece aşırı sağ değil. Bu sağcı popülizme karşı hem yerel hem de kıtalar arası birliktelikler de güçleniyor. Varufakis ve Sanders’ın başını çektiği İlerici Enternasyonal de bu dalganın parçası olarak değerlendirebilir. Prashad içinde bulunduğumuz bu dönemde, solun tüm stratejilere açık olması gerektiğine inanıyor, Varufakis ve Bernie Sanders’ın sosyal demokratlar olduğunun altını çizerek, hareketin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor, böylesi popüler bir hareketin gerekli olduğunu ifade ediyor.

Öte yandan sol siyasette Demokratik Sosyalistlere de İlerici Enternasyonel’e eleştiriler de yöneltiliyor. Sosyalist PACA üyesi aynı zamanda Washington’da bulunan sol düşünce kuruşuşu IPS’in (Uluslararası Politika Çalışmaları) uzmanlarından Netfa Freeman bu eleştirilerin sahiplerinden. Ona göre, ABD’de Kongre’ye giren Demokratik Sosyalistler, özel şirketler ya da kapitalistler tarafından desteklenmeseler de ABD’de sistemin ezdiği kitleler için etkili olamaz. Çünkü bu kişiler kurumsal siyasetin parçası konumundalar ve kapitalist Demokrat Parti içinde çalışıyorlar. Neoliberalizmle savaşmanın tek yolu, ABD işçi sınıfı kitlelerinin insan haklarına dayanan devrimci alternatif ekonomik yapılar etrafında örgütlenmesi, diyor Freeman.

Freeman’ın İlerici Enternasyonel’le ilgili eleştirileri ise daha çok Bernie Sanders’in dış politika konularındaki görüşlerine dayanıyor: “İlerici enternasyonel eğer Bernie Sanders gibi kişilerce yönetilecekse halkları uluslararası olarak faşizm ve emperyalizme karşı örgütlemek ve mobilize etmenin yolu olamaz. Sanders’in kendisi, ABD dış politikasından bahsederken, Venezuela ve NATO işgalinden önce Libya’yla ilgili gerici ve cahilce küstah ifadeler kullanmıştı. Donald Trump gibi birinin açık beyaz üstünlükçülüğünü kınarken, ABD dış politikasının ırkçı mirasını görememiş gözüküyor.”