İlk işimiz ‘utanmazları’ utandırmak
KADİR CANGIZBAY KADİR CANGIZBAY

“Ne ruhu, ne yüreği, ne de ameli sıradan bir ‘Alperen ocaklı’ olmaya bile yetmemiş ‘nizam-ı âlem’ci bir hafızcıktan, sırf bir iki kelime ‘gâvurca’ biliyor diye bir uluslararası ilişkiler dâhisi çıkartma peşindeler”.
Daha Dışişleri Bakanı da olmamıştı, danışmandı; ama etrafında ‘derin hoca’ efsanesi örülmeye çalışılıyordu ki, ben bu cümleyi kaç defa telaffuz ettim ve de yazdım.

‘Refik’lerinin kendisine ihanetinden bahsediyor: Refiklik ancak reşitler arasında söz konusu olabilir ve de hiçbiriniz reşit değilsiniz; zira hacir altındasınız; yani sözü ve imzası geçersiz elemanlar. İşin vahimi, bunun en az farkında olan da, kendisi.

Duygusal gelişimi gerçekleşmemiş; yani, émotionnel’den ‘affectif’e, ‘affectif’ bazında da ‘cognitif/intellectuel’e ulaşamamış: ‘Emotionnel’, yani ‘heyecansal’ olanın ‘affectif’, yani ‘kişiye dokunan/dokunaklı’ya dönüşebilmesi için, kendisine dokunulacak bir varlığın oluşmuş olması gerekli ve de burada, kendisine dokunulacak bir varlık yok. Elimizdeki, ‘Kutlu Doğum’, ’10 Kasım’ manzumeleriyle ‘Enternasyonal’in sözlerini aynı heyecanla okuyup eteklerini iki yana açacak bir müsamere çocuğu.

Şaşırıyor “Erdoğan beni niye kovaladı” diye, “ben o kadar güzel kaldırabiliyorken eteklerimi her iki yana”.

Binali Yıldırım’ın başbakanlığından söz ediliyor. Oğlu kumarbazmış; annem de nefret ederdi bunların akıl/ahlâk önderleri Necip Fazıl’dan ‘kumarbaz mürayi’ diye. Bence kumarbaz çok daha ahlâklı, borsada oynayandan. Ama ‘İnVeli Şimşek’in ve milletvekili yaptırmak isteyip de beceremediği TCDD genel müdürünün ellerinde 43 Pamukova kurbanının kanları var: ‘Ne güzel’ utanmıyorlar ve de işte tam tamına bu yüzden, bunları utandırmak bizlere düşüyor; sokağa çıkamaz, insan yüzüne bakamaz hâle getirmek.



Ensarî bakaniçe de, 50 psikolog gönderecekmiş Kilis’e. Benim kendisinden beklediğim, “vakfı yekten kötülemeyin; tecavüzde çocukların canları acımasın diye tıbbî malzeme gönderen, Allah razı olsun, yine de bu hayırsever vakıf” demesi.

Bunlar, “parası neyse öderiz, tecavüze devam” kafalı yaratıklar. Ne demişti ‘reis’leri: AİHM ne karar verirse versin; öderiz tazminatını, tutarız içeride Can Dündar’ı da Erdem Gül’ü de.
Kilis halkı isyan hâlindeymiş: Yüzde 70’e yakın oy vermiş sevgili Kilisliler, Berkin’in katillerini kahraman ilân edip ödüllendirmiş, anasını da yuhalatmış, ama ondan da önce kendi memleketlerini Suriyeliler’e işgal ettirtmiş Allah’ın lûtfu ‘önder’e.

Cizre başta olmak üzere, onlarca şehrimizde kasabamıza tankla topla girip yerle bir ederken binlerce insanımızı kendi evlerinde, kendi evlerinin bodrumlarında yakıp öldüren canilere ses çıkartmayan, karşı çıkmayan herkes bugün değilse bile, yarın mutlaka Kilisli olacaktır.

Kılıçdaroğlu, hakkını helal etmiş katliam şampiyonu elemana. Diyecek bir şey yok!