alpertasbeyoglu

İnternetin 16. yılı

Çok sayıda ucuz ürün satışı yapan teknoloji mağazası açılışlarında yaşanan itiş kakış ve kuyruklar her gün medyada haber oluyor. Bunları okuyanlar Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri cenneti olduğunu düşünebilir. Acaba öyle mi? Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 41. Dönem Yönetim Kurulu geçtiğimiz günlerde “Dünyayı saran ağ 16 yılda Türkiye’yi saramadı” başlıklı bir bildiri yayımlayarak internetin geldiği noktayı değerlendirdi.
EMO’nun bildirisine göre, Türkiye’de 12 Nisan 1993 tarihinde ilk internet bağlantısının gerçekleşmesinin üzerinden 16 yıl geçmiş. Bildiriye göre, Türkiye’nin 2001 yılında 41. sıradan giriş yaptığı Ağ Toplumuna Hazırlık Endeksi’nde 2008 yılında 61. sıraya düştüğü belirlenmiş ve bu düşüşte özellikle kamunun altyapı gelişimi ve kullanımında yaşanan gerileme etkili olmuş.
• • •
Açıklamanın en çarpıcı noktalarından biri, Türkiye’nin bu alanda yaşadığı gerilemenin sergilendiği bölümler. Dünya Ekonomik Forumu’nun Ağ Toplumuna Hazırlık Endeksi’nde gelişmiş ülkeler dışında kalan Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içerisine alınan Türkiye, 2008 yılında bir önceki yıl bulunduğu 55. sıradaki konumunu koruyamayarak 61. sıraya düşmüş durumda.
Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri 2001 yılında endekste ortalama 37. sıraya sahip olurken, Türkiye 41. sıra ile kendi grup ortalamanın gerisinde bulunuyordu. Ortadoğu ülkeleri 2001 yılında ortalama 54.5’inci sıradan endekse dahil olup, 2008’de 47. sıraya kadar yükselirlerken; Türkiye, Ortadoğu ülkelerinin ortalamasının da gerisinde kalmış durumda. Bu genel endeksin dayandığı “çevresel faktörler, hazırlık ve kullanım” bazlı olmak üzere üç alt endeks ise bilgi ve iletişim teknolojileri açısından Türkiye‘nin yaşadığı gerilemenin kaynaklarını ortaya koyuyor.
Bu alt endekslere göre bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısının gelişimi ve yaygınlaşmasını gösteren sıralamada; Türkiye 2008 yılında 60’tan 62’ye düşmüş. Bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin yasal çerçeve açısından 44’ten 56’ya dramatik bir düşüş gösteren Türkiye, bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının (yenilikçilik, teknoloji ihracı, ileri teknoloji kullanımı, bu alanda kullanılan sermaye miktarı gibi) gelişiminde ise 51’den 66’ya gerilemiş.
• • •
İnternetin gelişiyle birlikte toplumda bir değişim başladığına dikkat çeken bildiri, bu değişimin olumlu yanları kadar olumsuz yanlarına da dikkat çekiyor. EMO’ya göre, internet bilgiye erişimde temel bir kaynak haline gelirken, buradan elde edilen bilgilerin güvenilirliği ayrı bir sorun haline gelmiştir. İnternet üzerinden özel yaşama müdahale edecek şekilde kullanıcıların bilgilerine erişim ise toplumda genel bir kaygı yaratmaktadır.
EMO bildirisinde internet sürdürümcülerinin toplum içindeki oranının nüfusun yüzde 7’siyle sınırlı kaldığı söylenmiş. Sanırım toplam nüfusun toplam sürdürümcülere bölünmesiyle elde edilmiş bu veri, işin özünü değiştirmese de yeteri kadar hassas bir ölçü değil. Uluslararası istatistiklerde hanehalkı başına internet yoğunluğu temel alınıyor. Bu açıdan Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bakıldığında, 1997’de yüzde 1,2 düzeyindeki yoğunluğun 2008’de yüzde 19’a çıktığı görülüyor.  Bu açıdan bakıldığında diğer ülkelerdeki gelişimin 10 yıl arkasında olduğumuz ortaya çıkıyor. Kamu kesiminin bilinçli bir yaygınlaştırma politikası uygulamadığı ve gelişmenin piyasaya bırakıldığı bir ortamın doğal sonucu bu. Özellikle bilgisayar sahipliğinin 2008 yılında yüzde 30 olduğunu düşünürsek, bilgisayar sahibi olanların yüzde 10’dan fazlasının internete ilgi duymamasının da bu ortamı değerli kılmaya yönelik kamusal politikaların yetersiz kalmasından kaynaklandığını düşünebiliriz.

BİZİ TAKİP EDİN

359,925BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,087,046TakipçiTakip Et
7,864AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL