İran pazarının açılması rekabet ve çatışma yaratacak
16.07.2015 09:28 EKONOMİ

KIVANÇ DÜNDAR - [email protected]

İran’ın Batı ile nükleer program konusunda vardığı anlaşmanın Türkiye ve dünya ekonomisi üzerinde etkileri olacak. İran dünyanın en büyük dördüncü petrol, ikinci en büyük doğal gaz rezervine sahip. 80 milyona yakın nüfusu, 400 milyar dolar büyüklüğündeki ekonomisi, 5000 dolar kişi başına gelir ile İran, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından dünya kapitalist sistemine “açılan, eklemlenen” en büyük ekonomi olacak. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi ve yaptırımların kaldırılması aylar alacak. İran’da sanayinin, yaptırımlar nedeni ile, yaklaşık üçte biri şu anda atıl durumda ve sadece petrol sektörünün modernizasyonu için 230 milyar dolarlık yatırım gerekiyor ki bu noktada İran’ın yabancı sermayeye ihtiyacı olacak.

Doğal olarak İran’ın dünya kapitalist sistemine açılması Batı ve Türk sermayesinin iştahını kabartıyor, herkes pastadan gücü oranında pay istiyor. Bu hem potansiyel işbirliği hem de sermaye grupları arasında rekabet, çatışma anlamına geliyor.

Dünya açısından bakıldığında İran pazarının açılması şöyle özetlenebilir:

>>Petrol, doğal gaz, finans, havacılık ve deniz taşımacılığı alanlarındaki yaptırımlar kalkacak.

>>İran yurtdışındaki 100 milyar dolar değerindeki dondurulmuş varlığı yeniden kullanabilecek.

>>Yaptırımların kalkması ile birlikte petrol sanayiinin modernizasyonu ve altyapı yatırımları için büyük miktarda harcama yapılacak. Bu da çelik, makine-teçhizat ithalatının, ülkede inşaat faaliyetlerinin artması demek.

>>Yaptırımlar uygulanmadan önce zaten İran’la iş yapan Total, Shell, Eni, BP, Statoil gibi Avrupalı enerji şirketleri ambargonun kalkmasından öncelikle fayda sağlayacak sermaye grupları olacak. ABD’li petrol şirketlerinin ülkeye girmesinin Avrupalılara kıyasla daha zor olduğu söyleniyor. Amerikalı şirketlerin İran’la iş yapmasını zorlaştıran sadece nükleer program yüzünden uygulanan yaptırımlar değil ABD’nin çok uzun zaman önce İran’ı “terörü destekleyen ülkeler” listesinde dahil etmesi ve bu ülke ile ticari faaliyetleri kısıtlaması.

>>İran daha çok miktarda petrol ihraç edebilecek bu da dünyada petrol fiyatlarının düşmesine neden olacak.

>>Amerika ve Avrupalı bankalar İran’ın artan dış ticaretini ve yatırımlarını finanse, bu işlemlere aracılık için etmek için birbirleri ile kapışacak. Citibank, JPMorgan, Goldman Sachs ve Morgan Stanley’in bu süreçten en kazançlı çıkacak finans kurumları olduğu belirtiliyor.

>>Ekonomide liberalleşme ile birlikte özelleştirme furyası da başlayacak.

***

Türkiye açısından bakıldığında İran pazarının açılmasıyla...

>>Öncelikle dış ticaret, petrol fiyatlarının düşmesi ve cari açık kanalları üzerinden etkili olacak. Türkiye yılda 45-50 milyar dolarlık enerji ithal eden bir ülke. İran ile ihracatın artması ve petrol ithalatı faturasının düşmesi cari açık üzerinde olumlu etki yaratabilir.

>>Türkiye-İran ticaret hacmi geçen sene 14 milyar dolardı (10 milyar dolar İran’dan ithalat ve 4 milyar dolar ihracat)...

>>Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2015’in ilk altı ayında 1.9 milyarda kalan İran’a ihracatın nükleer anlaşmanın desteğiyle bu yıl 16 milyar dolara, 2016’da 35 milyar dolara yükseleceğini öngörüyor.

>>İran pazarının açılmasından en fazla nemalanacak sektörlerin metal, otomotiv yan sanayi, gıda, tüketim malları ve kimya olması bekleniyor.

>>İnşaat şirketlerinin ise şu anda İran’da iş yapan Rus ve Çin firmalarının varlığı nedeniyle çok büyük bir pay kapması zor görünüyor.

>>Koç Grubu’nun Tüpraş, Sabancı Grubu’nun Kordsa şirketlerinin ve Borusan’ın İran’da yatırım yapmak istediği belirtiliyor.

>>Türkiye’den yapılan ilk değerlendirmeler fazlası ile “iyimser” görünüyor. Öncelikle Türk şirketlerinin Batının dev sermaye gruplarının önüne geçmesi pek mümkün değil ancak belli ortaklıklar yolu ile daha düşük çaplı işler alarak İran pazarında varlık bulabilirler. Türk şirketlerinin İran pazarından ne kadar pay alacağı belirleyecek bir başka unsur Ankara ve Tahran’ın Ortadoğu bölgesine yönelik siyasetleri (Suriye, Irak vs konusundaki mevcut anlaşmazlıklar) olacak.