alpertasbeyoglu

Irkçılara gün doğdu

Ülkenin başbakanı çıkıyor; “Yahudiler yok edilirken onlara kucak açmıştık” diye açıklama yapıyor.

Milletvekili çıkıyor; “Yahudiler bir kez daha soykırıma uğrarsa, insanlığın yüzüne nasıl bakacak” deyiveriyor.

Ergenekoncu polis şefi çıkıyor; “Ermeniler Sivas’ta toplantılar yapıyordu. Bu vahim durumdan MİT’i haberdar ettim” diye ‘vatani’ görevini açıklıyor. Dahası yakalanmasaymış (!) DTP içindeki 500 Ermeni kökenlinin de ismine ulaşacakmış!

Durumdan vazife çıkaran küçük Ergenekoncu, Sivas Ermeni cemaatinin liderine suikast planları yaparken yakalanıyor.

Bir bölümü Ergenekon savcılığına soyunmuş, bir bölümü Ergenekon sanığı.

Ortak paydaları; ırkçılık, ayrımcılık.

Gazze’de çocuklar ölüyor.

Anadolu’daki protesto mitinglerinde anti-semitizm almış başını gidiyor.

Yahudiliğin lanetlenmiş kavim olduğu ile başlayan propaganda mekanizması bütün ürkütücülüğü ile sahne alıyor.

Bu memleket sayıları yüz binin altına inmiş olan azınlıklarıyla uğraşmaya, yok etmeye ve onları düşman olarak görmeye devam ediyor.

Bu ülke öylesine aynılaşmış ki gayrı olan hiç bir renge, dile, inanca, kümtüre ve insana tahammül edemiyor.

Düşmanlıktan beslenenler “iç düşman” sıkıntısı çektikçe hala akıllarına azınlıklar geliyor.

Akıl ve sağduyusu olan  Sivas’ta bir kaç yüz kişilik bir cemaatin kendi iç toplantılarını yapmasından rahatsızlık duyabilir mi?

Irkçıysanız duyarsınız. Uyanık olmak gerekir. Tehlikedirler. Ne yapacakları belli olmaz!

Sivas’ı yeniden Sebasta yaptırmamak için yılanın başı ezilmelidir.

Irkçılığın meftunları 1940’lardaki ustalarının tilmizidirler. Aynı mantikla o yıllarda Kastamonu’da Ermeni cemaatinin sayısının 400’e yükselmesinden duyulan rahatsızlık devlet raporlarına yansıyordu.

Onun içindir ki 1930’larda Anadolu Ermenilerini adeta zorlayarak İstanbul’da ikamet ettirmişlerdi. Devletin raporlarında bu uygulamaya gerekçe ise “meselenin yeniden halli gerektiğinde hepsini bir arada bulmak” türünden bir yaklaşımdı.

Bir yanda 70 milyon…

Diğer yanda 90 bin insan…

Sakin olun!

Bitti.

Bu devletin mekanizmaları içine sızmış olan ırkçılık/ayrımcılık, Ergenekoncu ile iktidar arasındaki mesafeyi kısıltan ve aynılaştıran bir ideolojinin adıdır.

Gözlerimizi başta Yahudi ve Ermeni cemaatlerine dikmeliyiz. Meydanları dolduranların intikam çığlıklarında bu cemaatin insanlarının korku ve tehdit algısı ile empati kurmalıyız.

Zira yakın bir gelecekte Gazze’nin yolunu bilmeyenler ya da çevresinde Ermeni kalmamış ve hayatında hiç Ermeni ile tanışmamış olanlar için “özürü kabahitinden büyük” bir isim ya da   işinde gücünde sıradan bir Yahudi veya Ermeni yurttaş namlunun ucundaki hedef olabilir.

İşte o sorumluluğun ağırlığı ise bu atmosferi yaratanlardır.

 

BİZİ TAKİP EDİN

359,909BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,086,766TakipçiTakip Et
7,819AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL