İşçi ölümleri bilinenin iki katı
AZİZ ÇELİK AZİZ ÇELİK

Türkiye’de iş kazaları ve meslek hastalıkları (iş cinayetleri) sonucu ölen işçi sayısına ilişkin veriler oldukça tartışmalı. Geçen hafta “İşte size istatistik sayın bakan” başlıklı yazımda buna değinmiştim. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu işçi ölüm sayıları kamuoyuna açıklananın ve bilinenin iki katına ulaşıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistiklerinde yer alan bir ayrıntı bu gerçeği ortaya koyuyor.

İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm istatistikleri SGK tarafından açıklanıyor. SGK’nin iş kazası verileri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasının  4-1/a maddesi kapsamı (hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar) ile sınırlı. Çıraklar ve kendi hesabına çalışanlar bu verilerde yer almıyor. Öte yandan SGK kendisine bildirimi yapılan ve kayıt altına alınmış iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ölümleri yıl bazında açıklıyor. 

Ancak SGK tarafından açıklanan bir diğer istatistik iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu ölümlerin gerçek boyutunu ortaya koyuyor. “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonucu Ölüm Geliri (Dosya)” sayısına ilişkin bu istatistik iş kazası ve meslek hastalıkları sonucu ölümlerin gerçek boyutunun çok daha büyük olduğunu gösteriyor. İş kazası ve meslek hastalıkları konusunda SGK ile  ölenlerin yakınları (hak sahipleri) arasında pek çok uyuşmazlık çıkıyor ve daha sonra gerek müfettiş raporları gerekse yargı kararları ile pek çok işçi ölümünün iş kazası ve meslek hastalığı sonucu olduğu saptanabiliyor. SGK bu istatistikleri ayrıca açıklıyor. Bu iki istatistik tabloda yer alıyor.

Tablo: İş Kazası
Meslek Hastalığı Sonucu Ölümler




Kaynak: SGK İstatistikleri

Tablonun ikinci sütununda yer alan dosya sayısı iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen her bir işçi için açılan dosya demek. Bu dosyalar üzerinden ayrıca hak sahipleri saptanıyor. Hak sahiplerinin sayısı dosya sayısının birkaç katı olabiliyor. Dosya sayısının iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm sayısını yansıttığı çok açık.

Kuşkusuz yıl bazlı bir karşılaştırma yapmak mümkün değil. Çünkü davalar ve müfettiş incelemeleri yılları alabiliyor. Ancak uzun dönemli bir karşılaştırma mümkün. Uzun dönemli toplam ve yıllık ortama ölüm oranları arasında çarpıcı farklar ortaya çıkıyor. 2005-2013 döneminde açıklanan toplam işçi ölüm sayısı 11 bin 47 iken  iş kazası ve meslek hastalığı sonucu gelir bağlanan dosya sayısı 20 bin 799’dur.  Aradaki fark 9 bin 752’dir. Yıllık ortalama ölüm sayısı bir istatistikte 1227 iken diğerinde 2311’e ulaşıyor. Bu açıklanabilir bir fark değil. SGK’nin açıkladığı (ham) iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölüm sayıları gerçeği yansıtmıyor.

SGK tarafından kamuoyuna açıklanan ve üzerinden uluslararası karşılaştırmalar yapılan iş kazası ve meslek hastalığı sonucu işçi ölümleri istatistikleri ciddi eksik ve hatalarla maluldür. SGK istatistikleri kesinleşen iş kazası ve meslek hastalığı ölüm geliri dosya sayılarına göre revize edilmeli ve karşılaştırmalar buna göre yapılmalı. İşçiler iş cinayetlerinde ölüyor, devlet ölümleri durdurmak bir yana kamuoyuna gerçek bilgileri bile yansıtmıyor ve sayıları örtbas ediyor.

İş kazaları ve meslek hastalıkları (iş cinayetleri) sonucu ölüm sayıları bilinen ve kamuoyuna açıklanan sayıların iki katına ulaşıyor. Bu aldatmacaya son verilmeli.

Not: Bu yazıda değerlendirme ve önerilerinden yararlandığım Dr. Oğuz Topak’a ve Dr. Av. Murat Özveri’ye teşekkür ediyorum.