Anasayfa ARŞİV İşçi soykırımı

İşçi soykırımı

Gece gündüz çalıştırılıyorlar. Adına ‘kamu yararı’ denen uyduruk bir sebeple… Önlerine konan bir kap yemek, o da kurtlu, böcekli. Yerin altına dizilmiş, hapishane adını taktıkları havasız yatakhanelerde duvarlara çentik atıyorlar: “Bugün de ölmedik.” Kolay çünkü; üç yüz tonluk kapak üzerlerine düşebilir; kayan toprağın altında kalabilirler; baraj gölünde boğulabilirler; naylon çadırda yanabilirler; enfeksiyon kapabilirler; asansörle yere çakılabilirler; madenler mezarları olabilir. Cinayetlerine kaza, mezarlıklarına şehitlik denir. Bilirler ki, büyük bir meseledir bugün de ölmemek.
• • •
Memleketi neresinden yiyeceğini şaşıranların düzeninde, her allahın günü işçi mezarı kazılıyor. Türkiye işçi kanının üzerinde ‘büyüyor’, emek sömürüsü ve doğa talanıyla ‘gelişiyor’! ‘Kamu yararına’, Torun Center inşaatında gece-gündüz çalıştırılan 10 işçi 32. kattan, Soma’nın taze acısının üzerine çakıldı. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliğini düzenleyen 176 ve inşaat iş koluyla ilgili 167 numaralı sözleşmelerini yıllardır masada bekleten Türkiye’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e göre, AKP’nin İş Sağlığı Güvenliği Yasası İLO sözleşmesinin çok çok ilerisinde. Bu ileriliğin sınırını en iyi, ölümlü iş kazalarındaki yüzde 20 artış açıklıyor. Türkiye’de bir yılda gerçekleşen iş kazalarının yüzde 10’u, sürekli iş göremezliklerin yüzde 25’i ve ölümlü iş kazalarının yüzde 34’ü inşaat alanında gerçekleşiyor.
• • •
Taşeronlaştırma, çalışma saatlerinde esnekleştirme ve güvencesizleştirmeyle iş güvenliğinin sistematik olarak ihlal edilmesinin neden olduğu iş cinayetleri sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarında ‘dikkatli olsalardı ölmezlerdi’ şeklindeki suçu işçiye atan yorumlar, cinayetlerin nasıl olup da bir türlü engellenemediğinin kanıtı. İşverenden maaş alan denetçinin bağımsızlığına düşen gölge, kamu arazilerini yetkinliğine bakılmaksızın arkadaş şirketlerine hibe eden siyasal iradeden bağımsız değil. Dolayısıyla eksikliklerin tamamlanması ve can kaybına engel olmak için hayati önem taşıyan denetim ve yaptırım mekanizmasına en büyük darbeyi, “bir kaza olmuş” diyen hükümet indiriyor.
• • •
Torun Center inşaatında ölen 10 işçinin sorumluluğunu bugün denetim elemanlarına yıkan Bakan Çelik’in, Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan katliamdan kısa bir süre önceki incelemelerde olumlu rapor veren iki müfettiş ile kamu çalışanlarına soruşturma izni vermediği ortaya çıktı. Katliamdan önce madende her şeyin sorunsuz ve eksiksiz olduğuna kanaat getiren kamu görevlilerinin savcılık tarafından ifadelerinin alınması ve kusurlu bulunmaları halinde yargılanmalarını sağlamak için istenen izin hükümet tarafından böylece geri çevrildi.
• • •
Torunlar Grubu’nun iş sağlığı ve güvenliği hizmeti aldığı taşeron Nitelikli Cevaplar Akademisi’nin (NCA) aynı zamanda Soma Kömür İşletmeleri’nin de taşeronu olarak çalıştığı ortaya çıktı. NCA şirketinde çalışan 22 iş güvenliği uzmanının ne düşen asansörle ne de yaşanan diğer bir sorunla ilgili bir tespiti var. İktidar koruması altındaki şirketler kendilerinin çalıp oynadığı, cinayeti eksik olmayan bir ‘hizmet ağı’ kurmuş. İşveren-iktidar arasındaki ortaklık açıkça gösteriyor ki, inşaat sektörü ihmaller farkında olunarak, işçilerin ölü bedeninde yükselmiş.
• • •
İşçiler kazayla değil, işveren ve hükümet tarafından yapılması gerekenler yapılmadığı, alınması gereken önlemler alınmadığı için öldü, ölüyor. Dört ay önce İstanbul Tabip Odası’nın resmi twitter adresinden yaptığı “Torun Center inşaatında 8-10 işçi kardeşimizi kaybedeceğiz” uyarısı ölümün adım adım geldiğini gösteriyor. TTB falcı topluluğu değil, risk faktörlerini bilimsel düşünce çerçevesinde değerlendiren ve bu doğrultuda iş cinayetlerinin kader olmadığı konusunda uyarıda bulunan bir meslek örgütü.
• • •
Türkiye’de her gün ortalama 3 işçi ölüyor. İşçi sınıfı, sermaye-iktidar sınıfının çıkarları doğrultusunda düzenli biçimde yok ediliyor. Bunun adı her sözlükte soykırımdır. Zonguldak’ta Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na ait maden ocağında, 1800 maden işçisi ocaktan erken çıkmasın, üretim düşmesin diye vardiya sırasında acil çıkışlar dahil tüm kapılar asma kilitle kilitleniyor. Bunun adı da her sözlükte köleliktir. İnsan onuruna yakışan bir yaşam için örgütlü bir sınıf mücadelesinden başka yol yok.

- Reklam -

SON HABERLER

CHP’li Purçu: Mahallelerimizde “Her şey çok şukar olacak” diyerek çalışacağız

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Roman milletvekili Özcan Purçu, 23 Haziran 2019 tarihinde yapılacak...

Bolu’da alt geçitleri su bastı

Bolu'da, gece başlayıp sabaha kadar etkili olan sağanak nedeniyle alt geçitleri su...

Kedi evine dönüştürülen karavanı siteden atmak istiyorlar

Antalya'da iki emekli öğretmenin, kedilerin olumsuz hava koşullarından korunması için satın aldığı...

Şiddete karşı şiir

KADİR İNCESUVolkan Hacıoğlu yaptığı çevirilerin yanı sıra...

Yabancıların ilgisi elektrik sektöründe

Türkiye'de en çok kapanan şirketler elektrik şirketleri olurken yabancı sermaye krizle boğuşan...

Cumhuriyet kurdu AKP iktidarı sattı

AKP iktidara gelmeden önce 116 milyar dolar borcu olan Türkiye’nin bugün 445...

Kuşkucular, idealistler ve hazırcevap kadınlar

Kimin lafıydı hatırlamıyorum, bir yerde şöyle bir şey okumuştum: “Kuşkucular her zaman...

Cannes 2019: Beyazperdede özgürlük, eşitlik, dayanışma

Vecdi SayarCannes Festivali 72. Yaşını kutluyor bu...

Sakar Şakir filmi gerçek oldu: ‘Hayırsever’ bakkalın veresiye defterini satın alıp, 20 kişinin borcunu ödedi

Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde kimliği meçhul bir hayırsever, bakkalın 6 bin 857 lira...

Bağımsızlık ruhu silinemez

100’üncü yıl nedeniyle siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri açıklama yaptı. CHP...

Sonraki haber