Işıklar içinde yatsın
OSMAN ÖZTÜRK OSMAN ÖZTÜRK

Masa devrilip, çözüm süreci, Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle buzdolabına kaldırıldıktan bu yana ne kadar çok insan ölüyor her gün.
Bir başkanlık uğruna nasıl da kan gölüne döndü her yer.
Bütün suçu kimliği ve onuruna sahip çıkmak olan bir halk nasıl da vahşice katlediliyor…
Sokaklarda, meydanlarda nasıl da kitleler halinde taranıyor…
Yargısız infazlarda nasıl da acımasızca öldürülüyor hepimizin gözünün önünde.
Hele de çocuklar!..
Yedi yaşında, on üç yaşında, on altı yaşında çocuklar.
Nasıl da çocuk masumiyetlerinin anlayamayacağı bir katliamın kurbanları oluyorlar.
Ve de sağlıkçılar.
Ne kadar çok saldırılıyor sağlıkçılara.
•••
Cizre Devlet Hastanesi Çocuk Servisi sorumlu hemşiresiymiş Eyüp Ergen.
Geçen çarşamba günü yirmi dört saat nöbet tutmuş.
Ertesi gün ancak öğleden sonra çıkabilmiş hastaneden.
Bir arkadaşının arabasında evine giderken birdenbire kurşun yağmuruna tutulmuşlar.
Canlarını kurtarabilmek için arabadan atlayıp kaçışmışlar.
Arkadaşları Eyüp’ün de kaçtığını düşünmüş ama öyle olmamış.
Başına yediği kurşunla vurulup düşmüş öylece.
Çevredeki kadınlar bir evin avlusuna taşımış, sonra da ambulans çağırmışlar.
Önce ambulansların geçişine izin vermedikleri için buçuk saate yakın hiçbir tıbbi müdahalede bulunulmadan kalmış yattığı yerde.
Neden sonra geçebilen iki ambulans olay yerine geldiğinde yaşananların görüntüleri internette var.
Sağlık çalışanları daha ambulanstan inerken tekrar ateş edilmeye başlanıyor.
Önce panik içinde kaçışıyor, sonra arabaları siper alıp, birbirlerine siper olarak taşımaya çalışıyorlar Eyüp’ü.
Ama nafile.
Çoktan kaybetmiş hayatını.
•••
Hekimlik, hemşirelik, eczacılık, ebelik…
Sağlık mesleklerinin hepsi insanları sevmenizi gerektirir de…
Çocuk hekimliği, çocuk hemşireliği, çocuk hasta bakıcılığı daha bir başkadır.
Çocukları sevmeden yapamazsınız.
Diyelim, yeni tayin olduğunuz hastanede çocuk servisinde ihtiyaç var da hastane idaresi de sizi görevlendirdi.
İşin diğer servislerden daha ağır olduğunu bilseniz de…
Biraz fazla yorulurum ama olsun, çalışırım, deseniz de…
Çocukları sevmiyorsanız eğer, yapamazsınız.
Vizitler, nöbetler, kan almalar, hasta takipleri zulüm gelmeye başlar.
Sabah hastaneye gelirken ayaklarınız geri geri gider…
İki aya kalmaz, başka servislere kapağı atmak için idarenin kapısını aşındırmaya başlarsınız.
•••
Bütün çalışma arkadaşları söylüyor; Eyüp de çocukları çok severmiş.
Şimdi geride yetim kalan biri kız, biri erkek, biri iki aylık iki çocuğunu da ne kadar çok sevmiştir, kim bilir.
Bir arkadaşının Nusaybin Yerel Haber’de yazdığı gibi annesi ve babasını askerler öldürmüş, bütün çocukluğunu öksüz geçirmişse, kesin çok çok sevmiştir çocuklarını.
Bir yandan tatlı satarak, boyacılık yaparak, inşaatlarda çalışarak, bir yandan da okuyarak geçirdiği çetin hayatını düşünerek ne kadar çok titremiştir üzerlerine.
Onların güzel bir gelecekleri, güzel bir hayatları olmasını ne kadar çok hayal etmiştir.
Ne yazık, ne yazık…
Ne kadar hazin!..
Işıklar içinde yatsın…
Başı sağ olsun ailesinin, sevenlerinin, halkının.