-Reklam-
Anasayfa GÜNCEL İstismar ve cinayetlere karşı sokağa çıkıldı: İstismarı aklama suçluları yargıla!

İstismar ve cinayetlere karşı sokağa çıkıldı: İstismarı aklama suçluları yargıla!

ZEYNEP KURAY

AKP iktidarları döneminde artarak devam eden, son olarak da 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara ve 4 yaşındaki Leyla Aydemir ile gündeme taşınan çocuklara yönelik istismar ve cinayetlerine karşı tepkiler sürüyor. Birçok kentte önceki akşam sokağa çıkan çocuk ve kadın dernekleri ile yurttaşlar, çözümün idam ve hadım değil, çocuk merkezli politikalar olduğunun altını çizildi.

‘Çocuklar için gerçek adalet’

İstanbul’da Kadıköy’deki Süreyya Operası önünde toplanan demokrasi güçleri, siyasi partiler ile yurttaşlar, Khalkedon Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşte “Çocuk istismarını meşrulaştıranlardan hesap soracağız” yazılı pankart açılırken, sık sık “ Susma suça ortak olma”, “ Devlet uyuma çocuklara sahip çık”, “Çocuklar için gerçek adalet” ve “Susma haykır istismara Hayır” sloganları atıldı.

Kitle adına ortak açıklamayı okuyan Sedef Akçay, Türkiye’de istismar yaşandıktan sonra müdahale etmeye dayalı çok sınırlı bir sistem olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün iktidar tarafından çözüm olarak ortaya atılan idam ve kimyasal kastrasyon (hadım) insan haklarına aykırı. Sorunu bireye indirgeyen ataerkil, cinsiyetçi sistemden kaynaklı toplumsal boyutlarını görmezden gelen yasa tasarısına karşı çocukların haklarını merkeze alan, koruyucu ve önleyici tedbirleri içeren çocuk politikası oluşturulması gerekiyor. Adalet talep ederken genellikle sadece istismarı yapan kişinin cezalandırılmasına odaklanılıyor. Ancak burada istismarı fark edemeyip uzamasına sebep olanlar, istismarı gizleyenler, istismara zemin açanlar, istismarcıyı koruyanlar ve çocuğu güçsüzleştirenler de faildir.”


‘Eylül ve Leyla son olsun’

İzmir Kadın Platformu da, Alsancak’taki ÖSYM bürosu önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü. Eylemde “Çocuğuma dokunma” ile “Eylül ve Leyla son olsun. Çocuklar ölmesin. Çocuklarımızı yaşatmak için ses çıkarıyoruz” pankartları açıldı.

Basın açıklamasını okuyan Juliana Gözen, çocukların hayatlarının devlet tarafından korunmadığı için Eylül ve Leyla’nın hayatını kaybettiğini söyledi.

Devletin çocukların istismarını ortadan kaldırma ve koruyucu-önleyici hizmetleri kurumsallaştırma görevini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Gözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Failleri korumaya çalışan uygulamalara, cezasızlığa son verilmeli, indirimler uygulanmamalıdır. Çocuğa yönelik cinsel istismar, hastalık veya bireysel bir sapkınlık değildir. Sorun toplumsaldır! Çocuk istismarı, toplumdaki erkek egemen uygulamaların sebep olduğu ve meşrulaştırdığı bir şiddet suçudur.”

istismar-ve-cinayetlere-karsi-sokaga-cikildi-istismari-aklama-suclulari-yargila-484213-1.

İstismara sessiz yürüyüşle tepki

Çorum’un Osmancık ilçesinde ise çocuk istismarına tepki için bir araya gelen kadınlar, “Çocuk istismarına ‘Dur’ de” ve “Çocuk istismarına ‘Hayır’ demek için yürüyoruz” yazan pankartlar açarak sessiz yürüyüş yaptı.,

***

‘İdam ve hadım sorunun üzerini örtmektir’

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) temsilcisi Gülsüm Kav, çocuk istismarına yönelik çözüm olarak sunulan idam ve kimyasal hadım cezalarının sorunun üstünü örtmek anlamına geldiğini vurguladı.

Bu yaşananlardan görevini yapmayan iktidarın sorumlu olduğunu kaydeden Kav, “Çocukların yaşamasını istemek noktasına geldik. Bu durum, sorunu çözmekle mükellef olan ama çözmeyen, çocukları korumayıp eşya gibi gören devlet yöneticilerinin utancıdır” dedi.

‘Kanunlar uygulanmıyor’

Sorunun kanunlardaki cezaların uygulanmasıyla çözülebileceğini, ancak uygulanmadığını vurgulayan Kav, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mevcut iktidar genelde uluslararası belgeleri ‘dış mihrak’ sayıp dışlayabiliyor. Bu iktidar döneminde, 2014-2019 yılları arasında bakanlıkların koordinasyonunda hazırlanan, ‘yerli ve milli’ Çocuk Koruma Hizmetlerinde Koordinasyon Strateji Belgesi var. Art arda çocuk istismarları yaşanırken, bir yetkilinin bile çıkıp hazırda duran bu önemli belgeyi dile getirmemesini anlamıyorum ve kınıyorum. Niye bu belge dile getirilmiyor da, her seferinde işi bulandıran, sorunun üstüne örten ve aslında cinsel saldırıya cinsel saldırıyla cevap veren idam ve hadım yaklaşımları ortaya atılıyor? Bu durum halkın öfkesini yanlış yere yönlendirdiği gibi, gerçek çözümden de uzaklaştırıyor.”

- Reklam -

SON HABERLER

Özel’den İletişim Başkanı Altun’a: Haddini bil ve sus

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’ta linç...

YSK’deki süreç ‘hukuki’ değil ‘hissi’

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçimlerin hemen ardından çoğunluğu AKP’den gelen itirazlar nedeniyle...

‘Linç girişimine karşı tavır almamak korkunçtur’

Duayen hukukçu, İstanbul Barosu eski başkanlarından Avukat Turgut Kazan, Kılıçdaroğlu’na yönelik linç...

Lincin organize olmaması, olmasından daha tehlikeli!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi ve sonrasında ortaya çıkan...

Devlet bildiği yolda!

POLİTİKA SERVİSİCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik...

CHP’nin tarihsel görevi ve sorumluluğu

Bir yanılsama olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri anayasal düzenlemenin dokuz aylık uygulaması, anayasal...

Kızgın demiri soğutmak!

İslami çevrelerin, genellikle Bakara suresi 216. ayete dayandırdıkları “Her şerde bir hayır vardır”...

Meyman*

Tarihte yazılmış ilk roman Don Kişot’tur. İspanyol Cervantes’in yazdığı bu romanın kahramanı başta...

33 yıl önceki zihniyet işbaşında

Yarın 26 Nisan, Çernobil nükleer kazasının 33. yıldönümü. 33 yıl önce Çernobil Nükleer...

İran’da sel ve çöken İslamcı siyaset

Belki haberlerde gördünüz, ya da sosyal medyada rastladınız. İran’ın güney batısında Khuzestan eyaletini...

Sonraki haber