İsveç’in solcuları aynı trene bindi
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
Aslına bakarsanız bunda bir şey yok. İsveç’te her genel seçim öncesi sol partiler birleşip seçim ittifakı yapıyor. Bir arada durmak...

Evrim Coşar Bilgin

Aslına bakarsanız bunda bir şey yok. İsveç’te her genel seçim öncesi sol partiler birleşip seçim ittifakı yapıyor. Bir arada durmak, birlikte hareket edebilmek İsveç’teki solcuların altından kalkabildiği bir şey. Duruma şaşırıp iki elini birbirine çarpıp “Ay! ne güzel” diye, sol partiler adına sevinen herhalde bir tek ben varımdır koca ülkede. fiu fani ömrümde görmemişim ya daha önce böyle bir şey, kalbim mutlulukla doldu. Bir huzur, bir huzur, sormayın. Duyardım, ederdim solcular da bir arada durabilir diye ama göz görmeyince akıl idrak edemiyor demek ki. Alışmışım sol partilerin bölünüp bölünüp küçülmelerine. Seçim öncesi ittifak yapacak gibi durup seçime bir hafta kala “Yolları ayırdık, herkesin seçmeni kendine” diye yapılan mızıkçılıklara. İsveç’te seçim ittifakı yapan üç sol partiye, ömrü hayatımda bana böyle bir mutluluğu yaşattıkları için ne kadar teşekkür etsem azdır. Demek solculuğun hamurundan değilmiş, bir arada duramamak. Mayası bozuk olanlar başkalarıymış. Rahatladım.
İsveç’te genel seçimler 2010 yılında yapılacak. Daha önümüzdeki yılın 19 Eylül’üne bu kadar süre varken muhalefette oturmayı kendine yediremeyen İsveçli solcular seçim startını şimdiden verdi. Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller Partisi, Sol Parti ülkenin sol bloğunu oluşturdu. İktidara geldiklerinde neler yapacaklarını anlatmak için iki partinin genel başkanları, Yeşillerin iki basın sözcüsü, seçim gezilerine başladı. Gezi, bir partinin ultra lüks seçim otobüsüyle yapılmadı. Başkanlar, başkent Stockholm’den, Göteborg’a trenle gitti.
Solcular 2010’da iktidara gelmeyi başarırlarsa İsveç de ilk kadın başbakanına kavuşacak. Sosyal Demokrat Parti’nin ilk kadın Genel Başkanı Mona Sahlin, başbakanlık koltuğuna oturacak. Mona, ilk kez 1982’de İsveç Parlamentosu’na giriyor ve o zaman tüm parlamentonun en genç üyesi oluyor. 1990’da İş Piyasası Bakanlığı yapıyor. Bu bakanlık bizdeki Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na denk düşüyor. 1994’te Eşitlik Bakanı oluyor. Bu da garip, Mona’nın bu dönemde üstlendiği görev toplumda kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlamak. Yani Kadından Sorumlu Devlet Bakanı diyebiliriz. Aynı dönemde başbakan yardımcılığını da yürütüyor.
Mona’nın başına ne geldiyse işte bu başbakan yardımcılığı döneminde geliyor. 1 Ocak 1995’te ailesiyle birlikte tatildeyken Mona, kendi kişisel harcaması için yanlışlıkla devletin ona verdiği kredi kartını kullanıyor. Tatil dönüşü durumu fark ettiğinde devletten harcadığı küçük meblağı geri yerine koyuyor. Sosyal Demokratların yeni başkanı olmaya hazırlandığı dönemde devletin kredi kartını kullanması olayı Mona’nın başını yakıyor. Basının ulaştığı “tatilde devletin kredi kartını kullanmış” bilgisi, başbakan yardımcısı Mona’yı istifaya götürüyor. İsveç basını, Mona’nın çocuğunun yuva parasını ödemekte bir iki defa geciktiğini de belgeliyor. Üzerine Mona’nın geç ödemeden icraya gitmiş park cezaları da bulunuyor ve Mona Sahlin parlamentodan ayrılıyor.
Çocuğunun yuva parasının geciktirmek, ödemediğin park cezasının icralık olması, tatilde kendi kartınla karıştırıp devletin kredi kartından evladına pantolon almak, tüm bunların bedeli Mona’ya ödettirildi. Yine de Mona parti içindeki görevini sürdürdü. Sosyal Demokrat Parti’nin ilk kadın Genel Başkanı oldu. Aradan geçen bunca yıldan sonrada Mona, önümüzdeki seçimlerde şansını deneyecek. Bir sokak röportajında kendisi için ‘Sosyal Demokrat seçmenim’ diyen sıradan bir İsveçli kadın, Mona için “ O, artık büyüdü. İşin ciddiyetini anladı. fiimdi başbakan olabilir” dedi. Sol seçmenin bunları söylerken yüzündeki ifadeyi görmeliydiniz. Öğrencisiyle gurur duyan başarılı bir öğretmen edası vardı. 2010 seçimlerinde İsveç’te solcular mı, sağcılar mı iktidara gelir şimdiden kestiremiyorum. Benim kestirebildiğim gidip hiç bir İsveçliye Mona’nın başına gelenler adına “Siz de pire için yorgan yakmışsınız canım, öyle olur mu?” dememem gerektiği.  Bu adamlar, başbakan yapacakları kişiye sorumluluğunu göstermek için her gece yorgansız yatarlar. Hepimize iyi uykular.