İtibardan tasarruf olmaz!
KAAN SEZYUM KAAN SEZYUM

Bakın ben size şimdi anlatayım. Sayıştay mayıştay, örtülü, kırpılı, peçeli, battaniyeli ödeneği filan da boş verin. Bırak ya düşünme hiç, neden diye yorulma.

Şimdi bak mesela benim evime misafir olarak geliyorsun. Öyle düşün. Bana geliyorsun, benim fabrikalarım, hanlarım, hamamlarım filan var tamam mı? Ama uzun bir süredir biraz dardayım, çoğuna haciz geldi, bankada canlı az kaldı, vergi borcu belimi burktu yana doğru. Hah şimdi sen de misafir ol gel bana.

Şimdi ben seni evimde nasıl ağırlayacağım? Benim zengin olduğumu nasıl anlatacağım sana canım kardeşim? Öncelikle Deme Dakalın’ın filan evinin yanında bir villa filan çözmem lazım kendime. İtibardan tasarruf olmaz. Kullandığım arabaları da iyice lüks arabalardan kiralayayım ki, sen beni zengin san. Oysa geceleri ben nereye ne para ödemek zorundayım, zereden ne alacağım var, hep onları düşünüyorum. Ama canım kardeşim, sen bana misafir olarak gel bi. Gel bi mekânımı gör. Bak benim mekân yıkılıyor. Yani iyi anlamda. Çökme filan yok. Eskiden buralarda hamamböcekleri filan dolaşırdı. Çünkü hep yeşillik içindeydi. Neyse, şimdi istediğin bir oda seç. Hatta şöyle bir oyun oynayalım. Birden 2000’e kadar bir sayı tut, şimdi ondan 500 çıkar, sonuç pozitifse o sayıyı tut, eğer sonuç negatifse -1’le çarp. Hah işte şimdi o odaya gidiyorsun kalmaya. Buradan 1 kilometre sonra sağdan 87. koridor. Oradan gir… İtibarda tasarruf olmaz.

Bak mesela altımıza araba alıyoruz. Neden çünkü itibar. Peki neden en pahalı arabayı alıyoruz? Çünkü itibar… Tabii ki itibar. İyi ki gemi memi işlerinden pek anlamıyorum. Çünkü mesela kendime uçak kiralayacağım zaman da en pahalısını kiralıyorum. Neden çünkü itibar. İtibar çok önemli.

Ünlü bir düşünürümüz ne demiş? “Ya olmadığın gibi görün ya görünmediğin gibi olmaya çalış…”… Ne kadar da doğru bir söz. Şimdi ben sana canım kardeşim olduğum gibi görünsem, o zaman başkaları ne der? Seni tanıyorum, sen bi şey demezsin, arkadaşımsın, misafirimsin ama başkaları ne der? Elalemin dedikleriyle, İnstagram layklarıyla yaşayan bir insanım ben canım kardeşim. Benim için en güzel şey layk almak. Layk al ki laykını bul. Mesela takipçilerimin hepsi beni hali vakti yerinde süpersonik ortamlarda takılan biri olarak biliyor. Ama gel gör ki, şu fakirhanenin bir aylık su masrafını yazsam, burada sıkıntı çıkar. Tesisat numarasından büyük fatura geliyor arkadaş. Ama itibar. Bol bol ellerimizi yıkıyoruz. Eller çok kirli olunca itibarı temizlemek için bol su gerekiyor. Temizlik imandandır, o yüzden bol bol ellerimizi yıkıyoruz.

Bak itibar çok önemli. Millet senin ne olduğunu senin yaptığın işe, konuştuğun şeye, düşündüğün, yazdığın fikre, bildirdiğin görüşe göre değil. Tamamen nasıl göründüğüne göre veriyor. Devir artık imaj devri. En itibarlı, en klas kıyafetler, en nefis çantalar, eldivenler, gözlükler, ayakkabılar, arabalar bende olacak ki, nasıl süper bir insan olduğumu tüm dünya görsün. Çünkü dünya zaten konuştuğun lafa değil ayağındaki ayakkabıya bakıyor.

Şimdi bizim kayınço uzay gemisi yapmış. Diyoruz ki, uzaya gidemese bile şöyle ful pırlanta kaplasak? Ya da altına yatıralım mı gemiyi? Pırıl pırıl olsun. Uzaya gitmese de olur. Sonuçta uzay nedir yani? Koca bir boşluk. Oysa ki bizim hayatlarımız en önemli ve itibarlı şey.

Şimdi anladın mı canım kardeşim?