ITUC Genel Sekreter Vekili WIenen: Hükümet taleplerimizin birini bile karşılamadı
16.09.2017 09:47 ÇALIŞMA YAŞAMI
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), üyelerine bir kez daha İstanbul’da yapılacak ILO toplantısını boykot çağrısı yaptı. ITUC Genel Sekreter Vekili Wienen, boykot kararının gerekçelerini BirGün’e anlattı

SEVGİM DENİZALTI

163 ülkeden 340 üye örgütü ve bu örgütlere üye 181 milyon işçiyi temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen, önümüzdeki ay İstanbul’da yapılacak Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Avrupa Bölgesel Toplantısı’nı boykot etme konusunda aldıkları karara, üyelerinin neredeyse tamamının uyacağını açıkladı.

BirGün’e konuşan Wienen, Avrupa’da ITUC ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’na (ETUC) bağlı tüm örgütlere önceki gün yeniden çağrı mektubu gönderdiklerini belirterek, “Türkiye hükümeti, taleplerimizin hiçbirini karşılamadı ve önümüzdeki günlerde olumlu bir gelişme yaşanacağına dair hiçbir emare de bulunmuyor. Bence taleplerimiz gayet net. Bu taleplerimiz Türkiye’deki 4 üyemizle birlikte (Hak-İş, Türk-İş, DİSK, KESK) tartıştığımız ve üzerinde ortaklaşılmış talepler” dedi.

Wienen, “Bizim için şu çok açık: Bu toplantı işçileri temsil eden bir grup olmadığı için üç bileşenli olarak (işçi, işveren, hükümet temsilcileri) gerçekleşmeyecek, dolayısıyla bu toplantıdan çıkacak sonuçların hiçbir değeri yok” ifadelerini kullandı.

125 binden fazla yurttaş işinden edildi
ITUC tarafından konfederasyona bağlı örgütlere önceki gün gönderilen çağrı mektubunda da, “Türkiye’ye delegasyon göndermekten kaçınması için hükümetlerine çağrı yapan ve İstanbul’daki toplantıya katılmayacağını açıklayan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Size mevcut durumda bir değişiklik olunca haber vereceğimize söz vermiştik. Ne yazık ki OHAL koşullarında birkaç kararname daha çıkarıldı. Her gün yeni baskı uygulamaları gündeme geliyor ve 125 binden fazla yurttaş halen işinden edilmiş ya da açığa alınmış durumda” denildi.

Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünün ortadan kaldırıldığına vurgu yapılan mektupta, “Protestolara katılan, sosyal medyada konuşan ya da antidemokratik uygulamalara karşı kampanya yürüten sendika üyeleri tutuklanmaya devam ediyor. Sendika yöneticilerine yönelik ihraçlar, ev baskınları ya da fiziksel saldırılar, sendikacıların her gün karşılaşabileceği riskleri gösteriyor” ifadelerine yer verildi.

ituc-genel-sekreter-vekili-wienen-hukumet-taleplerimizin-birini-bile-karsilamadi-351627-1.

Kötüye gidiş sürüyor
Uluslararası Af Örgütü temsilcilerinin hapiste olduğunun da hatırlatıldığı mektupta, şu ifadeler yer aldı: “Türk sendikacıların bölgesel toplantı öncesinde, sırasında ve sonrasında özgürce konuşabilmeleri, ancak örgütlenme ve ifade özgürlüğüne tam olarak saygı gösterilmesiyle mümkün. ITUC ve ETUC, yöneticilerini riske atmayacak. Biz durumda bir düzelme emaresi görmüyoruz, aksine totalitarizm tırmanıyor ve sendika üyeleri bize üye örgütlerden istifa ederek hükümet yanlısı örgütlere üye olmaya zorlanıyor. Bu kötüye gidiş sürerken ve hükümet buna karşı bir girişimde bulunmazken boykot çağrımız devam ediyor.”

***

Hiçbir talep karşılanmadı

ITUC ve ETUC heyeti, geçen mayıs ayında Türkiye’ye gelerek hükümet temsilcileriyle bazı temaslarda bulunmuş, Türkiye’deki bileşenleri olan dört konfederasyonla (Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK) birlikte ortak açıklama yaparak hükümete ilettiği talepleri kamuoyuyla da paylaşmıştı. Wienen’in de sözünü ettiği talepler şöyleydi:

»OHAL’in kaldırılması için gerekli koşullar sağlansın;

»Herhangi bir delil bulunmaksızın/hukukun üstünlüğüne uyulmaksızın toplu olarak işten çıkarma ve açığa almalara, göz korkutmaya, zulme ve tutuklamalara son verilsin;

»Haklarında herhangi bir açık suçlama olmaksızın tutuklu bulunan tüm işçi ve kamu çalışanları, gazeteciler, milletvekilleri ve seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılsın ve tutuksuz yargılanması çağrısında bulunulsun; gözaltında tutulan diğerlerine erişim sağlansın;

»Masumiyet karinesi, suçun ve cezanın bireyselliği ve adil yargılanma, bağımsız ve şeffaf yargı ve itiraz usulleri anlamına gelen normal mevzuat işletilsin; hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve adalete saygıya geri dönülsün;

»OHAL İnceleme Komisyonu (23 Ocak kararı) hayata geçirilsin ve Komisyonun kararlarının hukuk denetimine ve Avrupa düzeyindeki son aşama da dâhil olmak üzere, makul süre içinde olası bağımsız, şeffaf ve etkili itiraz usullerine tabi olması sağlansın;

»Tutuklanmış ya da açığa alınmış olan masum insanların şikâyetleri derhal tazmin edilsin ve işlerine iade edilmeleri sağlansın;

»İfade, konuşma ve basın özgürlüğü yeniden tesis edilsin; demokratik ve bağımsız basın yayın kuruluşları ve dernekler yeniden açılsın;

»İhlaller durdurulsun, başta sendikal haklara ilişkin 87 ve 98 Sayılı Sözleşmeler olmak üzere ILO’nun temel çalışma standartlarına saygı ve bu standartların hayata geçirilmesi benimsensin;

»Taraflar sorunları çözmeyi hedefleyen yapıcı diyalog içinde olmaya teşvik edilsin.