İVME

Ülkemizin içine sürüklendiği ekonomik kriz derinleşiyor.

Durum her geçen gün, bir önceki günden daha kötü…

Kendi koltuğunun beka derdine düşen iktidarsa günü kurtarma telaşıyla bir yanlıştan bir başka yanlışa yönelerek, ülkeyi de ekonomiyi de bir ateşin ortasına atmaya devam ediyor.

“Paket enflasyonu” yaratan ekonomi yönetimi, birkaç gün önce de İleri Verimli Milli Ekonomi (İVME) Finansman Paketini açıkladı. Paketle üç kamu bankası (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) tarafından ithalat bağımlılığı yüksek, dış ticaret açığı veren, istihdama katkı oranı yüksek ve ihracat/döviz gelir potansiyeli yüksek sektörlere işletme ve yatırım kredisi olmak üzere yılsonuna kadar 30 milyar TL finansman sağlanacağını ilan etti.

Paketin adı İVME.

Bilimsel bir gerçeklik var ki, hız konumun nasıl değiştiğini, ivme ise hızın nasıl değiştiğini anlatır. İVME paketi, ne yazık ki, iktidarın ülkeyi uçurumdan aşağı tam gaz götürme hızındaki artışı göstermekten başka bir şeyi anlatmıyor.

Nedeni açık.

Ekonomiyi krize götüren hiçbir koşulu değiştirmediği gibi, krizin yükünü azaltacak herhangi bir adım da içermiyor. Bilakis, krizi çıkartan düzeni devam ettirecek bir paket. Düzen tüm kurumların siyasi iktidara alet edildiği, kamunun kaynaklarının iktidarın tercihleri doğrultusunda dağıtılması için araç olarak kullanıldığı ve tercihlerin de uzun vadeli kalkınma değil, yandaş yaratma hedefiyle kullanıldığı bir düzen… Bu paket de yine ve yeniden kamu bankalarını kullanarak bu düzeni devam ettirmenin paketi. Hem de ivmelenerek!

İlginizi çekebilir:  AB'den Qualcomm'a 242 milyon avro ceza

Esnafa “borçlarınızı ne zaman ihtiyacınız olduysa yeniden yapılandırdık” diye övünen bir iktidar borca, krediye bağımlı ekonomik modelde ısrarını gizlemiyor. Yani üretene, esnafa borca ihtiyaç duymayacağı, öz kaynakları ile ayakta duracağı bir yatırım ortamı sunmak yerine borca bağımlı olacağı bir düzen vaat ediyor. Bunun da ivmelenerek süreceğini bu paketle bir kez daha duyuruyor.

Borca, krediye bağımlı bu ekonomik sarmalda ısrar edeceğini ve kamu bankaları üzerinden bütçe dengesini ve mali disiplini bozucu politika ve uygulamalara devam edeceğini açıkça da ilan ediyor.

Kamu bankaları üzerinden verilecek 30 milyar TL’lik kredinin, görev zararları son bir kaç yılda ikiye katlanmış olan kamu bankalarının bilançolarını daha da bozacağı, görev zararlarını daha da artıracağı açık. Bunun başta genel bütçe dengesi olmak üzere ekonomideki tüm mali dengelere vereceği zarar ise umurlarında değil. Türkiye’nin bütçe dışı fonlar ve görev zararlarından kaynaklı krizlerinin tarihi deneyimlerini de yok sayarak!

Kamu bankalarının bu paket için gereken kaynağı nereden bulacağı belli değil. Daha önce de, olağan kanallardan kaynak yaratamayan kamu bankalarına, İşsizlik Sigorta Fonu’ndan milyarlarca liranın aktarıldığı düşünülecek olursa, benzer bir adıma yönelmeleri şaşırtmaz.

Kaynağı da havuz medyasını derinleştirmek için yandaşa aktardıkları gerçeği de hatırlanırsa ivmelenerek krediye ulaşacak olanların kim olacağı sorusu da önem kazanır! Bugüne kadarki uygulamalarına paralel olarak kaynak dağılımının, liyakat, uygunluk ve ihtiyaç temelli olmak yerine, partizanca olacağını düşünmek hiçbirimiz için zor değil.

İlginizi çekebilir:  Kredi borcu kıskacında bir halk: Telefonu sessizde kullanıyoruz!

Yani düzeni değiştiren değil, krizi çıkartan rantçı, talancı, kamu kurumlarını kendi bekası için yok eden anlayışı ivmelendiren bir paket var karşımızda…

Öyle ki paketle hedeflenen sektörlerde üretim yapısının ithal bağımlılığını azaltacak şekilde dönüşmesinin zaman alacağı belliyken, kısa vadede ortaya çıkacak cari fazlayı müjdeli bir habermiş gibi muştulayacak kadar da ekonomiden ve halktan kopuklar! Oysa  öngörülen cari fazlanın kaynağının, ekonomik krizin ve üretimdeki yavaşlamanın bir sonucu olduğu açık.

Yatırım ortamının temel ihtiyacı güven ve istikrarı sağlayacak hukuk, demokrasi ve kapsayıcı kurumlar. Bu kurumların yıkımı kredi kanallarını rahatlatarak telafi edilemez. Demokrasi, toplumsal barış ve hukuk krediyle satın alınamaz!

23 Haziran’da halk, bir kez daha İstanbul’dan tüm Türkiye’ye bu gerçeği haykıracak…

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,489AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı’nda bir İngiliz tankerine el koyduk

Hürmüz Boğazı'nda seyir halinde olan İngiliz bayraklı Stena Impero isimli tankerle temas...

Erzincan’da gıda zehirlenmesi şüphesi: 21’i çocuk 56 kişi hastaneye kaldırıldı

Erzincan'da, gıda zehirlenmesi şüphesiyle 21'i çocuk 56 kişi tedavi altına alındı.

Güvenlik soruşturması bahanesiyle görevine son verildi

Şişli Meslek Yüksek Okulunda Mart ayından beri sözleşmeli olarak öğretim görevliliği...

Yapı Kredi Yayınları’ndan Evliyâ Çelebi’ye ‘Kürdistan’ sansürü

Yapı Kredi Yayınları, 17. yüzyılda Evliyâ Çelebi tarafından kaleme alınan 10 ciltlik Evliyâ...

Digiturk ödeme yapmadı, futbol kulüpleri ihtar çekti

İddiaya göre Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden futbol kulüpleri, 8 Temmuz'da...

AKP’li belediye başkanı: 30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil

AKP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, diğer bayramların aksine 30 Ağustos'ta...

Borçlunun yakınına SMS atan avukata ceza

Kişisel Verileri Koruma Kurulunun internet sitesinde yer alan karara göre, Kurul başvuru...

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı ‘Kürdistan’ açıklamasının ardından Twitter hesabını kapattı

Trabzon'un Çaykara ilçesinde ünlü turizm merkezi Uzungöl'de, üzerinde 'Kürdistan' yazılı atkılar ile...

UEFA Fenerbahçe’ye verdiği cezaları açıkladı

UEFA kararını Fenerbahçe’ye iletti. Avrupa kupalarından men cezası yok. Sarı lacivertli kulübe...

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik iddianame kabul edildi: İddianamede neler var?

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik soruşturma sonunda hazırlanan iddianame, İstanbul 30. Ağır...

Sonraki haber