İyi başladı, kötü bitti
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Süper Lig'in en büyük karşılaşması son yılların aksine oldukça iyi bir futbola sahne oldu ve 2-2 sona erdi. Maç sonrası ise yaşanan istenmeyen olaylar sahadaki futbolu gölgeledi

Seyrantepe'de derbi zamanı... Bir tarafta sakatlar ordusu Galatasaray, öbür köşede sezona felaket gibi başladıktan sonra teknik direktörü Cocu'yu kovan Fenerbahçe... Şüphesiz asırlık çınarlar çimlere galibiyet parolasıyla ayak basıyor.

Geçen hafta Malatya'dan boynu bükük döndükten sonra üçüncülüğe düşen ev sahibinde Serdar ile Onyekuru sevinci yaşanıyor. Sakatlıklardan eli kolu bağlanmış gözüken Fatih Terim'in çimlere sürebileceği her hazır oyuncu, bu zorlu maratonda sarı-kırmızılılar için hayati gözüküyor. Formayı kapan genç Ozan'ın da 11'de olması, birçoklarını şaşırtmamışa benziyor. Bu sahada Schalke karşısında tel tel dökülen takım bakalım yeniden şaha kalkacak mı? Özgüven tazelemek için derbiden iyisi olması gerek...

Özgüvenini daha çok kaybetmiş görünen Kanarya cephesi için adeta sezona tutunma sınavı. Cocu'nun yardımcısı Koeman, kritik maça Valbueana'yla başlıyor. Yüzüne uzun süredir pek bakılmayan Fransız yıldızın tecrübesi aşikâr. Peki sahaya bunu yansıtabilecek mi, özellikle de savunmaya yardıma gelecek mi? Santra öncesinde akla bu düşedursun; Hollandalı hoca, cezalı Slimani'nin yokluğunda Frey'i tek forvet oynatıyor. Elif, Jailson, Benzia üçlüsüyle Donk, Belhanda-Ndiaye triosunun "savaş"ı sanki sonucu belirleyecek gibi duruyor.

Seremonide lösemili çocuklar için takılan maskeler çıkarılıyor, ilk düdük çalıyordu. Isınırken sakatlanan Eren'in yerine Sinan başlamıştı. İlk bölümde sahaya daha iyi dizilen Fenerbahçe'yken ev sahibi bir anda kornerden Donk'la 31'de öne geçmişti. 35'te yine bir duran topta Sinan'ın kafası direkte patlamıştı. Deplasman ekibinin duran toplardaki zafiyeti devam ediyordu.

İlk devrede topa rakibinin iki katı kadar sahip olan Aslan, Kanarya'nın iki katından daha fazla pas yapmıştı. İkinci yarı çok şeylere gebeydi...

Tribünlerdeki Fenerbahçe taraftarı bir gencin ölüm haberi tatları kaçırıyordu. Soyunma odasından Benzia'nın yerine Alper dönüyordu.

İkinci yarıya baskılı başlayan Cimbom, 50'de farkı artırmıştı. Ceza sahası dışından iyi vuran Linnes, Harun'u avlamıştı. 65'te VAR kararıyla verilen penaltıyı kullanan Valbueana köşeyi bulmuştu. 71'de Jailson'un muhteşem plasesi skoru eşitliyordu. Taca itiraz eden Belhanda'nın pozisyonu takip etmemesi pahalıya mâl olmuştu.

Kalan dakikalarda önce Elif, ardından Skrtel'le Fenerbahçe üstünlük şansını değerlendiremiyor, taraflar yenişemiyordu.

Galatasaray iki farkla öne geçtiği maçı kazanamadı. Sarı-kırmızılı cephe hakem diyecek ama biraz da aynaya bakmaları gerek. Fenerbahçe'nin 2-0'dan sonra gösterdiği reaksiyon alkışa layık demeli, Koeman'ın ilk sınavından geçer not aldığının altını çizmeli...

Ama bu maçın özeti derbinin sonunda yaşanan kepazelikti. Her ne olursa olsun 20 yaşında hayatını kaybeden bir taraftarın olduğu günde bunlar hiç ama hiç yaşanmamalıydı.