Kâbus ortaklığı
UĞUR KUTAY UĞUR KUTAY

Haziran 2011 seçimlerine hazırlanırken AKP’nin sloganını hatırlarsınız: “Hayaldi, gerçek oldu.” Hayallerle gerçeklerin paldır küldür birbirine karıştırıldığı kampanyanın filmlerinden birinin konusu ‘ambulans uçak’tı: Şanlıurfa’da yaşayan Turgut Ailesi’nin oğlu Yunus tarlada kardeşine yardım ederken parmaklarının kopmasına yol açan bir kaza geçirir. Ama neyse ki ambulans uçak sayesinde hızla Ankara’ya ulaşırlar, çocuğun hayatı ve parmakları kurtulur.

Bu reklam filminin bir yerinde Yunus’un elinin sağlıklı olduğunu, eğitimine devam ettiğini görmemiz için yakın planda bir okul defteriyle bir kitap tutan eli sunulur. Bu FEM Yayınları’na ait bir dersane kitabıdır.

O günlerde internette bunun izleyicilerin bilinçdışına yönelik subliminal bir mesaj olduğuna, AKP’nin FEM Dersaneleri’nin ve dolayısıyla Fethullah Gülen Cemaati’nin gizli reklamını yaptığına dair birçok tartışma yaşandı.

Oysa film teknik açıdan subliminal olmadığı gibi içerik açısından da şaşırtıcı değildi: AKP ile o sırada henüz FETÖ olmayan Cemaat arasında filmin de gösterdiği gibi bariz bir ortaklık vardı. Daha 7-8 ay önce, 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği ve yargı reformu adı altında Türkiye’nin mahvedilmesi referandumunda Gülen AKP’ye AKP’lilerin bile veremeyeceği desteği vermişti: “Fethullah Gülen’e bağlı okullarda görev yapan öğretmenler, yurtdışından sandıkların kurulu bulunduğu havalimanlarına gelerek oy kullanmaya devam ediyorlar. Cemaatin kişi başı 750 doları bulan uçak biletleri karşıladığı belirtiliyor. Cemaate bağlı FEM dershanesi de Zaman gazetesi yazarlarının yazılarını propaganda amacıyla öğrencilerine dağıtıyor. Fethullah Gülen’in ‘imkan olsa ölülerin mezardan çıkıp oy vermesi gerektiği’ni belirttiği referandum için Gülen Cemaati hummalı bir çalışma yürütüyor. Son olarak, içlerinde Cemaatin Afganistan’daki okullarında görev yapan öğretmenlerin de olduğu bir grup uçakla Türkiye’ye gelerek, havalimanında oy kullandı. HaberTürk’ün haberine göre, grubun bir kısmının ise ikametinin olduğu kentlere giderek oy kullanacakları ve 14 Eylül’de Afganistan’a geri dönecekleri belirtildi. Öte yandan, Gülen Cemaati’nin diğer ülkelerde bulunan okullarındaki öğretmenlerin de oy kullanmak için Türkiye’ye geleceği öğrenildi.”* (sol.org.tr, 04.09.2010)

Böyle bir ortamda AKP propaganda filminde FEM’in reklamı yapılmayacaktı da o delikanlının eline BirGün ya da Cumhuriyet mi tutuşturulacaktı?!

Hayat bazen ne feci oyunlar oynuyor… 2011’de ‘Hayaldi, gerçek oldu’ kampanyasını hazırlayan AKPli reklamcı Erol Olçak, 15 Temmuz gecesi çok sevgili cumhurbaşkanının korkunç çağrısına uyarak 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyib’i de yanına alıp Boğaziçi Köprüsü’ne gitti. Baba-oğul o gece orada, AKP-FETÖ ortaklığının diyalektik gelişimi sonucu ortaya çıkan iğrenç bir darbe filminde canlarını yitirdi.
AKP-FETÖ işbirliğinin en büyük delillerinden biri olan bu reklam filmi youtube’da dönüyor hâlâ… Ama doğrudan kaynağında görmek isterseniz filmi AKP’nin sitesinde de izleyebilirsiniz.**
* http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/cemaatte-referandum-seferberligi-haberi-32992
**https://www.akparti.org.tr/site/video/7778/nerede-olursan-ol-devlet-saglikta-her-yerde