Kadıköy’de ‘denge’ler bozulmadı
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT

Kadıköy’de derbi akşamı… Haftaya aynı puanda başlayanlardan üçüncü Fenerbahçe, bir sıra üstündeki Galatasaray’ı ağırlıyor. Ezeli rakiplerin Şükrü Saracoğlu’ndaki her randevusu öncesi malum istatistik akıllara geliyor; Aslan burada 1999’dan beri kazanamıyor Sarı-kırmızılılar yıllar sonra şeytanın bacağını kırmak; sarı-lacivertliler ise seriyi sürdürmek istiyor.

Santra öncesinde her iki teknik direktörün sahaya süreceği kadrolar merak ediliyordu. Vitor Pereira yıldızının pek barışmadığı van Persie ile başlıyor, üç gün önce Avrupa’da galibiyeti getiren Fernandao’yu kulübede tutuyordu. Portekizli hoca Mehmet Topal- Josef ikilisiyle orta sahada dizginleri eline almak istiyordu. Hamza Hamzaoğlu ise ilk 11’de Umut’u tercih ediyor; sakatlıktan yeni dönen Burak Yılmaz’ı son maçlarda olduğu gibi yine düşünmüyordu.

Fırat Aydınus’un ilk düdüğüyle heyecan fırtınası başlıyordu. İlk dakikalarla birlikte Kanarya ağırlığını hissettiriyordu. Diego’nun topuk pasında top Nani’nin tersinde kalmasa tabela erkenden değişebilirdi. Fenerbahçe’nin rakip savunmanın arkasına attığı ters toplar tehlikeli oluyordu. Sağdan Gökhan, soldan Caner iyi geliyordu. Galatasaray bir türlü topları olumlu kullanamıyordu.

29’da kullanılan kornerde Ba’nın indirdiği topta Muslera başarılıydı. 36’da ev sahibi aradığı golü bulmuştu. Muslera ancak uzaklaştırabilmiş; Diego yerden sert vurmuştu. Pozisyonun başında Gökhan’ın yaptığı ortada van Persie’nin ofsayt olup olmadığı belli ki haftanın polemiği olacak; televizyonlara gün doğacak. Pasif ofsayt kuralının son hali daha uzun süre tartışılacağa benzer. Sahi yeri gelmişken tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan…
İlk 45 dakika ev sahibinin üstünlüğüyle bitmişti. İkinci devre daha çok şeye gebeydi.

İkinci yarının başında Fenerbahçe kontraları kovalıyordu. Pereira’nın Sneijder’i sindirme planı tutmuş gibiydi. Onun yerine sorumluluk almaya çalışan Podolski çok top kaptırıyor; Selçuk ile Bilal etkisiz kalıyordu.

65’te gelişen kontrada Markovic’in şutunu Muslera harika çıkarmıştı. Bu dakikadan sonra Galatasaray oyunu karşı sahaya yıktıysa da pozisyon üretemiyordu. Duran toplar sarı-kırmızılılar için belki de en önemli şanstı. 83’te Sneijder’in kornerinde sahanın belki de en kısa futbolcusu Olcan skoru eşitliyordu. Kalan dakikalarda başka gol olmuyor; puanlar paylaşılıyor ve seri sürüyordu.

Galatasaray kötü olduğu derbiden puan koparmayı başarırken; Fenerbahçe kazanacağı maçı alamadı. Bu skor yine Pereira’nın hanesine yazar; söylemedi demeyin.