Kadının fendi Kızıl Dany’yi yendi
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY
Yaz tatili sona ererken, Fransız solunda hareketlenme başladı. Geçtiğimiz günlerde Yeşiller ve Avrupa Ekoloji’nin Nantes kentinde sona

Yaz tatili sona ererken, Fransız solunda hareketlenme başladı. Geçtiğimiz günlerde Yeşiller ve Avrupa Ekoloji’nin Nantes kentinde sona eren Yaz Günleri’nden sonra, sırada bu hafta sonu toplanacak geleneksel Sosyalist Parti Yaz Üniversitesi var. İktidar partisi ve hükümet aşırı sağa ve yabancı düşmanlığına kayadursun, sol kanatta 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimleri adayları yavaş yavaş belirleniyor.
Bu köşede çıkan ilk yazımda “solun geleceğini kadınların belirleyeceğini” ümitle duyurmuştum. Avrupa Ekoloji ve Yeşiller’in toplantısının ardından, Eva Joly’nin adaylığı netleşti. Eski soruşturma yargıcı, Norveç kökenli Eva Joly, niyetini mart ayında açıklamış olsa da, Yeşiller’in onayını almak zorundaydı. Yeşiller’in genç Genel Sekreteri Cécile Duflot,  “böyle bir yükü taşıyacak omuzlara sahip olmadığını” beyan ederek Joly’nin adaylığına destek verince, Avrupa Yeşil hareketinin “manevi lideri” Daniel Cohn-Bendit, nam-ı diğer eski Kızıl, yeni “Pembe Dany”nin eli kolu bağlandı. Öyle ki, Cohn-Bendit bir süredir Yeşil ve Ekolojik hareketin solun solunda olmasını istemiyordu. Örneğin, herkesin tersine, Sarkozy ve hükümetin emeklilik reformuna karşı çıkmıyor, 62 yaşından itibaren emekliliği normal karşıladığını açıklıyor, bazı Yeşiller’in bu konudaki tutumunu “goşist” diye niteliyordu. Bir diğer eksen kaymasını, Yeşil grubun oluşumundaki görüş farklılıkları oluşturuyor. Pembe Dany merkez partilerden, özellikle de merkez sağ MoDem’le daha fazla işbirliği öngörüyordu. Oysa Yaz Günleri’nde Eva Joly, Cécile Duflot ve José Bové’den oluşan temel taşların hepsi Yeşiller hareketini solun solunda bir siyasi çizgiye oturtuyorlardı.
Sonuçta görünen o ki, Duflot ve Joly aralarında birçok konuyu halletmişler. Bebeği saydığı Avrupa Ekoloji’nin elinden alınmasını hazmedemeyen Cohn-Bendit ise şimdilik küskünlüğünü sürdürüyor. Eva Joly’yi kendi elleriyle siyaset dünyasına hediye ederken, Fransa’da Yeşiller’in Avrupa Ekoloji’nin gölgesinde kalacağını, hatta yavaş yavaş içinde yok olacağını ümit etmişti.
Her ne kadar iki oluşumun birleşmesi kasım ayında yapılacak ortak şûrada şekillenecek olsa da, Eva Joly, aday adaylığına 2 yıl öncesinden ısınmaya başladı. Sarkozy’nin güvenlik politikasını “popülist” diye niteleyerek, ağır Norveç aksanını “Fransa’nın dört bir köşesinde çeşitli aksanlar mevcut, seslerini duyuramayan bu kitleleri de temsil edeceğim” diyerek silah olarak bile kullanıyor.
Sosyalist Parti’nin aday adaylarını belirlemesine daha var. Ancak hâlâ “Fransızların favori sosyalisti” unvanını elinde tutan IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın karşısında parti Genel Sekreteri Martine Aubry’nin desteği artıyor. Mart 2010 bölge seçimlerinde üçüncü parti olma başarısını gösteren Yeşil hareketin şimdiden Sosyalistlerle bazı prensip anlaşması yapmasında yarar var. Her ne kadar Joly ile Strauss-Kahn’ın arasındaki bir uzlaşma olası görünmese de…
Solda adaylar belirlenedursun, Libération gazetesinin Viavoice araştırma şirketine yaptırdığı bir kamuoyu yoklamasında, Fransız seçmenlerin yüzde 55’inin 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sol bir adayın kazanmasını istediği ortaya çıkıyor. Ancak dikkat: Yüzde 57’si de iktidar olunca solun sağdan daha iyi olacağına inanmadığını ekliyor. Anlaşılan, Fransızlar giderek -genel olarak- tüm siyasilere şüpheyle yaklaşıyorlar. Öyleyse, solun gerçekten kazanması için yapılacak şey belli: Sarkozy karşıtlığıyla yetinmeyerek, hızla yeni bir sosyal ve siyasi düzenleme için kolları sıvamak. Hem de bir an önce.