‘Kadınlar Meclis’te temsil edilmiyor’
08.07.2018 08:52 GÜNCEL
Toplumun her kademesinde olduğu gibi siyasette de kadın olmak zor. KADER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu erkeklerin sanki gizli bir ittifak içinde hareket ettiğini belirtiyor. Karaoğlu: “Toplumun yarısıyız, koltukların yarısı da hakkımız”

YAĞMUR ÖZTÜRK

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 24 Haziran seçimlerinde kadın temsiliyeti konusunda yine sınıfta kaldı. 7 Haziran 2015 seçimlerinde Meclis’teki kadın temsili yüzde 17,8 iken, 1 Kasım’da bu oran yüzde 14,5’e gerilemişti. 27. Dönem seçim sonuçlarına göre yüzde 17,3 oranında bir kadın temsili söz konusu. 600 milletvekilinden yalnızca 104’ü kadın. 33 ilde hiç kadın milletvekili yok.

»Genel tablo nasıl? Erkek siyasetçilere ve partilere karne verecek olursanız, sınıfta kalıyorlar mı?
Biz bu seçim sonuçlarını değerlendirirken partilere göre baktığımızda kadın oranlarının çok düşük olduğunu gördük. Hiç ümitkâr bir tabloyla karşılaşmadık 2015 seçimlerine göre. Erkek siyasetçilerin kadın konusuna bakış açısı bu konuda bir modernizasyonu içeriyor olsaydı, erkekler o koltuklara kadınların da yerleşmesi için ellerinden geleni yapardı. Çoğunun kadınlarla o koltukları paylaşmamak konusunda neredeyse gizli bir ittifakları var gibi. Belki söze, yazıya dökülmemiş ama içten içe kodlanmış bir ittifak söz konusu.

Partilerin adaylar konusunda karar veren mekanizmalarında kaç tane kadın var diye baktık. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) bu komisyonda iki üyesi var. Biri erkek biri kadın. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) bu komisyonu 14 kişiden oluşuyor, yalnızca 3 tanesi kadın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 5 kişilik bir komisyonu var ve hiç kadın üyesi yok. Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) üç kişilik komitesi var, hiç kadın yok. İYİ Parti’nin yedi kişilik komitesi var, tek bir tane kadın var içinde. MHP bizi çok yanıltmıyor. Yıllardır kadının temsiline önem vermeyen istikrarlı bir tablo içerisinde. Tabloda CHP bizi çok şaşırttı. Çünkü CHP’nin tüzüğünde yüzde 33 cinsiyet kotası var. 146 milletvekili arasından 18’i kadın, yani yüzde 12,3 oranında bir kadın temsili var CHP’de. Tüzüğe uyulmayacaksa bu madde neden konuluyor? AKP’nin tüzüğünde cinsiyet kotasıyla ilgili herhangi bir şey yok, yüzde 17,6 oranında bir kadın temsili var. İYİ Parti de kurulduğu günden beri yüzde 25 cinsiyet kotasını koruyacağına vurgu yaptı ve yapılanmayı organize ederken gerçekten uydular. Ama seçimin sonunda yedi kişilik komiteye bir tane kadın yerleştirip yüzde 6,9 oranında kadın temsiliyle o da sınıfta kalmış oldu. HDP ise yıllardan beri bu konuda tüzüğünde kadınlara önem veren ve parti yapısı içerisinde de eşitlik konusuna son derece dikkat çeken ve eş başkanlık sistemini uygulayan bir parti. Onlar da yüzde 50’yi hedeflemesine rağmen şu anda yüzde 38,8’de kaldı. Yüzde 50’nin altında ama Türkiye gerçeğine göre en yüksek kadın temsilini sağlayan siyasi parti oldu.

»Kadın siyasetçilerle iletişim halindesiniz. Ne gibi zorluklar yaşıyorlar?
Temel sorun; yok sayılmaları, dikkate alınmamaları, önemsenmemeleri. Meclis’te erkek egemen bir yapı var. Mesela Meclis’e yeni gelmiş bir kadın milletvekili için de, erkek milletvekili için de ilk gün bir tecrübesizlik oluyor. Bir soru önergesi nasıl verilir, ne yapılması lazım gibi konularda deneyimsizlikleri üzerinden o kadınlar zor duruma düşürülmeye çalışılıyor. Halbuki erkek milletvekili de aynı deneyimsizliği yaşıyor. Ama kadının deneyimsizliği, cinsiyeti nedeniyle oluyormuş gibi gösteriliyor.

»300’e 300 koltuk neyi sağlar?
Kadın sorunlarının daha görünür olması ve bunlara yönelik çözümlerin daha kolay elde edilebilmesini sağlar. Kararlarda barış dilinin oluşturulmasında, engelli bakımında, yaşlı bakımında, kadın sığınaklarının sayısının artmasında, kreşlerin çoğalmasında ve orada sağlıklı bir şeklide hizmet verilebilmesinde, eşit işe eşit ücret konusunda, kadınların istismarı konusunda daha farklı olması gereken sonuçları kadınların karar alarak oluşturabileceklerine inanıyoruz. Kadınların daha ılımlı ve uzlaşmacı olduklarını biz değil bilim söylüyor. 300 kadının olmasının ülke barışında da, ülke ekonomisinin iyileştirilmesinde de, yaşam koşullarının daha iyi olmasında da olumlu etkilerinin olacağına inanıyoruz.

kadinlar-meclis-te-temsil-edilmiyor-484217-1.

Geçen zaman değil, kat edilen mesafe önemli

»Türkiye diğer ülkeler arasında nasıl bir sıralamaya sahip?
144 ülke arasında 137. sırada. Kadın temsiliyeti konusunda elverişli bir noktada değiliz. Türkiye’de kadınların siyasette kendilerini var edebilmeleri 1934’te seçme ve seçilme haklarını almalarıyla başlıyor. Kuzey Avrupa ülkeleri gibi bizden daha sonra bu hakların geldiği bazı ülkelerin bu aradaki mesafeyi kapattıklarını hatta solladıklarını görüyoruz. Aslında yıllarla çok bağlantılı bir şey değil. Katedilen mesafeyle ilgili.

»Kadınlar ne yapmalı?
Meclis’te kadınların siyasi görüşlerinden veya kendi partilerinden bağımsız olarak kadın meselelerinde yan yana durabilmeyi becerebiliyor olmaları lazım. Kadınla ilgili bir mesele varsa partilerdeki bütün kadınların yan yana gelip, istişare edip bir duruş sergileyebiliyor olmaları gerekir.
Siyasi partilerin mekanizmaların içerisinde olan kadın kollarının kendi varlığını bir daha sorgulaması gerekiyor. Özellikle partilerin kadın kollarında çok özverili çalışılıyor. Ama bu kadar özverinin sonunda gidip erkekleri seçtiriyorlar. Artık kadınlar kendileri seçilmek için çalışmalı.

»Erken tarihe alınması gündeme gelen 2019 yerel seçimleri var önümüzde. Bu yerel seçimlerde kadın adaylar için nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz?
Yerel seçimler aslında kadınlar açısından ulaşılması daha kolay alanlardır. Kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri bir alan. Buna rağmen kadınların yerel seçimlere ve yerel yönetim mekanizmalarına çok fazla talip olmadığını görüyoruz. Çünkü yerelde çok ilginç ilişki ağları var. Babadan oğula geçen muhtarlıklar gibi. Türkiye'nin genel yönetim sisteminin en küçük biriminde de bir şey değişmiyor. Bu farkındalıkla kadınları cesaretlendirmek adına çalışmalar yapıyoruz. Bu dönemde özellikle muhtar kadın sayısını artırma adına bir çalışma başlattık. Türkiye'nin 8 ilinde hiç kadın muhtar yok. 50.204 muhtarın da yalnızca 675’i kadın. Çok vahim.

Cesaretlendirme programları

2019’da yapılacak yerel seçimlerin öne alınması durumuyla karşı karşıyayız. O yüzden çalışmamıza hız veriyoruz. Aday adayı kadın muhtar sayısını artırmaya yönelik bir çalışma yapacağız. Üç günlük eğitim programlarımız var. Bir kadın muhtarın ihtiyacı olan konularda onları güçlendirmeye çalışacağız. Sosyal medya kullanımı nasıl olur, etkili konuşma nasıl olur, muhtarlık nedir, muhtarlık yasası nedir, kimlerle ilişki kurarsınız, başarılı bir kampanya nasıl yapılabilir gibi konuları ve tabii ki toplumsal cinsiyet eşitliğini içeren bir eğitim yapılacak. Kadınlara rol model olması için deneyim paylaşımı kısmı da var eğitimlerde.Mesela, yıllardır belediye meclis üyeliği yapmış başarılı bir belediye meclis üyesi gelip deneyimlerini, karşılaştığı zorlukları ve nasıl aştığını anlatacak. Ya da bir muhtar gelecek, ‘Ben böyle yaptım, siz de yapabilirsiniz’i anlatacak. Bu dönem KA.DER bünyesinde olan 3 milletvekilimiz var mecliste. CHP’den 2 kişi, HDP'den 1 kişi.

»Tablo olumluya mı gidiyor olumsuza mı?
Aslında her ikisi de olabilir. Kadınların kararlılığını sürdürmesiyle bir sonuç alınacak. Kadınlar işi akışa bırakırlarsa geçmişten çok farklı evrilmeyecek bu olay. Ama işi akışa bırakmayıp güç birliği yaratırlarsa olumlu olmaması için bir neden yok. Çünkü toplumsal dinamiklerin önünde durabilmek çok mümkün değildir uzun bir süre. Ben bu olayı suyun kuvveti gibi değerlendiririm. Belki uzun süre alabilir ama bir yerde öyle bir ivme kazanır ki o bentler anında yıkılır. Nasıl yıkıldığını da kimse anlamaz. Sanki o dakika yıkıldı zannedilir. Ama alttan alta çok uzun süreden beri işleyen bir güç vardır orada ve son noktada o momentumla duvarlar, bentler yıkılır. Kadın hareketinin de bentleri yıkacağını ümit ediyorum. Mesele sadece erkek, kadın meselesi değil. İnsan hakları meselesi. O yüzden ben umutsuz değilim açıkçası. Bu kararlılıkla giderek güç birliği oluşturursak, nerede hayır diyeceğimizi bilirsek şayet istediğimiz sonuçları alacağız Türkiye olarak.

»Son olarak kadın adaylar adına bir çağrınız var mı?
Evet, aslında bizim ısrarla belirttiğimiz bir konu var: Kadın temsilinin olması gereken düzeye gelebilmesi için Siyasi Partiler Yasası'nın değişmesi gerekiyor. Partilerin kendi inisiyatifleri ile tüzüklerine koydukları cinsiyet kotasının yasal bir zorunluluk haline getirilmesi ve bu uygulanmadığı takdirde de müeyyidelerinin olmasının altının çizilmesi gerektiğini söylüyoruz. Eşit temsilin sağlanması için fermuar sisteminin yerleştirilmesi gerektiğini ısrarla savunuyoruz. Bir erkek bir kadın şeklinde listelerin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Cinslerin eşit temsili çok önemli kazançlar sağlayacak . O yüzden diyoruz ki, kadınlar her alanda olmalılar ve bunun için de kadınlar daha fazla beklemek istemiyorlar.