Kalite artıyor
SERKAN FİDAN SERKAN FİDAN
Bu maçın hemen ardından ilk maçında son şampiyonu mağlup eden Meksika, Güney Kore’yi de mağlup ederek son 16 yolunda önemli bir avantaj yakaladı. Ancak 90+’da yedikleri golün faturası ağır olabilir.

Dünya Kupası’nın 17. karşılaşmasında ev sahibi Rusya, Mısır’ı 3-1 mağlup ederek gruplardan çıkmayı garantiledi. İspanya 2010 Dünya Kupası’nı kazanırken 7 maçta toplam 8 gol atmıştı. Hazırlık maçlarındaki performansı sebebiyle ülke medyası tarafından ağır şekilde eleştirilen Rusya aynı gol sayısını iki maçta yakalamış durumda. Kariyerinin ilk Dünya Kupası golünü penaltıdan atan Salah ve arkadaşları için son 16 umudu kalmamış durumda. Suudi Arabistan karşısında prestij maçına çıkacaklar.

kalite-artiyor-479394-1.

Turnuvanın yedinci gününde Portekiz ile Fas karşı karşıya geldiler. Hani derler ya bir tane attılar yattılar diye, Cristiano Ronaldo’nun 4. dakikada attığı golden sonra Portekiz de aynen öyle yaptı. Fas, maçın geri kalan kısmında hep baskılı oynasa da pozisyon ve skor üretemeyince kupaya veda eden ilk ülke oldu. A grubunun ikinci maçında Suudi Arabistan, Rusya maçından gerekli dersi almış gözükse de performansı Uruguay’dan puan almaya yeterli olmadı. Uruguay’ı dördüncü kez Dünya Kupası’na taşıyan Oscar Taberez’in gol yememek üzerine kurgulu futbol felsefesi Dünya Kupası tarihinin en sıkıcı maçlarından birini izlememize sebep oldu. Psikiyatristleri, uyku sorunu çeken hastalarına ilaç yazmadan önce bu maçı izletmelerini tavsiye ediyorum. İran teknik direktörü Carlos Querioz da savunma ağırlıklı futbol anlayışıyla ünlü. Öyle ki grubun ilk maçında Fas’ı mağlup ederken İran’ın kaleyi tutan şutu yoktu. Ancak İran’ın kadrosuna bakınca o kadar antipatik gözükmüyor. İspanya karşısında kalelerinde golü görene kadar sadece savunmayı düşünmüş olsalar da son yarım saatte skoru eşitlemek için kapasitelerinin çok üstünde mücadele verdiler. Katı İran savunması karşısında pozisyon üretmekte zorlanan İspanya’nın yardımına futbol tanrıları yetişti ve Diego Costa’ya üç puanı getiren golü hediye ettiler.

Danimarka ile Avustralya oynadıkları oyunla futbolseverlerin 8. güne keyifli bir başlangıç yapmasını sağladı. Avustralya galibiyete bir adım daha yakın olan taraftı ancak Simon Kjaer yerinde müdahaleleriyle, Kasper Schmeichel ise babasını gururlandıran kurtarışlarıyla rakibine kazanma fırsatı vermedi. Günün ikinci maçında, Danimarka karşısındaki oyunuyla kalbimi çalan Peru, 100. milli maçına çıkan Fransız kaleci Lloris’e gol atmaya muvaffak olamayınca ikinci tura çıkma şansını kaybetti. Giroud’un ağlara giden topunu tamamlayan Mbappe, hem gerçek golcü olduğunu gösterdi hem de Fransa adına büyük turnuvalarda gol atan en genç oyuncu unvanını David Trezeguet’den devraldı. Günün son maçında turnuvanın favorilerinden Arjantin, 1998’den beri Dünya Kupası’na kesintisiz katılan Hırvatistan karşısında ağır bir yenilgi alarak gruptan çıkma şansını zora soktu. Herkes Messi’nin performansını konuşadursun Arjantin’i bu hallere düşüren aslında kalecisi Wilfredo Caballero’nun yaptığı hatalar. İlk iki maçta kalesini gole kapatıp, rakiplerine toplam 5 gol atarak gruptan çıkmayı şimdiden garantileyen Hırvatistan’ın altın jenerasyonu kendisinden beklenen patlamayı nihayet yapıyor mu? Hırvatistan, 1998’den bu yana Dünya Kupası’nda ilk kez üst üste iki maç kazandı. 1998’de üçüncü maçta Arjantin’e kaybedip, gruptan ikinci olarak çıkmış ve turnuvayı 3. olarak tamamlamıştı. Avrupa’nın tamamına futbolcu ithal eden 4 milyon nüfuslu ülkenin hikâyesinden çıkarmamız gereken çok ders var.

Turnuvaya puan kaybıyla başlayan Brezilya, Kosta Rika karşısında 90 dakika boyunca gol aradı ancak golleri 90+’da buldu. %72 topa sahip olma, 10’u kaleyi bulan 22 şut, 9 korner gibi istatistikler Sambacılar’ın üstünlüğünün göstergesiydi. Dünya Kupası tarihinde bir başka ilk de bu maçta yaşandı. Neymar’ın düşürülmesiyle penaltı kararı veren halem Blorn Kuipers, VAR’ın devreye girmesiyle bu kararından vaz geçti. Gruplardan çıkma ümidini uzatma dakikalarına kadar koruyan Kosta Rika, son 16 hayallerine dramatik şekilde veda etti. Günün ikinci maçında Nijerya, Ahmed Musa’nın attığı gollerle, İzlanda’yı mağlup ederek son grup maçı öncesi umut tazeledi. İzlanda takım organizasyonunu kusursuz yapıyor ancak kazanmak için üçüncü bölgede etkinliğini arttırması gerekiyor. 9. günün son maçında İsviçre, Sırbistan karşısında turnuvanın ilk geri dönüşünü gerçekleştirdi. Sırbistan maça iyi başlamış, Mitroviç ile de skor avantajını elde etmişti. Ancak ne oyun ne de skor üstünlüğünü koruyamayınca Shaquiri’nin son dakika golüyle maçı kaybetti.

2018 Dünya Kupası’nın onuncu günü, turnuvanın en keyifli maçlarından biriyle açıldı. Gizli favori Belçika, Tunus karşısında hem izleyenlere keyif vermeyi hem de farklı kazanmayı başardı. Bu galibiyetle son 16 turunu garantiye alan Kırmızı Şeytanlar, grubun son maçında İngiltere ile liderlik mücadelesi verecek. Tunus belki turnuvaya erken veda ediyor, ancak Khazri ve arkadaşları sporseverlerin ağzında güzel bir tat bırakarak evlerine dönüyorlar. Bu maçın hemen ardından ilk maçında son şampiyonu mağlup eden Meksika, Güney Kore’yi de mağlup ederek son 16 yolunda önemli bir avantaj yakaladı. Ancak 90+’da yedikleri golün faturası ağır olabilir.. Grubun puansız tek takımı Güney Kore, son maçında Almanya ile karşılaşacak. Kore’nin yoluna devam edebilmek için hem farklı galip gelmesi hem de Meksika’nın da İsveç’i mağlup etmesi yani küçük bir futbol mucizesi gerekiyor. 10. günün kapanış karşılaşmasında İsveç ve Almanya karşı karşıya geldi. Toivonen’in golüyle ilk yarıyı önde kapatan İsveç, İkinci yarının hemen başında Almanya’nın Marco Reus ile skoru eşitlemesine mani olamadı. 1-1’in ardından sahada çılgın bir Almanya baskısı ve amansızca direnen bir İsveç vardı. Boateng’in 82’de ikinci sarı kartı görerek oyundan atılmasıyla Almanya için işler iyice zora girmişti. 90+5’de turnuvanın belki de en önemli anlarından biri yaşanıyor ve ceza sahası dışı sol çaprazdan kullanılan serbest vuruşta Toni Kroos, orta yapmak yerine şut çekmeyi tercih ediyor ve toplu ağlara gönderiyordu. Bu galibiyet son şampiyona hayat öpücüğü oluyordu.

Festivalin on birinci günü İngiltere Panama maçıyla açıldı. Yanlışlıkla “hat-trick” yapan Harry Kane’i gol krallığında ilk sıraya yükselten karşılaşmada turnuvanın en zayıf takımlarından Panama, İngilizlere ilk 20 dakika direnç gösterebildi. Tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılan Orta Amerika temsilcisinin Felipe Baloy ile 78’de bulduğu gol hem Dünya Kupası tarihinde Panama’nın attığı ilk gol olarak tarihe geçti hem de İngiltere ile Belçika arasındaki averaj farkını ortadan kaldırdı. Grubun son maçında Belçika ile İngiltere liderlik için karşılaşacaklar. Olası bir beraberlik durumunda atılan goller ve averaj da eşit olduğu için fair play puanına bakılacak. Yani daha az kart gören taraf, grubu lider tamamlayacak. Şu ana kadar İngiltere’nin 2, Belçika’nın ise 3 sarı kartı var. Bir sonraki karşılaşmada Senegal ile Japonya arasında gol düellosu vardı. Senegal iki kere öne geçmesine rağmen Japonya, Inui’nun bir gol bir asistlik performansıyla puan kazanmayı başardı. Günün kapanış maçında grubun favorisi olarak gösterilen ancak ilk maçlarını kaybeden iki takım Polonya ile Kolombiya karşı karşıya geldi. Lewandowski ve arkadaşları Kolombiya karşısında varlık gösteremeyince Polonya Dünya Kupası’na veda eden ilk Avrupa ülkesi oldu. Kolombiya cephesinde Falcao ilk dünya kupası golünü atarak rüyalarını gerçekleştirirken, Japonya karşısında takımı 10 kişi kaldığı için erkenden oyundan çıkmak zorunda kalan Cuadrado ise maçın yıldızı oldu.