Kap bisikletini çık yola: 5 rota
27.06.2017 08:41 ÇEVRE
Çevreci bir ulaşım ve seyahat aracı olan bisikletinle yola çıkarken aynı zamanda doğa, tarih, yerel kültür ve yemekleri keşfetmeye ne dersin? Bunların hepsini bulabileceğin Türkiye bisiklet rotaları seni bekliyor

Bisiklet, doğaya zarar vermeden yavaş yavaş gezmeyi sevenler için en uygun araçlardan bir tanesi. Gezerken fotoğraf çekmeyi, köy kahvesinde durup yerli halkla sohbet ederken çayınızı yudumlamayı, bakkaldan yol tarifi almayı seviyor musunuz? Peki mevsim değişimini hissetmeye ne dersiniz? Yazın gelişini sadece takvimde değil, doğada da görmek ve hissetmek üzere yapacağınız hafta sonu kaçamakları için Momondo’nun hazırladığı bisiklet rotası önerilerimiz var:

1 Mysia Rotası, Bursa
Bursa’dan sadece 10 kilometre uzaklıkta bulunan doğa parkuru Mysia Yolları’nı bisikletle keşfetmeye ne dersiniz? Mysia Yolları, çam ormanları arasında yer alan eski ismi Misi, bugünki ismi Gümüştepe’den başlıyor ve son yıllarda yerli dizi ve filmlerde gördüğümüz ve güzelliğine imrendiğimiz Ulubat Gölü kıyısındaki Gölyazı’da sona eriyor. Misi – Gölyazı Bisiklet Rotası, ilkbahar aylarında doğanın uyanışını izleyebileceğiniz harika bir hafta sonu gezi parkurudur.
Nilüfer nehri kıyısı kenarında kurulu Misi hem binlerce yıllık tarihi bir geçmişe sahip hem de el değmemiş doğal güzelliklere sahip bir yerleşim. Misi ve çevresindeki doğal patikaların birbirleri ile bağlanması ile oluşan yürüyüş ve bisiklet yolları ağı, ziyaretçilerine bu bölgedeki kırsal yaşamı tanıma fırsatı sunuyor.kap-bisikletini-cik-yola-5-rota-310815-1.

Misi’den yola çıktıktan sonra bisiklet rotası üzerinde Dağyenice ve Maksempınarı köyleri küçük molalar için uygun yerler. Ayrıca köylerde üreticilerin sunduğu yerel ürünlerin tadına bakmayı da unutmayın. Maksempınarı’ndan ayrıldıktan sonra Ulubat Gölü’nü ve Gölyazı’yı yüksekten göreceksiniz. Dikkatli olmakta fayda var çünkü orman içindeki toprak yol bazen tenha araç yolları ile kesişiyor.

Gölyazı’nın kasabasının kurulu olduğu Ulubat Gölü’ndeki yarımadanın etrafında ilkbahar aylarında göçmen kuşların hareketlerini gözlemleyebilirsiniz.

2 Ayvalık, Balıkesir
Ayvalık ve çevresi her mevsim güzel. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Ancak yaz sıcakları iyice bastırmadan Ayvalık’ta bisikletle gezip görmekten keyif alacağınıza emin olduğumuz 3 farklı önerimiz var: Sanat köyü Yeniçarohori, muhteşem bir manzaraya sahip Şeytan Sofrası ve muhteşem koylarla çevrili Cunda Adası.

İsmini köyü kuran yeniçerilerden alan Yeniçarohori, Ayvalık’a sadece 5 kilometre mesafede bulunuyor. Köyde bulunan Rum evlerini restore ettikten sonra buraya yerleşen sanatçılar atölyelerinin kapılarını ziyaretçilere açtılar. Sessizliğin tadını çıkarabileceğiniz köy meydanındaki tarihi kahvesi, Boşnak böreklerini tadabileceğiniz lokantası ve gezebileceğiniz heykel & resim galerileri ile Yeniçarohori sizi bekliyor.kap-bisikletini-cik-yola-5-rota-310813-1.

Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’ndan Şeytan Sofrası’na mesafe 10 km. Ayvalık’ın 22 adadan oluşan Ege kıyılarının en nefes kesici manzarasını gün batımında Şeytan Sofrası’ndan izlemek en unutulmaz tecrübelerinizden birisi olacak. Ayvalık’tan sahilden, sol tarafta çam ağaçları arasında bulunan muhteşem konakları, sağ tarafta denizi izleyerek 4 km sonra Çamlık’a ulaşılıyor. Çamlık Dondurmacısı’nda dondurma yiyip, biraz enerji alıp rotanın son iki kilometresindeki yokuş için enerji toplayın.

Cunda Adası Milli Parkı’nda bulunan yürüyüş rotası tabelalarını takip ederek adanın kuzeyinde bulunan hem ıssız plajlara hem de harika koylara ulaşabilirsiniz. Milli Park rotasına alternatif olarak Cunda merkezde restorasyonları tamamlanmış muhteşem kiliseleri, tarihi konakları ve kafe ve dükkanlarla dolu şirin Cunda sokaklarını gezebileceğiniz bir rota çizebilirsiniz.

3 Kayaköy, Fethiye
Ülkemizin en özel köylerinden birisi Kayaköy. Yakın tarihimizin aynası, mübadele ile boşalan 15 bin nüfuslu eski Rum köyü (zamanında Türkiye’nin en büyük köyü), bölgenin ticaret merkezi olarak zanaatkârların yaşadığı bir köymüş. Özellikle hastalara şifa olan tertemiz bir havaya sahip olan bu bölgede hastane bile bulunuyormuş.

Türklerle Rumların çağlar boyu birlikte yaşamalarını simgeleyen özgün taş mimarili Kayaköy ve çevresinde yapacağınız bisiklet gezisini isterseniz Afkule’ye veya Gemile koyuna kadar uzatabilirsiniz.

Eski ismi Levissi, bugün Barış ve Dostluk Köyü olarak da anılan Kayaköy’ün eteklerinde bulunan ovada minik yerleşimler, çiftlik evleri, sanat kampı ve şarap evleri arasında kalan yollarda gezinmek, size çok iyi gelecek. Köy kahvesindeki amcalarla sohbet ederek köyün tarihi hakkında bilgi edinebilirsiniz.

4 Bağ Rotası, İzmir
İzmir bisiklet yolu çevre ilçelerdeki tematik bisiklet rotaları ile birleşerek plaj tatiline alternatif aktif bir hafta sonu kaçamağı için harika bir seçenek sunuyor.

İzmir Karaburun yarımadasında bulunan tematik rotalardan Bağ yolu Urla, Çeşme ve Karaburun’daki üzüm bağları arasında 6 farklı etap sunuyor ve şarap üreticileriyle buluşturuyor.kap-bisikletini-cik-yola-5-rota-310814-1.

Bölgede bulunan bisiklet ve yürüyüş rotaları ağı, halen önemli bir yere sahip üzüm yetiştiriciliği ve şarap üretimini yakından tanımanıza imkan sunuyor. Milattan Önce 2 binli yıllarda Hititler ve Giritlilerin ürettikleri şarapları ihraç etmek için Çeşme Limanı’nı kullanıyorlardı. Bağlararası mevkiinde yakın zamanda arkeolojik kazılar ile ortaya çıkarılan Anadolu’nun bilinen ilk şaraphanesini ziyaret edebilirsiniz.

Urla – Kuşçular – Yağcılar bisiklet parkurunda, yerel üreticilerin üzüm bağlarında farklı üzüm türleri yetiştiriliyor. İşletmeler kendi bağlarında yetiştirdikleri bu şaraplık üzümleri yerinde üretim yaparak işliyor ve butik şaraplar olarak tadıma sunuyorlar. İlkbaharda keşfetmekten keyif alacağınız bağ rotasını yaz aylarında görmek isterseniz gezinizi ağustos ayında yapılan Urla Bağbozumu Şenliklerine denk getirmenizi tavsiye ederiz.

5 Seferihisar, İzmir
Türkiye’nin Uluslararası Cittaslow (Sakin Şehir) ağına katılan ilk şehri Seferihisar’ın kıyı yerleşkesi Sığacık, bisiklet turu yapmak isteyenler için tarihi kalesi, yöresel pazarı, ziyarete açılan Teos Antik Kenti ile harika bir seçenek.


Kale surları içinde yer alan Sığacık, Arnavut kaldırımlı sokaklara dizilmiş, avlulu, cumbalı, tahta panjurlu beyaz badanalı konaklarla dolu, çiçeklerle süslü daracık sokakları ile pazar günleri kurulan üretici pazarı ile bir şenlik havasına bürünüyor. Çoğunlukla kadınlar tarafından satılan ev yapımı börekler, baklavalar, kendi bahçelerinde ürettikleri sebze ve meyveler, onlarca çeşit reçeller ile kendinize bir ziyafet çekmenizi öneririz. Zaten kendinizi tutamayacak ve her şeyden denemek isteyeceksiniz. Yediklerinizi eritmek için biraz daha pedal çevirmeye ne dersiniz? O zaman haydi Teos’a.
Sığacık’a yakın bir mesafede yer alan antik liman kenti Teos, Isthmos adı verilen küçük bir yarımada üzerinde kurulup gelişmiş ve etrafında çok iyi korunmuş yaklaşık 6 kilometre uzunluğunda kent suru bulunuyor. İlkbaharda açan çiçeklerle birlikte arkeoloji alanı gerçekten görülmeye değer.

Görseller: Bisikletizm.com