Kapatılması gündemde olan Uşak Şeker Fabrikası işçilerine destek
06.03.2018 16:26 EKONOMİ

BirGün Uşak

Kapatılması gündemde olan Uşak Nuri Şeker Şeker Fabrikası işçilerine destek amacı ile ÖDP, EMEP ve CHP Uşak il örgütleri ortaklaşa basın açıklaması düzenledi.

Fabrikanın kapanmaması için imza toplanan stant başında yapılan basın açıklamasında, yerli ve milli olan hükümetin, yabancı Cargill firmasının daha çok kazanması için yerli ve milli olan fabrikaları kapatmaya ve satmaya başladığı vurgulandı.

“KAR EDEN FABRİKALARI SATMAK İSTİYORLAR”

İsmetpaşa Caddesi Şeker-İş Sendika binası önünde yapılan basın açıklamasında ilk konuşan ÖDP Uşak Yönetim Kurulu Sözcüsü Mahmut Uludağ, “Bu satılan fabrikaların yerlerine bakın bulundukları her yerde en güzel ve rantı yüksek alanlardır. Siyanürle altın ayrıştırmaya karşı çıktığımızda, “Siyanür zararlı, ama istihdam yaratıyor” bahanesi ile ormanlarımızı yok ediyorlar. Öte yandan 5 bin işçi ve 47 bin pancar üreticisini işsiz bırakmak istiyorlar” dedi.

Emeğin Partisi Uşak İl Başkanı Nihat Kaplan, da parti olarak şeker işçilerinin haklı mücadelesinin yanında olduklarını belirterek işçileri selamladı.

Şeker-İş Uşak Şube Başkanı Yaşar Taylan, CHP, ÖDP ve EMEP’in desteğinin şeker işçisine güç verdiğini belirterek teşekkür etti. Taylan, “Türkiye’deki 25 şeker fabrikası içerisinde satışı istenen 14 fabrika karı yüksek ve şeker üretiminin lokomotif fabrikalarıdır. Şeker Fabrikalarını satmakla sadece işçiden kurtulmak değil. Dünyada ve Avrupa’da yüzde sıfır olan Nişasta bazlı şeker üretimi Türkiye’de yüzde 10 dur. Türkiye’yi insan sağlığını tehdit eden bu şekere mahkum etmek istiyorlar. Artık şeker Kurulu da yok. Şeker üreticisi, esnaf ve yaklaşık 300 bin pancar üreticisi zarar görecektir. Hayvan besiciliği de yok olacaktır. Bu bir ABD ve emperyalizmin oyunudur” ifadesini kullandı.

kapatilmasi-gundemde-olan-usak-seker-fabrikasi-iscilerine-destek-435907-1.
ÖDP Uşak Merkez İlçe Başkanı Sezer Gök

İktidarın “Millilik ve yerlilik” söyleminde bulunduğunu, ancak emperyalizmin politikaları doğrultusunda ve emperyalist gıda tekellerin talimatlarıyla şeker fabrikalarını satışa çıkardığı vurgulayan ÖDP Uşak Merkez İlçe Başkanı Sezer Gök, ise şunları söyledi:

“Şeker fabrikalarının satışı ülkenin ve halkın çıkarına değil, emperyalist tekellerin çıkarınadır. Şeker pancarı üreticileriyle, şeker fabrikası işçileriyle, tüm yurtsever emekçi halkımızla birlikte şeker fabrikalarına sahip çıkmaya, emperyalist tekellerin işgalini durdurmak için mücadele edeceğiz. Şeker Fabrikalarını Kapatma Kararı Emperyalizmin Politikasıdır. AKP iktidarı 15 yılda ‘özelleştirme rekoru’ kırarak, üretken kamu varlıklarımızı kamu mülkiyetinden özel mülkiyetine devrini gerçekleşti. Bu sürecin sonunda Türkiye artık en basit gıda maddelerini dahi ithal etmek zorunda kalan bir ülke konumuna geldi. Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi yalnızca kamu mülkiyetinden çıkarılması anlamına gelmeyecek, kapatılma sürecinin de başlangıcı olacaktır. Bu süreç, emperyalizmin ülkemizin tarımını ve üretimini tasfiye ederek bağımlılığı ve emperyalist tekellerin işgalini derinleşme girişiminin bir parçasıdır. 1998 yılında pancarda kota sistemine geçilmesi, 2000 yılında şeker sanayinin özelleştirilmesi ile başlatılan süreç fabrikaların satışı ile tamamlanıyor. Şeker Fabrikalarının kapatılması kararının arkasında emperyalist tekel Cargill’in olduğu bilinmektedir. Cargill’ın, ‘Ulusal Şeker Piyasası ve Düzenleyici Reform Arayışları’ ve ‘Şeker Piyasası Mevcut Durum ve Değerlendirme’ raporlarını iktidara sunduğu, bu rapora ilişkin sunuşlar gerçekleştirdiği haberlerde yer almıştır. Cargill, bu raporlarında ‘şeker üretiminin şeker pancarı yerine –kendi ürettiği-nişasta bazlı şeker/mısır şurubunun öne çıkarılması’ gerektiğini savunmuştur. Emperyalist gıda tekeli Cargill’in ihtiyaçları doğrultusunda şeker fabrikalarının satış kararı alınmıştır.

kapatilmasi-gundemde-olan-usak-seker-fabrikasi-iscilerine-destek-435908-1.“ŞEKER FABRİKALARI HALKINDIR, SATILAMAZ!”

“Türkiye, dünyanın önemli tarım merkezlerinden birisiyken bugün artık gıda maddelerini ithal etmek zorunda kalan bir ülke konumunda geldi. Şeker Fabrikalarının satışı tarımın tasfiyesinde yeni bir adım daha olacak. IMF ve Dünya Bankası kararlarıyla, pancarda kota sisteminin getirilmesi ile bu süreç başlamıştı. Kota öncesinde şekerpancarı üretimi yapan aile sayısı 490 bin iken bugün 105 bine geriledi. Üretim 22 milyondan 15 milyon tona gerilerken, üretim alanı da 500 bin hektardan 320 bin hektara düştü. İlk etapta özelleştirme kapsamına alınan 14 fabrika (Afyon, Alpulu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal, Yozgat) 125 hektar ekim alanı ile pancar ekim alanının yüzde 66’sını oluşturuyor. Özelleştirecek 14 fabrikada toplam 4 bin 410 işçi çalışırken bu alanda 47 bin 758 çiftçi üretim yapıyor. Fabrikaların satılması üretim sahasının kapanması, çiftçi ve işçilerin üretimden koparılması anlamına gelecektir. Satılan fabrika alanlarına AVM’ler dikilerek Türkiye’nin üretken damarlarından birisi daha kesilecek, dışa bağımlılık artacaktır. Fabrikaların satılması kapanma sürecini başlatacak, 14 fabrikanın ardından Ankara ve Eskişehir şeker fabrikaları olmak üzere 25 şeker fabrikasının tamamının satışı adım adım gerçekleştirecektir. Şeker Fabrikaları Halkındır Satılamaz! Şeker fabrikalarının satışının ülkenin çıkarına olmadığı gerekçesiyle daha önce alınmış Danıştay kararına rağmen bugün OHAL koşullarında dayatılan satış kararını hep birlikte durdurabiliriz. “