Kardeşim Netenyahu, dostum Putin ve cicişler!
ENVER AYSEVER ENVER AYSEVER

RTE bir dünya lideri olarak benzersiz siyasal becerisiyle cümle âleme ders veriyor! Bir kere dünyaya geliyoruz, yazık ki bu badem bıyıklıların elinde oyuncak olduk. Lafı uzatmadan söyleyeyim; bu acıklı bir yazı, kimseye şaka yapmıyor, dalga geçmiyorum. Yüzlerce insanımız yok yere toprak oluyor, kendini sultan sanan birine gık diyemiyoruz. Niye? Çünkü kötülük yapanın yanına kâr kalıyor.

Artık hepimiz biliyoruz ki, sıradan bir olay memleketimizde terör. Unutkanlık kötü bir alışkanlık! Hep aynı taktik, önce bomba patlar, ilk resmi açıklamada sayı düşük verilir, toplum durumu kanıksar, sonra adım adım hakikat ortaya çıkar! Büyük felaketin üstü örtülür hızla. RTE o denli sıkıştı ki, yakın zamanda daha büyük felaketler olmazsa şaşarım. Ancak kan, karmaşa, her türlü hukuksuz uygulama ile bu çarpık düzen sürer. Diktatörler ömrünü uzatmak için buna mecburdur. Halk ölür, ne gam!

İsrail daha yeni açıkladı; “Suriye’de IŞİD kaybetmemeli” dedi. Yani; ABD, İsrail, IŞİD aynı tarafta. E biz de bu koalisyonun üyesiyiz. Karşıda kim var? Esad, İran ve Rusya. Bu ne anlama geliyor? Yani hesap bizim topraklarımızda görülecek. RTE’nin İHH’yi satmasına şaşmamalı. Putin’in koyduğu bariyer sertti. İHH, BM’ye sunulan delillerin birinci maddesi. Savaş suçu işlediği iddiası söz konusu. Davutoğlu aynı gerekçeyle satılmadı mı? Enerji, savunma, ticaret her şey tepe taklak. E bir de ABD’de görülen dava.

Sadece kendini korumak, saltanatı sürdürmek için gözü kararmış durumda RTE’nin. Belli ki düzen iyi kurgulanmış. Yargının başı göbekten saraya bağlı! Kasaba alışverişi sürmekte! Buradan kimse yaralanmadan çıkamaz. Asla. Bugün göz yuman, işbirliği yapan her kim varsa er ya da geç hesap verir. Bakın asker uyandı. Yasal güvence istiyor. Biliyor ki asla vefası yok RTE’nin. Bugün yerle bir edilen şehirlerin hesabı mutlaka sorulur. Unuttukları şu, memleketimizde orman kanunları işlemekte… Yalnız ormandaki gibi mertçe değil… Kumpas, iftira, yalan, düzenbazlık ne istersen var bizde!

Din bezirgânlığının boyutlarını bu ay gördük iyice. Tiksindirici bir halde, yalan dolan, hamaset, cehalet salgını içinde çürüyoruz. Ciciş kardeşler diye bilinen iki kadın var, yanlarına zengin bir adamı da alıp umreye giderlerken video yayınlıyorlar. Ülkemize barış getireceklermiş. Daha iki gün önce de Gülben Ergen adlı bir kadın semazen olmuştu. Ceceli diye bir adam var o da “Akdeniz Akşamları” tadında ezan okudu saray iftarında. Diyeceğim hepsinin toplamıdır bugün yaşadıklarımız. Gülünç değildir.

RTE “One minute” demişti değil mi? Şimdi de “Kardeşim Netanyahu” diyor. Putin açıkladı; “Türkiye bizden özür diledi” diye. Dünya lideri sadece ülkesinde kabadayı! Eğer sahiden davası varsa, haklıysa, bu anlaşmalarla ülkemiz dimdik ayakta duruyorsa, çıksın ekrana namuslu gazetecilerle, soruları yanıtlasın. Mümkün mü? Değil. Hakikati en iyi RTE biliyor. Gemi batıyor, üstelik kandan bir deniz bu. Acı çok acı.

Eskiden “ekonomi tıkırında” diye susanlar, şimdi işin cılkı çıkınca tepiniyorlar. Geçmiş olsun. Düşünsel sefalet zamanı uyanmayan ahali, evindeki lokma eksilince anlar mı, emin değilim. Duyguları uyuşmuş, bencil, umarsız bir kalabalığa halk denir mi? Ancak ateş evine düşünce mi anlayacaksınız diye sormak gerek. Önümüz bayram; terminaller, yollar, eğlence merkezleri, sahiller güvenli mi? Atatürk Havaalanı’nda patlayan bomba uzakta mı sanıyorsunuz?

Muhtemelen Putin, Netenyahu ayaklarını uzatmış kıs kıs gülüyordur.

Böylesi bir bayağılık ne yaşandı, ne görüldü, hayaldi gerçek oldu!

Laiklik dediğimizde alay edenler.

Cumhuriyet deyince darbeci diyenler.

Aydınlanma deyince çağdışı diye alay edenler.

Şimdi dövünüyorlar.

Ben de RTE gibi diyeyim; “Oy, destek verirken bana mı sordunuz!”

Ciciş demokrasisiyle buraya kadar!