'Katliam kararı o otelde verildi'
20.10.2015 07:40 GÜNCEL
IŞİD tarafından tutulan günlükte, örgütün militan sıkıntısı çekmediği anlaşılıyor. Öte yandan Cerablus'taki kaynaklarımızdan gelen bilgiler ürkütüyor!

ERK ACARER
[email protected]

Dünyanın pek çok yerinden Suriye’ye ‘cihat’ düşüncesiyle giden radikal İslamcıların olduğu biliniyor. Peki, bu kişiler, ülkelerine geri döndüklerinde ne olacak? Türkiye ve dünyadan yaşanacak gelişmelerin birbirinden farklı yansımalarının olacağı söyleniyor. IŞİD ajandasında yer alanları, değerlendirmeler ve tarafımıza iletilenlerle birlikte aktarıyoruz.

‘Kardeşimiz 36 saat izinlidir’

Günlüğün içerisinde, kanlı cihatçı örgütün, büyük bir askeri disiplin içerisinde olduğunu gösteren belgeler de bulunuyor. Üzerinde Devleti İslamiye mührü bulunan izin belgesi, IŞİD’in, militanlarını sıkı bir denetimden geçirdiğini gösteriyor. Belgede, “Ebu Bezki kardeşimiz 36 saat süreyle izinlidir” deniyor. Söz konusu cihatçının, cumartesi günü başlayan izni pazartesi bitiyor. Ebu Bezki’nin bir buçuk gün boyunca Kobane dışına çıkıp Halep’in Süfira bölgesine gitmesine izin veriliyor. İzin belgesinde militanın, kimlik numarası ve bölüğü ile mıntıka da görülüyor. Belgede yine geçiş izni bölümü de yer alıyor.

katliam-karari-o-otelde-verildi-81670-1.

Emekli özel harekatçılar

Ajanda bir yana Cerablus’tan edindiğimiz istihbaratlarımız da var. Edindiğimiz bilgiler çerçevesinde tarafımıza şunlar aktarılıyor: “IŞİD’in eğitim merkezlerinden biri Bambuç ve Cerablus arasındaki bir köyde. Halep’e bağlı Bambuç ilçesindeki Emel Hastanesi’nin yanında elektrik kurumu ve postane bulunuyor. Bunların hemen yanı başlarındaki 120 kişilik otel karargâh olarak kullanılıyor. Türkiye’deki eski özel harekâtçılar eğitim veriyor. Bu otel önemli! ‘Ankara kararı’ da bu otelde verildi. Bölgedeki grubun Emiri Fransız bir Müslüman. Zaten sansasyonel eylem kararlarına da ağırlıklı olarak bu grup veriyor. Grup içinde Arapların etkin olduğu bir kanat var. Bir diğer kanatta da Türkiye’den ve dünyanın başka taraflarından gelen militanlar bulunuyor. İki kanat arasında sürtüşme var. Araplar, yabancıları ‘Yeteri din bilgileri yok’ diye sevmiyor. İstanbul’da Eyüp çevresine dikkat edilmeli. Burada etkileşimler var. Türkiye’deki seçimden önce bir büyük eylem daha yapmaları mümkün görünüyor!”

Portekizli’nin Kobane’de işi ne?

IŞİD içinde Müslüman asıllı Amerikalı, Alman ve Fransız militanlar olduğu biliniyor. Ne var ki bir Portekizli’nin dünyanın öbür ucundan gelip cihatçılara katılması ve Kobane’de onlarla birlikte savaşması şaşırtıcı. Ebu Abdulmelik Portogani, kod isimli Portekizli’ye verilen görev de bir o kadar ilginç. Ebu Abdülmelik, ajanda kaydında, IŞİD’in vilayetler arası silah sorumlularından biri olarak kayıtlı.

katliam-karari-o-otelde-verildi-81671-1.

Bozacının şahidi şıracı!
IŞİD günlüğündeki en ilginç noktalardan biri de bir Almanın, İsveçliye şahit olması. Alman Militan İsveç’ten örgüte katılmak için gelen kişiye referans oluyor. Defterde, Ebu Mussab Swidi isminin karşısına; “Ebu Harras Almani’nin şahitliğiyle…” notunun düşüldüğü seçiliyor.

Savaşa hazırlık mı?
IŞİD’in Kobane çevresini kuşatıp büyük bir savaşa hazırlandığı sırada din eğitimine ara verdiği de anlaşılıyor. 12 Ekim tarihli sayfaya düşülen notta “Dini kurs Cerablus’a nakledildi” diye yazıyor.

Nelere ihtiyaç duymamışlar ki
Detaylar çarpıcı. IŞİD’in nelere ihtiyaç duyduğunu da bu şekilde anlıyoruz. 23 araç su getirilmesi ve gece dürbünlerine batarya alınması için de büyük paralar harcanıyor.

Sadece Toyota mı!

Günlük, IŞİD’in daima örgütle birlikte anılan Toyota dışında da pek çok arazi ve normal araç kullandığını gözler önüne seriyor. Radikal İslamcı örgütün elinden Toyota Hilux, Nissan, Mazda dışında Mercedes araçların da geçtiği anlaşılıyor. Araçların yakıtlarıyla birlikte, tamir masraflarının da kaydedildiği görülüyor. Bazı işlerin taşeronlara devredildiği de yine ortaya çıkanlar arasında. IŞİD çok sayıda kepçeye ve
kamyonete de tamir bedeli ödemiş!

katliam-karari-o-otelde-verildi-81672-1.

Çok para harcamışlar

Ajanda, örgütün detaylara ne kadar önem verdiğini, her şeyi kayıt altına aldığını gösteriyor. Bununla birlikte, IŞİD’in paradan sakınmadığı ve büyük masraflar yaptığı da anlaşılıyor. Bütün alacak verecek hesapları, harcamalar, kayıtlar, sorumlular, yapılacak işler, hatta sıradan şeyler bir bir kalem kalem tutulmuş. Belli hatırlatmalar yapılmış. Sözgelimi; 12 Aralık’a ait bir sayfada, Ahi (Erkek kardeşi simgeliyor) Faysal’a her ay 3 bin lira diyor. Ne var ki paranın birimi belirtilmiyor. Yine aynı sayfada Ebu Haydar’a 2 bin, Ebu Rasise’ye 50 bin kalıyor deniyor. ‘Henirka’ isimli kişiye her ay 25 bin gönderileceği yazıyor. Ajandada, ‘öteki tarafın’ askeri idarelerine posta yoluyla kod gönderildiği kayıtlı. 28 Aralık’a ait bir başka sayfada ise; İslam Devleti, kardeşimize; tüm silahların markası, seri numaraları, şarjör sayıları, bomba sayıları bildirildi deniyor. 5 Ekim 2012’deki bir sayfada ise; Ahi Talsan; “Silah ne oldu?” diye soruluyor. Günlükte; yemek saatinden masrafına ve yakıt harcamalarına kadar her şey yazıyor. Sadece bir aylık yemek masrafının bile büyük servete mal olduğu görülüyor. Aynı zamanda harcanan para militan sayısının ne kadar çok olduğunu da ortaya koyuyor.

katliam-karari-o-otelde-verildi-81673-1.

Ajandada pek çok kişiyi işkenceyle öldüren ve Suriye’deki iç savaşta kan kusturduğu söylenen Faslı Ebu Dücane El Mağribi ismine de rastlanıyor. Ebu Dücane’nin IŞİD’in istihbarattan sorumlu üst düzey komutanlarından olduğu ve YPG tarafından öldürüldüğü biliniyor.

katliam-karari-o-otelde-verildi-81674-1.

‘Kullanılıyorlar’
YDH Suriye temsilcisi gazeteci Mehmet Serim Sham, Suriye’den dönen cihatçıların Türkiye ve dünyadaki olası hareketlerini değerlendiriyor. 5 maddede; bundan sonra ne yaşanabilir?
Kontrol dışındalar
Türkiye’den IŞİD’e katılımın ne koşullarda olduğunu bilemiyoruz. Ne kadar kişi devletin yol vermesiyle katıldı, ne kadar kişi bağımsız gitti kestirebilmemiz zor. Ancak kontrollü bir şekilde, ‘istihbaratın bilgisi dahilinde’ katılanların sayısının daha fazla olduğu söylenebilir. Mesela Türkmenlerin herhangi bir şekilde kontrol dışına çıkacağını düşünmüyorum. Esas tehlike, Türkiye dışından radikal örgüte katılan militanlardan geliyor.
Kime bağlılar?
Evet, bu kişiler IŞİD’e katılıp Suriye’de savaşmaya gittiler. Ancak sorulması gereken asıl soru şu; bu adamların ne kadarı gerçekten örgüt tarafından toplandı? Bu açıdan; Türkiye’den IŞİD’e katılan biriyle Afganistan ya da Endonezya’dan katılan biri arasında fark olduğunu düşünüyorum. Oralardan cihat için gidiş söz konusu olabilir. Ancak Türkiye’den radikal örgüte katılanların pek çoğunun devlet kontrolünde olduğunu düşünüyorum.
Devletin iki yolu
Devlet iki yol izleyebilir. Bunları suçlayıp cezaevine yollayabilir ya da terör korkusuyla tavizler verebilir. Elbette işbirliği de mümkün. Buradan baktığımızda, devletin bu kişileri içeride de kullanabileceğini görüyoruz. Şu anda bölgede devam eden olaylar var. 90’lı yıllarda Hizbullah gibi paramiliter güçler yaratılmıştı. Şimdi aynısı IŞİD üzerinden yapılabilir. Eğer Türkiye’deki çatışma ortamı biraz daha kızışırsa, İslamcı radikal militanların Kürtlere karşı ya da PKK’ye karşı kullanılması mümkün.
Örgütlenme yöntemleri
IŞİD’in sanal ortamı çok iyi kullandığını ve global dünyanın olanaklarından yararlandığı ortada. Avrupa’da cihada yakın kişiler, çevrelerinde bulunan fanatik din adamlarından etkileniyorlar. Zaten kendi ülkeleriyle ve çevreleriyle bağlarını da koparmamış durumdalar. Uluslararası kaçakçılık şebekeleri, cihat düşüncesine kapılıp örgüte yaklaşanlara para karşılığında yardım ediyor!
Diğer yerlerde ne olur?
Hayır, çok zor bir olasılık! Söz konusu ülkelerin istihbarat örgütleri, bu ülkelerden Suriye'ye cihada gidilmesine göz yumuyor. Ancak cihatçıların aynı rahatlıkta bu ülkelere giriş yapmaları söz konusu bile değil. Her adımları izleniyor ve yuvalanmalarına izin verilmiyor. Durum Türkiye’den çok farklı! Ortadoğu ve Türkiye dışında Charlie Hebdo gibi bir saldırı ya da canlı bomba eylemi olması mümkün görünmüyor.

NOT: Dünkü gazetemizin birinci sayfasında yer alan “Sevkiyat Kilis’ten, ‘silahlar Kilis üzerinden” metni, “Silahlar Kilis’in karşısından sevkediliyor şeklinde olmalıdır. Düzeltir, özür dileriz!