Kazanmaktan bıkmayanlar
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Pazar günü Valencia’nın Real Madrid’i devirmesi, belki de en çok Brezilya’da mutlulukla karşılandı

Pazar günü Valencia’nın Real Madrid’i devirmesi, belki de en çok Brezilya’da mutlulukla karşılandı. Yarasalar’ın kendi yuvaları Mestella’da kazandıkları bu başarı bir üç puandan çok daha fazlasıydı. Zira böylece Cristiano Ronaldo ve arkadaşlarının 22 maçlık galibiyet serisi sonlanıyor; Guinness Rekorlar Kitabı’nın ilgili maddesi değişmiyordu...
Alex de Souza’nın futbola başladığı ve noktayı koyduğu takım olan Coritiba, 3 Şubat- 5 Mayıs 2011 arasında tüm kulvarlarda oynadığı 24 karşılaşmayı da kazanmıştı. Evet, yanlış duymadınız üst üste 24 zafere imza atmışlardı.

“Dünyanın en çok üst üste maç kazanan takımı Coritiba, Real Madrid’i yenen Valencia’yı teşekkür eder.” Güney Amerika ekibinin resmî hesabından attığı bu tweet birkaç gündür paylaşım rekorları kırıyor.
Onları yazdıktan sonra da spor tarihinin başka efsanelerini anmamak olmuyor.
Futbol tarihinde kendi liginde en çok üst üste kazanan takım tevatüre göre Sparta Prag. Tevatür diyorum zira 1920-1923 yılları arasında Çekoslovak Ligi’nde arka arkaya elde ettikleri 51 galibiyeti kimi tarihçiler sorguluyor. Kayıtların yetersizliği dikkat çekiyor.

Benfica Portekiz’de 29 galibiyetlik bir seriye imza atmış. Hırvatistan’da Dinamo Zagreb 28, İskoçya’da Celtic üst üste 25 karşılaşmadan galip ayrılmış. Ülkemizde ise Beşiktaş’ın 1959-60 sezonunda başardığını yarım asrı geçen süre zarfında aşabilen yok. Siyah-beyazlıların arka arkaya kazandığı maç sayısı 13.

Büyük ligleri merak edenlere şöyle alalım... Geçen sezon Bundesliga’da hanesine arka arkaya 19 üç puan yazdıran Bayern Münih, 2006-2007’de 17 karşılaşmadan yüzünün akıyla çıkarak Çizme’nin altını üstüne getiren Inter, 2010-2011’de Guardiola komutasında 16 mücadelede gülen Barcelona, 2002’de Premier Lig’de 14 galibiyetlik bir seriye imza atan Arsenal ve 2009’da üst üste 14 defa kazanarak Fransa’nın tozunu atan Bordeaux... Bakalım yakın gelecekte birisinin rekoru kırılacak mı?

Yeri gelmişken, tarihte en uzun yenilmeyen ekibin ise Fildişi Sahili’nin en başarılı takımı olan Mimozas olduğunu vurgulamalı. Belki onların 108 maçlık serisini duymadınız ancak akademilerinden çıkan bazı yıldızları iyi tanıyorsunuz: Eboue, Zokora, Gervinho, Yaya Toure, Salomon Kalou. Bizden sadece Beşiktaş’ın bulunduğu namağlup şampiyonluğa ulaşanlar listesinde özellikle üç takım dikkat çekiyor: 1932’de Ferencvaros Macaristan’da, 1941’de Nacional Uruguay’da, 1943’te Dresdner de Almanya’da her maçını kazanarak ligde zafere koşmuşlar. Bir daha göremeyiz ya neyse...

Futboldan voleybola geçtiğimizde, karşımıza Vakıfbank çıkıyor. Onların 73 maçlık galibiyet serisini de Guinness Rekorlar Kitabı yazıyor. Yenildikleri Fenerbahçe mücadelesi hâlâ hafızaları süslüyor.
NBA meftunlarına Los Angeles Lakers’ın 1971-72 sezonunda üst üste 33 mücadeleden gülerek ayrıldığını herhalde hatırlatmaya gerek yok. NFL derseniz, Miami Dolphins 1972’de normal sezondan sonra play-off’ta da oynadığı tüm karşılaşmaları alarak tarihe geçmişti. Amerikan futbolunda onların yaptığını başaran yok.
Biraz da müsaadenizle bireysel sporlar...

Atletizmde kadınlar yüksek atlamanın efsanesi Iolanda Balas 1957-1966 arası tam 150 müsabakayı kazanırken, erkekler 400 metre engellinin unutulmaz siması Edwin Moses 1977’den 1987’ye 122 yarışta ipi en önde göğüslemişti.

Teniste bugün adına kort bulunan Suzanne Lenglen, 1921’den 1926’ya kadar üst üste 182 maç kazanarak tarihe geçmiş. Daha yakın tarihe geldiğimizde kadınlarda Martina Navratilova’nın 74, erkeklerde de Guillermo Vilas’ın 46 karşılaşmalık bir galibiyet serisi bulunuyor. Rafael Nadal toprakta 81, Roger Federer çimde 65, yine Federer sert zeminde üst üste 56 defa kazanmış.

Kortların gördüğü en yenilmez raket ise tekerlekli iskemlede tarih yazan Esther Vergeer. Tam 13 yıl, 1 numaralı koltuğu kimseye kaptırmayan Hollandalı sporcu 2013’te kariyerine nokta koyduğunda, tam 10 yıldır yenilmiyordu. 8 yaşında geçirdiği bir ameliyat sonrasında belden aşağısı felç olan küçük kız, yaşama sporla tutunmuştu. 1997’de Avrupa şampiyonu olan Hollanda tekerlekli iskemle milli takımının bir parçası olan Vergeer sonradan tenisi seçmiş, bir yerden sonra da mağlubiyeti unutmuştu.

Üst üste 470 maç kazanan engelsiz kraliçenin kazandıkları arasında 21’i teklerde olmak üzere toplam 44 Grand Slam şampiyonluğu bulunuyor. Paralimpik Oyunları’nda teklerde 4, çiflerde de 3 altını boynuna takan azim abidesinden daha da başarılısı var desem şaşırır mıydınız...

Squashın Pakistanlı ustası Cihangir Han’ın bileğini 555 maçta büken olmamıştı. Kendisiyle aynı sporu yapan abisini 1979’da kaybeden delikanlı, önce bırakmayı düşünse de yaşama sporla tutunmuştu. Sonrası tufandı...

Guinness Rekorlar Kitabı’na bakın, tarihin üst üste en çok kazanan sporcusu olarak onun adını göreceksiniz. Yıllarca branşının uluslarası federasyonunun başkanlığını da yapan ismin rekorunun bir gün kırılıp kırılmayacağı merak ediliyor.