Kendini bilmek!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

“Dostlar alışverişte görsün” diye bir özdeyiş vardır. Buna; “aslında hiç istemediğiniz, niyetiniz ve gönlünüz olmayan, hatta, tam da karşı çıktığınız bir olayı, sanki arzuluyormuş ve de yapıyormuş gibi davranma hali” diyoruz. Son dönemde AKP siyaseti içinde çokça rastlanan bir tavır oldu. Hemen ekleyelim, yaşanan bu ruh halini psikologlar hoş karşılamıyor.

• • •

Daha yeni G20 Zirvesi’nde Başbakan Davutoğlu, “Yolsuzlukla mücadele en önemli gündem olacak” dedi. Bu sözlere bakılırsa göğsünüz kabarmalı! Çünkü bir yöneticimiz, “Ahlak, hukuk, demokrasi  ve saygınlık adına” tüm dünyaya önemli bir mesaj veriyor. Namus, erdem ve etik adına gıpta edici bir taahhüte bulunuyor. Ancak bu cafcaflı sözleri eden Başbakan’ın ülkesinde durum ne? İşte tam burada müthiş bir çelişki yaşanıyor.

• • •

17 ve 25 Aralık hırsızlıkları...

Tapeler, ses bantları...

Sıfırlanan evdeki milyon avrolar...

Ayakkabı içindeki milyon dolarlar, kasalar, para sayma makineleri, saatler...

Dört Bakan’ın içinde bulunduğu Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu...

Havuza toplanan medya paraları...

Peşkeş çekilen yeşil alanlar...

Rant için kesilen ormanlar...

Milyar dolarlık yandaş ihaleleri...

Doğal SİT’te yazlıklar...

Ayıplı kaçak saraylar...

• • •

Ve tüm bu yolsuzlukların kapatılması için çıkarılan yasalar...

Yeniden düzenlenen kurumlar...

Kişiye bağlanan MİT...

Değiştirilen HSYK...

Yasaklanan sosyal medya...

Kurtarılan yandaş işadamları...

• • •

Diğer yandan,

12 yılda yaratılan sömürü düzeninde yaşanan 14 bin 700 işçi cinayeti.

Çöken madenler... Yıkılan köprüler...Satılan nehirler, dereler... Kaybolan doğa... Yok edilen çevre... Nükleer santrallar...

• • •

Yandaş zengin...

Yurttaş fakir...

Yargı taraf...

• • •

Yetiştirilen kindar ve dindar gençlik... Çağdışı eğitim... Örtülen başlar... Kapatılan kadınlar... Bizimkiler ve ötekiler...

• • •

Ekonominin patronu  egemen... Çalışan emekçi ise sömürülen...

Boşaltılan köyler... Yargısız infazlar... Paylaşım adil değil... Oynanan demokrasi oyunu... Özgürlük ve eşitlik askıda... 

İnsana saygı yok! Kısaca ülkede iki şeyin değeri çok... Çalan ve yalan...

• • •

Başbakan G20’de “Yolsuzlukla mücadele gündemimizin en önemli maddesidir” diyor. Güzel!..

G20’den önce içimize bakalım ve Davutoğlu’na şu soruları soralım:

-1000 odalı dünyanın en büyük sarayını yaptıran kişi halkın kaynağını kendi parası gibi harcıyor. Laf söz ve hukuk dinlemiyor.

Şimdi de tutturmuş, “200 odalı kaçak köşk yaptıracağım” diye. Yani RTE hesap verecek mi?

-SİT alanı üzerine kurulduğu için mahkeme kararıyla yürütmenin üst mahkemece onanarak durdurulması kararı olan bu saray hakkında 33 dava daha açılmış.

Hatırlanırsa, dönemin Başbakan’ı bir külhanbeyi gibi; “yıkabiliyorlarsa yıksınlar!”  diyerek yolsuzluğa karşı çıkanları adeta tehdit etmişti. Şimdi RTE yargılanacak mı?

-Almanya’daki faillerin 5 yıllık cezalarını çektikleri halde hâlâ  Türkiye’de davası açılamayan ve ucu hükümete ulaşıyor denilen “Deniz Feneri” savcıları yargılanmıştı. O savcılar aklandılar. Dava hâlâ duruyor. AB’de asrın yolsuzluğu olarak kabul edilen bu dava açılacak mı? Başbakan bu soruların yanıtlarını beklemeden ve de dolandırmadan vermelidir.

• • •

Aksi halde G20’de söylenen sözler “göstermelik” kalır. Zaten; iktidar oldukları 12 yılda 66 yolsuzluk iddiası olan bir iktidarın yöneticisinin içselleştirmediği bir sözü dünyanın gözü önünde söylemesi, pek de inandırıcı olmuyor. Daha da ötesi saygınlık da kazandırmıyor. Derim ki; “Şayet etrafını bilmezsen bari kendini bil. Erdem budur.”

• • •

Doğrusu Davutoğlu gibi birisinin nasıl Başbakan yapıldığını hâlâ  anlamış değilim.