Kim dövüyor bu doktorları?
OSMAN ÖZTÜRK OSMAN ÖZTÜRK

Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2016 (SİY 2016) geçtiğimiz yılın son günlerinde yayımlandı.

İçerisinde bir yığın faideli bilgi, bir dizi renkli, güzel şekil, grafik, tablo ve istatistik yer alıyor.

Her birini burada aktarmam tabii ki mümkün değil, meraklısı internetten bulup bakabilir, ben iki konu üzerinde duracağım.

Biri MR, BT, görüntüleme sayıları…

Diğeri sağlıkta memnuniyet oranları.

•••

SİY 2016’da yer alan tablolara göre 1.000 kişiye düşen MR görüntüleme sayısı açısından gene Amerika, Almanya, Fransa’yı filan sollamış, OECD birincisi olmuşuz!

OECD ortalaması yıllık 67 iken bizimki iki buçuk katı 157 olarak gerçekleşmiş.

BT’de ise biraz müşkülpesent davranmış, ortalamayı bir hayli aşmakla birlikte ancak yedinci olabilmişiz.
Dahası da var.

OECD ülkelerinde bir BT cihazıyla yılda ortalama 6.890 çekim yapılırken, bizde 12.993 çekim yapılmış!..
İsrail’in arkasından ikinci olmuşuz.

1.000 kişiye düşen MR görüntüleme sayısında olduğu gibi MR cihazı başına düşen görüntüleme sayısında ise gene birinciliği kimselere kaptırmamışız.

OECD ülkeleri bir MR cihazıyla yıllık ortalama 5.125 çekim yaparken bizde 14.992!

MR, BT cihazı değil, fotokopi makinesi mübarek!

•••

SİY 2016’dan aktaracağım ikinci mesele TÜİK Yaşam Memnuniyeti Araştırmasında yer alan sağlıkta memnuniyet rakamları.

Malum, bu rakam sağlık “reformu”nun başladığı 2003 yılında yüzde 40’ı bile bulamazken hızla yükselerek yüzde 75’e çıkmış…

2014’te yüzde 70’e doğru hafif bir düşüş yaşanmışsa da…

2016 yılında yüzde yetmiş beşi bile geçmiş.

Yani, vatandaşlarımız lebalep dolu acil servislerde, dağılmış pazar yerlerini andıran polikliniklerde aldıkları beş dakikalık sağlık hizmetlerinden fevkalade memnuniyete devam etmişler!

•••

Daha öncekilerde olduğu gibi SİY 2016’da da benim en sevdiğim şekil 179. sayfadaki şekil.

OECD ülkelerindeki kişi başı toplam sağlık harcaması ile sağlık hizmetlerinden memnuniyet kıyaslanıyor.

Sonuçlar hakikaten çok çarpıcı ve çok eğlenceli.

Önce bizdeki rakamların 1.086 dolar ve yüzde 75 olduğunu not edip sonra ülke örneklerine geçeyim.

•••

Misal, Yunanistan.

Her bir vatandaşının sağlığı için 2.210 dolara harcamış…

Sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı yüzde 10!..

Kişi başı toplam sağlık harcaması bizim iki katımızdan fazla…

Sağlıkta memnuniyet bizim yedide birimizden bile az!..

Örnek, Macaristan.

Kişi başı toplam sağlık harcaması 1.913 dolar, sağlık hizmetlerinden memnuniyet yüzde 37.

Harcama bizim iki katımıza yakın, memnuniyet bizimkinin yarısı.

İtalya, deseniz, 3.352 dolara yüzde 43...

Yani, bizimkinin üç katından fazla para harcamış, memnun edebildiği vatandaş oranı bizim yarımızı ancak geçebilmiş.

İspanya’ya da bakalım.

Kişi başı toplam sağlık harcaması 3.180 dolar, sağlık hizmetlerinden memnuniyet yüzde 57.

Yani, bizden üç kattan fazla harcamaya karşılık bizi yakalamayı bırak, yanımıza bile yaklaşamamış.

Memnuniyette bizimle başa baş olan İsveç bunun için bizden beş kat fazla, yıllık 5.266 dolar…

Sağlıkta memnuniyette yüzde 78 ile bizi burun farkıyla geçebilen Almanya ise 5.353 dolar harcama yapmış.

Finlandiya ve Birleşik Krallık da bizden hepi topu dört puan fazla alabilmek için bizimkinin dört katı harcama yapmış.

•••

Sonuçta…

TÜİK’in rakamlarına inanacak olursak vatandaş aldığı sağlık hizmetlerinden pek bir memnun ve mütehassis.
Yalnız ortada küçük bir sorun var.

Şimdi siz gittiğiniz lokantada yemekten, servisten, ortamdan filan memnun kalırsanız çıkarken garsonu döver misiniz?

Dövmezsiniz herhalde.

Ee, peki, o zaman…

Kim dövüyor bu doktorları?