Kırık Alfabe
HAYDAR ERGÜLEN HAYDAR ERGÜLEN

AHMET: 2017’de ondan daha ‘Şık’ kimse yoktu!

BELDE: “O Belde” tarumar. Belediyelerde kayyum, ‘istifa’ ve görevden alma var!

CUMHURİYET: Cumhuriyet’i savunmak için Cumhuriyet de okumak gerekir.

ÇOĞUNLUK: “Demeğe de dilim varmıyor ama/kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”

DİL: İktidar diline yaslanan ve hala kendini yazar, şair, sinemacı sananlar var!

ESKİŞEHİR: Termik santrale ve her türlü kötü enerjiye karşı savunmamız şart!

FİLİSTİN: Bayım, siz Türkiye’de devrimci avına çıkarken, onlar Filistin’de çarpışıyordu!

GERİCİLİK: Gericilikte bu kadar ileri gittiğinize, kendiniz bile şaşırmışsınızdır!

YUMUŞAK G: Ne istiyorsunuz yılbaşından, insanlar yeni bir yıla girişi kutlamasınlar mı? Yazık!

HAKİKAT: “Hakikat nardadır sacta değildir/Keramet hırkada tacda değildir /her ne arar isen kendinde ara!”

ISRAR: Adalet, barış, demokrasi ve özgürlükte ısrar etmeyen itaat eder.

İNSAN: “Bu dünya bir imtihan” diye boşuna söylenmemiş, bu günler de insanın sınavı!

JEST: “Jest duygusu”nun yitirildiği bir toplumda ayrışmalar da jilet gibi olurmuş!

KİTAP: Yaşadığımı İtiraf Ediyorum demenin bir başka yolu.

LAİKLİK: İnsanın tabiata layık olması.

MEDYA: Madye, yamed, demya, mayed, meday-ı iftiyarımız mı intiharımız mı?

NURİYE ve SEMİH: Sizi Ruhi Su’nun “Hasan Dağı” türküsüyle düşünüyorum: “İnsan olmakmış suçumuz”.

ORTADOĞU: Hep Cemal Süreya’nın şiiri: “Biz kırıldık daha da kırılırız/Ama hırsız da bilmiyor çaldığını/Katil de bilmiyor
öldürdüğünü/Biz yeni bir hayatın acemileriyiz/Son kötü günleri yaşıyoruz belki/İlk güzel günleri de yaşarız.”

ÖZGÜRLÜK: Son gürlük de olsa özgürlük! Ekmek, su, hava, aşk, şiir, dostluk…

PARA: Geçiniz.

RANT: Sezai Karakoç’un “Balkon” şiirini hiç anlamamışlar!

SEHER: Hikmet Kıvılcımlı hapisane için ‘üniversite’ demişti, Selahattin Demirtaş içinse ‘öykü atölyesi’ olmuş!

ŞİİR: Cevat Çapan, Özdemir İnce, Tuğrul Tanyol, Ömer Erdem, Cevdet Karal, Yücel Kayıran, Mehmet Yaşın, Aslı Serin, Akif Kurtuluş, Ferruh Tunç, Şükrü Erbaş, Ali Özgür Özkarcı, Ömer Şişman… Şahane bir şiir yılıydı.

TÜRKİYE: Toplanın gitmiyoruz!

UMUT: Yaşıyorsak sebebi var!

ÜZÜLÜNCE: Alirıza Binboğa’nın güleryüzlü şarkısı gelir aklıma, “yarınlar bizim!”

VIRGINIA WOOLF: “Ne hoş bir güzelliği vardır; hafif adımlarla dünyadan gülümseyerek geçenlerin, kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayıp gidenlerin, onurlu bir yaşamı seçenlerin.”

YÜRÜYÜŞ: “Özü öze bağlayalım/sular gibi çağlayalım/bir yürüyüş eyleyelim/ Tevekkeltü Taalallah”(Pir Sultan Abdal)

ZULUM: Yaşar Kemal ne demişti: “Zulmün artsın!”