Anasayfa ARŞİV Kirlenmenin siyasete yansıyan yüzü

Kirlenmenin siyasete yansıyan yüzü

“Askeri ve siyasi girişimlerle ‘bitirilemeyen’ örgütün’ sonunu Bodrum mu getirecek? Bodrum tarzı medyaya yansıyanları ‘Beyaz Kürtler’ olarak mı algılamalıyız?”

Batman milletvekili Bengi Yıldız’ın Ağustos ortalarında yaygın medyaya servis edilen Bodrum görüntülerinden sonra yukarıdakine benzer sorulara sıkça muhatap olmak durumunda kalındığı bir gerçek. Tabi yaşanan sadece Bengi Yıldız’ın görüntüleri ile sınırlı değil. Görüntüler medyaya düştükten sonra, sahibince yalanlansa da Anadolu Din Adamları Derneği Başkanı Ubeydullah Özmen’in fotomontaj olduğu bizzat kendisince dile getirilen Bodrum görüntüleri de salkım saçak araştırılmadan, soruşturulmadan yaygın medyanın malzemesi olmuştu bile.

Göründüğü kadarıyla bu durum yeni bir konsepte girildiğinin göstergesi gibi. Yakın zamanlarda, Haziran 2011 genel seçimleri öncesinde yaygın olarak CHP’ye, kısmen de MHP’ye karşı kullanılan “belden aşağı” siyaset; bu kez Kürt siyasetçilere karşı üstelik meslek etiği de dikkate alınmaksızın gündem tutmaya aday. Etik kaygılar derken kasıt şudur: Ubeydullah Özmen örneğinde görüldüğü gibi; siyasetçi olmayan, ama inancını sistemin yönergeleri dışında kendi siyasal anlayışı çerçevesinde yaşamaya / yaşatmaya niyetli olan biri(leri)ne de sistem siyaseten savaş açamaya niyetli. İnancını benim gibi, yani diyanet eksenli “Sünni ve Türk İslam” felsefesi ile üstelik cemaatler üzerinden yürütmez isen olacaklara da katlanırsın, demeye getiriliyor.

Buna ilaveten; doğrusu yıllardır “Beyaz Kürtlük” denen olguyu Bengi Yıldız ve benzeri “vaka”lardan önce, ağırlıklı olarak İstanbul’u mesken tutan ve “yaygın medya”nın tercihleri söz konusu olduğunda ilk akla gelen, hem yazılı hem de basılı medyada her daim görmeye izlemeye alıştığımız “malum Kürtler”, her fırsatta Kürtlüklerine toz kondurmayarak “Beyaz”lığı ziyadesiyle zaten hayata geçiriyorlardı.

Kürt halkının büyük kitleselliklerle siyasal tercihleri ve rızaları hilafına İstanbul eksenli olarak hem de bir yaşam biçimi tarzına bürünerek “Beyaz”lığın hakkını ziyadesiyle veren kimi “Kürt şahsiyetler” zaten varken başka Beyaz aramaya ihtiyaç var mı, bu da ayrı bir tartışma konusu.

Aslında beyazlık meselesi kanımca epeyce su da kaldırır. Hele hele “sömürge” tarzı yönetim biçimlerinde, egemen ulusa kendini beğendirmeyi ve onun gibi yaşamayı, düşünmeyi bir yaşam biçimi haline dönüştürmek üzerine bina edilen “sömürge aydını” tarzı “Beyazlık” meselesi, doğrusu uzun yıllardır Kürt diye bir kavmi yok farzeden medyası da dâhil, sistemin diline ayrıca yakışmıyor, vurgulamalıyım.

Beyaz Kürtlüğü dillendirdiniz mi, bir kez ipin ucu kaçar benden söylemesi. Önce Kürt diye bir halkın varlığını resmen dile getirmeniz gerekir. Sonra Kürtlerin ayrı bir millet olduğunu da kabul etmelisiniz. En vahimi Kürtlerin insani, vicdani, kültürel, siyasi ve dahi ekonomik haklarının ve değerlerinin yıllardır “talan edildiğini” de kabullenmeniz gerek. Ve bütün bunların 12 Eylül 1980 darbesi öncesinde yaygın olarak Kürt siyasetlerinde, kısmen de Türk sol siyasetlerinde “Kürt –Kürdistan meselesi” eksenli olarak tartışıldığı üzre “Sömürge tezi”ni yeniden masaya yatırmayı da beraberinde getiriyor. Aldınız mı şimdi başınıza belayı. Bakın bir “Beyaz Kürtlük” yaşam biçimi işi dallandırıp budaklandırıp nerelere taşıdı. Hadi çıkın bakalım çıkabilirseniz işin içinden.

Siyasal tez konusu olabilecek genişlikte bir mevzu olan bu konuyu kapatmadan şunu demeliyim ki; “Beyaz Kürt” mü arıyorsunuz? Bırakın Bengi Yıldız ve benzeri siyaset arenasına yeni çıkmışları. Onları hataları ve sevapları ile Kürt halkı kendi içinde tartışarak eminim ki çözer. Nasıl oylarıyla seçmişse, gerektiğinde de yanlışının hesabını sorar. Buna adım gibi eminim.

Asıl Beyaz Kürtler; programına beni çağır, gazetende beni konuk et, benim görüşlerim sorularınıza daha iyi yanıt olur, hem sonra da filanca barda bir iki tek atarız, diyen İstanbul’un entelektüel mekânlarında ve hemen her an yanıbaşınızda olanlar, onlara sorun isterseniz. Hem yıllardır o zatı muhteremlere “Beyaz Kürt” diye, şakayla karışık takılmıyor muydunuz?

 

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,099AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Artvin’de Ensar Vakfı’nı protesto ettiği için yargılanan 12 kişi beraat etti

Dilan ŞahinbaşArtvin'de Ensar Vakfı'nın düzenlediği konferansı protesto...

Sabahattin Önkibar’a saldırı

Odatv yazarı Sabahattin Önkibar evinin önünde 3 kişilik grup tarafından saldırıya uğradı.

Öğrencileri darp eden okul müdürü görevden alındı

Çankırı’nın Yapraklı ilçesindeki bir ilkokulda İstiklal Marşı töreninde kürsüye çıkardığı öğrencilere şiddet...

Bursa’da işçileri taşıyan midibüs devrildi: Yaralılar var

Bursa'da, kontrolden çıkan servis midibüsü, refüjdeki direğe çarparak devrildi. Kazada, sürücünün de...

Halfeti’de gözaltına alınanların gözaltı süresi uzatıldı

Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi, Halfeti’de yaşanan çatışmanın ardından gözaltına alınan 20...

Tayland’da kimyasal madde taşıyan gemi yandı: 130 kişi hastanelik oldu

Tayland’ın Chonburi eyaletinde bulunan Bang Lamung bölgesindeki Laem Chabang limanında, kimyasal madde...

Genco Erkal: Hırsız, halkın verdiği mazbatayı seçilmiş başkanın elinden çalandır

Erdoğan'ın "Herhalde bu sandığın hakkını vereceğiz. İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız” sözlerine...

Elektronik YDS’de bilgisayarlar dondu

Türkiye’nin her yerinden adayların katılımıyla yüz tanıma sistemiyle katıldığı, İstanbul, Ankara ve...

Ankara’nın ilk çizgi roman festivali başladı

Ankara Comics and Art Festivali, başkentli çizgi roman tutkunlarına kapılarını açtı. 

Kedi Tombi’den sınıf arkadaşlarına veda

İzmir”de öğrencilerin sınıfta baktığı kedi Tombi, okulların tatile girmesinin ardından yurt dışına...

Sonraki haber